Haber Detayı

İlkesiz siyaset 5
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
11/02/2026 04:00 (2 saat önce)

İlkesiz siyaset 5

Dün sokakta yürürken yanıma CHP’li olduğunu belirten bir kadın geldi.

Dün sokakta yürürken yanıma CHP’li olduğunu belirten bir kadın geldi. “Ne diyorsunuz Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ’ın yaptığına?” diye sordu ama yanıtı beklemeden başladı isyan etmeye... “Halkın oyunu çalmış olmadı mı şimdi!” diyordu.

Haklı olduğunu, bu tür parti değiştirmelerin epeydir sürdüğünü söyleyerek bunun ilkesiz siyasetle ilgili yapısal bir sorun olduğunu anlatmaya çalıştım.

Özlem Çerçioğlu örneğini verdim.

Onun adını duyunca daha da öfkelendi. “Tehdit edilen, geçmişinden korkusu olan iktidara yanaşıyor!” diyerek tepkisini gösterdi.

Yalnızca belediye başkanlarının değil, milletvekillerinin de parti değiştirdiğini söyleyerek TV kameraları önünde Erdoğan ’a yağ çeken milletvekili Hasan Utku Çakır ’ı hatırlattım; belli ki anayasayı TBMM’de değiştirmek isteyen iktidar, transferlerin sayısını artırmak için büyük bir baskı kuracak dedim.

SAĞDAN OY KAPALIM DERKEN SAĞA KAPILANLAR!

En sonunda, çıkar için partisini satanlarda siyasi ahlak sorunu olduğunu ama böyle insanları aday gösteren parti yönetimlerinin de sorumlu olduğunu anlattım.

Bu işine gelmedi, dinlemek istemedi. “Kemal Kılıçdaroğlu hatalıydı; sağcı milletvekillerini listelere o doldurdu” dedi.

Doğru, onu bu yüzden hâlâ eleştiriyoruz ama belediye başkan adayları da Özgür Özel ’in genel başkanlığı sırasında belirlendi.

İkisi de oy toplamak için sağa eğilme stratejisini izledi ve bu politika CHP’ye büyük zarar verdi.

Kılıçdaroğlu, “Türkiye’de artık sağ sol siyaseti yok” diyordu; Özel de partisinin ilkelerini benimsemeyen bir sürü sağcıyı, etnikçiyi başkan adayı yaparak seçimlere girdi. 31 Mart yerel seçimlerinde CHP’nin elde ettiği başarının bu yolla sağlandığını, başka türlü olanaklı olmayacağını söyleyenler çıkabilir.

O zaman soralım: Son dönemde yaşanan utanç verici transferler de bu başarıya dahil mi?

Aradan henüz bir iki yıl geçtikten sonra CHP’den belediye milletvekili ya da belediye başkanı seçilenlerin patır patır dökülmesi, hakaretler savurarak iktidar cephesine geçmesi de başarı mı!

Seçimlerden önce adaylar açıklandığında tepki gösteren, uyaran onca insanı duymazdan gelen, “Başkasına oy verirseniz, oyunuz sonuçta AKP’ye yarar!” diyen parti yöneticileri, yaşanan bunca rezaletten sonra yalnızca transfer olan kişiyi suçlayarak bu sorumluluktan kurtulabilir mi?

Kuşkusuz hayır!

AKP’YE GİDEN OYLAR!

Partilerine kabul ettikleri ilkesiz sağcıyı alkışlarla karşılayanlar, seçtirdikleri fırsatçının bir gün çıkarı için transfer olması karşısında galiz küfürler savurarak kendi hatalarından sıyrılabilir mi?

Lütfü Savaş örneğini vermeden geçemeyeceğim.

İlk olarak AKP’den belediye başkanı seçilen birinin “Atatürk ’ün partisiyiz” dedikleri CHP’de ne işi vardı? 31 Mart seçimlerinden önce ben de bu köşede yazıp uyarmıştım. 12 Ocak 2024’te “Hatay halkının tepkisini açıkça dile getirdiği bir siyasetçiyi inatla aday yaparsanız, hem vatandaşa hakaret etmiş olursunuz hem de kendi ipinizi çekersiniz” demiştim.

CHP yönetimi ise ne uyarılara kulak verdi ne de ortada apaçık duran somut gerçeklere...

Önseçim sözü verdiği halde yapmayan, delegeleri partiyi kendi arpalığı haline getirmek için bir araç olarak gören, geçmişinde görevi kötüye kullandığına dair ciddi iddialar bulunanları aday gösteren, parti tüzüğünde yazan ilkeleri rafa kaldıran, oy alma ümidiyle gericiliğe prim veren, cemaatlerle aday pazarlığına oturan herkes suçludur.

Çıkar için bir o yana bir bu yana zikzaklayan ahlaksızlar kadar, onları partisine buyur edenler de suçludur.

Gerçek şu ki milletvekili seçimlerinde olduğu gibi belediye seçimlerinde de CHP’ye verilen bazı oylar AKP’ye gitmiştir!

İlgili Sitenin Haberleri