Haber Detayı
Bütün duygularla CHP!
Dün uzunca bir aradan sonra CHP grup toplantısını izlemek için Meclis’e gittik.
Dün uzunca bir aradan sonra CHP grup toplantısını izlemek için Meclis’e gittik.
Keçiören olayı doğal olarak Ankara örgütünü ayağa kaldırdı.
Pazar akşamından beri ayrı bir hareketlilik içindeki CHP Ankara İl Örgütü salonun en az iki katı partiliyle gelmişti.
Ayaküstü sohbet ettiğimiz partililerde neredeyse bütün duygular bir aradaydı.
Öfke, heyecan, gerilim, kızgınlık, sitem, dayanışma, umut, can sıkıntısı, şaşkınlık...
PM üyeleri, milletvekilleri ve belediye başkanları da salondaki yerini almıştı.
Özgür Özel salona Mansur Yavaş ’la birlikte geldi, birlikte ayrıldı.
Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar ’la Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner yan yana girenler arasındaydı.
Etimesgut kadın kolları grubu ayrı bir yoğunlukta dikkatimizi çekti.
CHP Çankaya’da ilçe örgütünün yanı sıra semt yapılanmalarıyla da güçlü.
Çiğdem Mahallesi grubu ayaktakilerin ön tarafındaydı.
CHP’nin örgütü harekete geçirme sorunu yok.
Bundan sonrası milletin içinde daha fazla çoğalarak Özgür Özel’in sıklıkla dile getirdiği psikolojik üstünlüğü iktidar yürüyüşüne çevirmek. *** Grup gözlemlerini Ankara’nın puslu havasıyla birleştirirsek...
Dün CHP’ye yönelik üçlü saldırıyı özetlemiştik.
Bu saldırıların “misket bombası” na benzetebileceğimiz etkileri var.
Yani etki alanı geniş.
Her şeyden önce enerjinin büyük bölümünün bu saldırılara ayrılması söz konusu.
Özgür Özel, tutuklu başkanlara sahip çıkmasa, “Bak işte, unuttu gitti” denecek.
Sahip çıkınca “Başka işi yok mu, tek sorun bu mu” korosu harekete geçiyor.
Bunu aşmanın yolu, halen verilmekte olan mücadeleyi ve iktidar hedefini güçlü söylemlerle halkın diline yerleştirmek.
Saldırılara bir başka açıdan bakınca şu ikilem karşımıza çıkıyor: “Partiye yönelik bu olağanüstü hukuksuzluk karşısında birleşmeliyiz” duygusuyla “Bu kaos ortamını sona erdirmenin bir yolu yok mu” arayışı iç içe.
Dün grup toplantısı öncesi konuştuğumuz partililer arasında önseçimi dile getirenler vardı.
Seçimlere doğru bu konunun da partinin iç gündeminde olacağı anlaşılıyor.
İç gündem demişken CHP içinde milattan önceki 38. olağan kurultayın iptali “umudunun” yeniden köpürtüldüğü dikkatimizi çekti. 2025 Mayıs ayından bu yana, “mutlak butlan kararı hazır, önceki yönetim gelecek” söylemi bir gölge gibi duruyor.
Üç kez, “bu sefer kesin” beklentisi oluştu, boşa çıktı.
Şimdi istinaf mahkemesinin kararı yazdığı, açıklamanın eli kulağında olduğu konuşuluyor.
Kişilerden öte değerlendirmemiz şu: 30 Ekim 2024’ten bu yana sistemli biçimde süren yargı uçlu iktidar saldırılarından medet uman bir siyaset anlayışı iktidardan başka kimseye yaramaz.
İlle de bu yöntemi benimseyenlerin de bilgisine sunalım; iktidar, İmamoğlu tutuklandıktan sonra CHP’yi darmadağın edeceğini ummuştu.
Olmayınca pes etmedi, daha ileri gitmeyi seçti.
Kafalarında bugüne kadar yapılanların iki katı var! *** Ankara’ya dönersek...
Önceki akşam Mansur Yavaş Ankara ilçelerinin bütün belediye başkanlarıyla bir araya geldi.
Yavaş, Ankara’nın 25 ilçesinden 16’sının CHP’li başkanları tarafından yönetilmesinde en çok payı olan kişi.
Daha net ifade etmek gerekirse, Ankara ilçelerindeki başarı Yavaş’ın kaptanlığında elde edildi.
Bütün başkanlar Yavaş’la birlikte siyaset yapacaklarını, seçildikleri partiyi terk etmeyeceklerini dile getirmişler.
Ortak nokta şu olmuş: - Keçiören olayını olduğundan fazla büyütüp insicamımızı bozmayalım.
Dayanışmayı sürdürelim.
Yeniden altını çizelim, Keçiören olayında ana hedef Yavaş.