Haber Detayı
Ayçiçeği atığıyla gıda devrimi
Bilim insanları, ayçiçek yağı üretiminden geriye kalan atıkları, besin değeri yüksek ve çevre dostu gıda ürününe dönüştürdü. Protein ve antioksidan açısından zengin yeni nesil ekmekler, hem sağlıklı beslenmenin hem de döngüsel ekonominin güçlü bir sembolü olmaya aday.
Başak Nur GÖKÇAMbasaknur.gokcam@dunya.comGıda sistemleri dünyada büyük bir dönüşümün eşiğinde.
Artan nüfus, iklim krizi, tarımsal kaynakların azalması ve gıda israfı, bilim insanlarını yalnızca daha fazla üretmeye değil, daha akıllı üretmeye zorluyor.
Bu dönüşümün en çarpıcı örneklerinden biri, ayçiçek yağı üretiminden sonra geriye kalan ve yıllardır büyük ölçüde atık olarak görülen bir yan ürünün, yüksek besin değerine sahip bir ekmek bileşenine dönüştürülmesiyle ortaya çıktı.Brezilya’da yürütülen araştırmada, buğday ununun bir kısmı kısmen yağsızlaştırılmış ayçiçek çekirdeği unu ile değiştirilerek geliştirilen yeni ekmek formüllerinin; protein, lif ve antioksidan açısından klasik buğday ekmeğine kıyasla çarpıcı biçimde zenginleştiği ortaya kondu.
Ortaya çıkan ürün yalnızca daha besleyici değil, aynı zamanda daha sürdürülebilir.
Araştırmayla ilgili değerlendirmede bulunan araştırmanın başyazarı biyolog Leonardo Mendes de Souza Mesquita, “Ayçiçek çekirdeği ununun yüksek protein ve klorojenik asit içeriğini dikkate alarak bu yan ürünün yeniden kullanımını optimize etmeyi hedefledik.
Bu yalnızca beslenme değil, çevre açısından da önemli bir kazanım” dedi.Atık değil, değer Ayçiçek yağı üretiminden sonra geriye kalan bu un, bugüne kadar düşük ekonomik değere sahip bir yan ürün olarak görülüyordu.
Oysa yapılan analizler, bu maddenin yüzde 40-66 oranında protein, yüksek miktarda diyet lifi, demir, kalsiyum ve güçlü antioksidan bileşikler içerdiğini ortaya koydu.
Bilim insanları, bu unun ekmek üretiminde kullanılmasıyla hem besin değeri yüksek ürünler elde edildiğini hem de endüstriyel atıkların çevresel yükünün azaldığını vurguluyor.
En yüksek ikame oranlarında geliştirilen ekmeklerde protein oranı yüzde 27’ye kadar çıkarken, klasik buğday ekmeğinde bu oran yalnızca yüzde 8 seviyesinde kaldı.
Antioksidan aktivitesi ise referans değerlere kıyasla katlanarak arttı.Bilim, sürdürülebilirlikle buluşuyor Araştırmanın belki de en güçlü yönü, bu yeniliğin döngüsel ekonomi yaklaşımıyla birebir örtüşmesi.
Endüstriyel üretimde ortaya çıkan bir yan ürün, yeniden değer kazanarak gıda sistemine entegre ediliyor. ‘Çıkar–üret–at’ modelinin yerini, ‘üret–dönüştür–yeniden kullan’ anlayışı alıyor.Üstelik ayçiçek yağının mekanik presleme yöntemiyle üretilmesi sayesinde geriye kalan un, kimyasal çözücü kalıntıları içermiyor.
Bu da ürünü hem çevresel hem de gıda güvenliği açısından daha temiz bir bileşen haline getiriyor.
Yüksek oranlarda kullanım ekmekte sertleşme gibi fiziksel değişimlere yol açsa da, doğal sulu özüt teknolojisiyle büyük ölçüde aşılmış durumda.Yeşil ekonominin yapı taşı olabilir Bu çalışma, yalnızca bir ekmek formülü değil; geleceğin gıda sistemine dair güçlü bir vizyon sunuyor.
Atıkların kaynağa, kalıntıların değere, yan ürünlerin stratejik hammaddelere dönüştüğü bir model.
Bugün bir ayçiçek yağı atığı olarak görülen bu un, yarının fonksiyonel gıda bileşeni, sürdürülebilir tarım aracı ve yeşil ekonomi yapı taşı olabilir.
Bu sadece bilimsel bir başarı değil aynı zamanda gıda güvenliği, iklim krizi ve sürdürülebilir kalkınma arasında kurulan yeni bir denge modeli olacak.Sağlık için potansiyel faydası var Araştırmanın çarpıcı sağlık etkileri de bulunuyor.
Buna göre ayçiçek çekirdeği unu, nişasta ve yağ sindiriminde rol oynayan bazı sindirim enzimlerini baskılayarak, kan şekeri kontrolü ve yağ metabolizması açısından potansiyel faydalar sunuyor.
Bu da ürünü yalnızca besleyici değil, fonksiyonel bir gıda haline getiriyor.