Haber Detayı
Çok ‘Özel’ bir vaka
CHP Genel Başkanı'nın seçimlerden sonra ortaya koyduğu olgun tavır herkesi az çok etkilemişti. Hatta, CHP karşıtı muhaliflerden birkaç dostum, CHP'nin oylarının yükselişinde Özgür Özel'in mütevazı ve sakin güç olmaklığının payının altını çizmişti. Ne yalan söyleyeyim, fakir de muhalefetimiz adına...
CHP Genel Başkanı'nın seçimlerden sonra ortaya koyduğu olgun tavır herkesi az çok etkilemişti.
Hatta, CHP karşıtı muhaliflerden birkaç dostum, CHP'nin oylarının yükselişinde Özgür Özel'in mütevazı ve sakin güç olmaklığının payının altını çizmişti.
Ne yalan söyleyeyim, fakir de muhalefetimiz adına 'Ulan acaba?...' yollu umutlanmıştım.
Hepimiz yanılmışız ki ne kadar!
Biz hazretten İsveç tipi sosyal demokrasi, şeffaf yönetim, 'monşer' zarafeti falan beklerken WhatsApp kabadayılığı çıktı.
Demem o ki Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'ın istifası sıradan bir siyasi kopuş değildir.
Bu aynı zamanda...
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in akıllı telefonunun ucunda infilak eden üslup fiyaskosunun somut karşılığıdır. *** Özgür Bey'in sadece üslubu değil, yalan söyleme tekniği de bir acayip.
O kadar ki, Enver Aysever örneğinde olduğu gibi yalan söylediği tüm taraflarca ortaya koyulduğu hâlde ne mahcup oldu ne de yalanından milim geri adım attı.
Olgunluk sandığımız o 'sakin güç' edaları da meğer maskeden ibaretmiş, hem de emoji mesafesinde.
Her fırsatta 'hukuk' diyen, 'kucaklaşma' diyen, 'yeni nesil siyaset' diyen Özgür Özel'imizin içine sanki 'siyasi öküz' kaçmış gibi.
Kendi belediye başkanına ettiği şu laflara bakın: 'Devir dönecek, elime düşeceksin.' 'O gün sana acırsam namerdim.' 'Alçak köpek s... git.' 'Yalaka...
Karaktersiz p...' 'Seni doğuran ana senden utanır...' *** Takdir edersiniz ki burada genel bir siyasi yozlaşma yok, burada çok 'Özel' bir vaka var.
Vefat etmiş bir baba ile yaşlı anneyi siyasi bir kine/hesaplaşmaya meze etmek ne menem bir üsluptur?
Allah aşkınıza söyler misiniz, bir genel başkan, kendi belediye başkanını 'Elime düşeceksin' diye mafyöz bir dille tehdit eder mi?
Kendi partilisini bu dille ezmeye çalışan bir ismin, demokrasiden, hukuktan söz etmesi trajikomik değil mi?
Belli ki bizim 'Özel vakamız' içindeki siyasi öküze 'oha' diyemediği gibi (bu vesileyle Bülent Akyürek'e tekrar sonsuz rahmet dilerim) adeta önüne geçmiş.
Hayır, bu bir 'iletişim kazası' değil, ahlaki bir iflastır.
Bu iflas karşısında sessizliğe bürünen genel merkez, bu üslubun neresine 'değişim' etiketi yapıştıracak merakla bekliyoruz.