Haber Detayı

Türkiye’nin bölgedeki tutumu ABD çıkarlarına aykırı
Gündem aydinlik.com.tr
11/02/2026 00:00 (3 saat önce)

Türkiye’nin bölgedeki tutumu ABD çıkarlarına aykırı

ABD’li Senatör Lindsey Graham, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, ‘İran’da rejimi değiştirmek boş bir hayal.’ açıklamasını alıntıladı ve Türkiye, Katar, Mısır’a seslendi: ‘Mevcut durumu koruma arzunuz, Amerikan ulusal güvenlik çıkarlarıyla bağdaşmıyor.’

Bakan Fidan, önceki akşam CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın sorularını yanıtladı.

Hakan’ın “İran’a yönelik hava saldırısıyla rejimin yıkılması hedefleniyor.

Bu mümkün mü?” sorusunu yanıtlayan Fidan, “İran’da hava saldırısıyla veya başka bir şeyle rejim değişmez.

O, boş bir hayal.” dedi.

İran’ın nükleer kabiliyetiyle ilgili soruya karşılık da, “Atom bombası yok, yapmak istediklerine dair veri de yok.” ifadelerini kullandı.

Fidan, ani bir savaştan uzak olduğumuzu bildirdi. ‘SÖZDE BÖLGESEL MÜTTEFİK’ MESAJI ABD’de küreselcilerin başını çeken Senatör Lindsey Graham, sosyal medya hesabından Bakan Hakan Fidan’ın sözlerini alıntılayarak şu paylaşımı yaptı: “Sözde bölgesel müttefiklerimize: İran halkının tüm direnişine rağmen, Ayetullah ve onun katil rejimini iktidarda bırakmanın iyi bir fikir olduğunu düşünüyorsanız, hayal dünyasında yaşıyorsunuz demektir.

Başkan Trump, ‘Protestolara devam edin, yardım yolda!’ dedi.

O, tarihin doğru tarafında yer alacaktır.

Onun sözünün eri bir adam olduğuna inanıyorum.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, önceki akşam CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın sorularını yanıtladı.

Suriye, Irak ve İran ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Fidan, “İran’da ani bir savaş tehdidi yok.

Müzakerelerle çözülme ihtimali var.” dedi.

Fidan ayrıca bölgede yakın zamanda değişiklik olabileceğini belirterek Mahmur, Sincar ve Kandil’i işaret etti, “Suriye’deki durumdan ders almışlardır umarım.” dedi. ‘ÖNCE NÜKLEER DOSYA SONRA DİĞER BAŞLIKLAR’ ABD ile İran arasındaki müzakereleri değerlendiren Fidan’ın öne çıkan ifadeleri şöyle oldu: “İran meselesi gündemimizi meşgul ediyor, bölgemizin yeni bir savaşı kaldıracak hali yok.

İki gün önce Umman’da İranlılar ile ABD’li yetkililer bir araya geldi.

Neticeye ulaşılması zor bir konu, sevindirici husus ise tarafların müzakere konusunda ortak bir irade koymuş olmaları. “Şu anda en azından ani bir savaş tehdidi yok gibi duruyor.

Bir ihtimal var, kapı aralandı. 30 Ocak’ta İstanbul’da yapılan görüşmelerden sonra her iki tarafta da müzakere kararı alınması ve nükleer dosyadan başlanması önemli bir karardı.

İranlılara dört maddeyi al veya terk et demek çözüm değildir. “Nükleer konu en önemli konu.

İran iki konu konuşmak istiyor.

Biri uranyumun zenginleştirilmesi ile ilgili mevcut uygulamanın keyfiyeti nedir?

Diğeri ise zenginleştirilmiş olan yüzde 60 oranındaki uranyum ne olacak?

İran sadece bunu konuşmak istiyor. “ABD biraz baskı unsuru gösterme konusunda bir metot belirliyor.

Büyük filoların gönderilmesi, stratejik güçlerin kaydırılması ve İran’ın ‘füze adetini çoğalttık’ demesi, her iki taraf için de muhtemel bir saldırının sıkıntılı olacağına dair ipuçlarını veriyor. “Ayrıca İran konuşurken saldırıya uğradı. 12 günlük haziran savaşında bir gece ABD’den telefon aldık, ‘İranlılara söyle bir kaç saat içinde her şey olabilir.’ dediler.

Görüşen ABD idi, vuran İsrail’di.

Felaketi önlemek için elimizden geleni yapıyoruz.

Umman’daki sistemle devam etmek istiyorlar.

Aynı yer, aynı insanlar, aynı usul. “Atom bombası yok, yapmak istediklerine dair veri de yok.

Bomba yapmıyorsunuz ama bomba yapmaya yakın yetenekler geliştiriyorsunuz.

Buradaki sorun uranyum zenginleştirilmesi.” ‘YPG’NİN DÖNÜŞÜM YAŞAMASI GEREKİYOR’ Fidan, Suriye ve Irak hakkında da konuştu. “Suriye’nin birliği, bütünlüğü açısından kan dökülmeden diyalog yoluyla gelişiyor olması önemli.

Büyük ölçüde YPG’nin işgal ettiği topraklardan çekilmesi ve Kürt nüfusun yaşadığı yerde pozisyon alması, bir önceki haritaya göre daha sağlıklı olması gereken bir durum.

Şu anki durum iyi ama daha iyiye gidilebilir. “İki tarafta da güvensizlik var.

YPG’nin de kendi içinde tarihi bir dönüşüm yaşaması gerekiyor.

Ahmet Şara ve arkadaşlarının çizgisi düzgün.

Halka zulmetmediler.

HAŞDİ ŞABİ KARADAN BİZ HAVADAN “Bu işin bir de Irak ayağı var.

Suriye ayağı bittikten sonra Irak ayağı var.

Yakın olmayan bir zamanda da buralarda birtakım değişiklikler olacağını düşünüyorum. “PKK Türkiye’ye karşı kurulmuş bir organizasyon ama Irak’ta geniş toprak parçalarını işgal ediyor.

Sorun benim sorunum olmaktan ziyade senin sorunun olmalı. “Sincar’ın etrafı Haşdi Şabi unsurlarıyla çevrili.

Karadan ilerleyip biz havadan harekât yaptığımız zaman 2-3 günde sonuç alınır.

Ama irade şu anda yok. “Kandil de aynı şey.

Bu üç alanda unsurlar yoğun.

Yakın olmayan bir zamanda birtakım değişiklikler olabileceğini düşünüyorum.” Fidan, Nuri el Maliki’nin yeniden başbakanlığa aday gösterilmesine ilişkin de şunları söyledi: “Resmî politikamız seçimle gelen bir hükûmeti ‘tercih etmeme’ şeklinde olmaz.

Kim gelirse gelsin çalışırız.

Amerika’nın Irak üzerinde yönlendirme ve yaptırım aracı var.” ‘Türkiye’nin nükleeri olmalı mı?’ Fidan, Ahmet Hakan’ın “Türkiye’nin nükleeri olmalı mı?” sorusuna sessiz kaldı.

Hakan’ın akabinde “no comment (yorum yok)” diyebilirsiniz çıkışına da Fidan yanıt vermedi, gülümsedi. ‘Bölge kendi sorununu kendisi çözmeli’ “İran’ın büyük potansiyel sorunları var, varlıkla yokluk meselesi.

Şubat ayının başında bir çok görüşme yaptık.

Katar, Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri çok ilgileniyordu.

Bir de Filistin meselesinde şunu gördük, Türkiye’nin ortaya attığı fikirle, bölgesel sorunları çözmede bölge ülkeleri ile bir araya geldik ve muazzam bir diplomatik mücadele ortaya koyduk.

Aynı türden dayanışmayı İran meselesinde de gösterelim dedik.

Bir platform oluşturalım, fikir birliği yapalım ve taraflara buradan bir ses üretelim istedik.

Bunu ABD’liler de çok sevdi ve Gazze’de bunun verimini gördük dediler.

Bölgesel sahiplenme üretiyorsunuz, bu sizin beraber hareket etme pratiğinizi geliştiriyor.

Bölgede uzun yıllardır olmayan bir durumdu.

Çok iyi bir takım olarak gidiyoruz ama sorunlar büyük.

TEKLİFLER GELİYOR, GELİŞMELER OLACAK “İşbirliği platformlarına ihtiyacımız var.

Bölgenin en büyük ihtiyacı bölge ülkelerinin birbirine güven telkin etmesidir.

Bunun ortadan kalkması gerekiyor.

Cumhurbaşkanımızın bu konudaki perspektifi askeri, siyasi, ekonomik alanda bölgesel dayanışmayı kurumsal hale getirmek.

Bunun tartışmalarının yapılması da önemli.

İleri bir takım teklifler gündeme geliyor, yakın zamanda bölgesel istikrara katkıda olacak gelişmelerin olacağına inanıyorum.” ABD’li Senatör Fidan’a sitem etti Türkiye karşıtı açıklamalarıyla bilinen ABD’li Cumhuriyetçi Senatör Lindsay Graham, X hesabından bir paylaşımda bulundu.

Türkiye’nin, ABD’nin “sözde müttefiki” olduğu imasında bulunan Senatör Graham, “İran halkının tüm direnişine rağmen, Ayetullah ve onun katil rejimini iktidarda bırakmanın iyi bir fikir olduğunu düşünüyorsanız, hayal dünyasında yaşıyorsunuz demektir.” dedi. “Bölgenin, halkını katleden ve dini bir Nazi olan katil Ayetullah’a karşı cesurca ve tutarlı bir şekilde direnme zamanı çoktan geldi.” diyen Graham, Türkiye, Katar ve Mısır gibi ülkelere seslenerek paylaşımını şöyle sürdürdü: “Statükoyu korumak ve İran halkının haklı taleplerini görmezden gelmek istemesi, benim görüşüme göre, Amerikan ulusal güvenlik çıkarlarıyla ve aynı zamanda genel ahlak kurallarıyla bağdaşmamaktadır.

Başkan Trump, ‘Protestolara devam edin, yardım yolda!’ dedi.

O, tarihin doğru tarafında yer alacaktır.

Onun sözünün eri bir adam olduğuna inanıyorum.

İran’a özgürlük.” Talihsiz yorum Dışişleri Bakanı’nın komşu bir ülkenin yönetimine ilişkin “örgüt” yorumunu yapması dikkat çekti.

Fidan, şu ifadeleri kullandı: “Rejim değişikliğinin pratikte olabileceğini düşünmüyorum.

İki tür konuşmalarımız olur.

Biri kayıtlara geçen diğeri ise dostane görüşmelerimiz.

Sorunu İran’ın rejimi olarak tanımlamak doğru olmayabilir.

Sorun rejimin kararları ve uyguladığı politikalar.

İran rejiminden daha merkezi olan rejimler var.

Onlar küresel sıkıntılara yol açmadığı sürece küresel bir şikâyet de olmuyor.

Devrimden beri aynı kadroların olması, ülkeyi bir ulus devlet sistematiğinden ziyade devrimi devam ettiren bir örgüt gibi bakmaları ve yönetmeleri, sistematik bir soruna neden oluyor olabilir.”

İlgili Sitenin Haberleri