Haber Detayı
Haftanın notları: Yapaylaşıyoruz...
Buyurun bakalım! Orası burası siyah çizgiyle kapatılmış bir belge daha çıktı... Gönderici ismi gizlenen bir e-postadan öğreniyoruz ki, Epstein, Bill Gates'e 'Yoksul insanlardan tamamen nasıl kurtuluruz?' diye sormuş... Gönderici şunu da ekliyor: 'Bu konu üzerinde çok düşündüm ve bir cevabım var. Ne...
Buyurun bakalım!
Orası burası siyah çizgiyle kapatılmış bir belge daha çıktı...
Gönderici ismi gizlenen bir e-postadan öğreniyoruz ki, Epstein, Bill Gates'e 'Yoksul insanlardan tamamen nasıl kurtuluruz?' diye sormuş...
Gönderici şunu da ekliyor: 'Bu konu üzerinde çok düşündüm ve bir cevabım var.
Ne zaman görüşebiliriz?' Artık bu olay üzerinde daha kapsamlı düşünme zamanımız gelmedi mi? *** Geçen gün 'Epstein, Gates ve pandemi planı' üzerine iki satır karaladım; tıp doktoru olduğu havası atan bazı X hesapları saldırmaya başladı.
Bir de bu tiplerin Kovid-19 aşısına bağlılıklarına şaşırıyorum; bir tür aşk onlarınki... *** Yeni bir yapay zekâ uygulamasının reklamı sürekli önüme düşmeye başladı... 'Benimle buzdolabındakileri harika bir yemeğe dönüştürebilirsin' diyor. 'Gününü düzene sokabilirsin ve bu konuda sana yardım edebilirim' diyor.
Bu mudur yani!
Yapay zekâ bu mu?
Sersem miyiz? *** Sıkıntılarımızı bile dijital algoritmalar tarif edecekse, ihtiyaçlarımızı gidermeyi biz değil yapay zekâ bilecekse...
Esas 'yapaylaşan' biz olacağız demektir... *** Yapay zekâ üzerine bugünlerde çıkan kitaplar biraz hoppa bir dille kaleme alınıyor ve teknolojinin başlangıç günlerine şöyle bir değinip geçiyor.
Üzerinde durmamız gereken bir 'eksiklik' bu...
Yapay zekâ üzerine ilk çalışmaların Pentagon'un İleri Araştırmalar Ajansı (DARPA) içinde başlatıldığını bilmek gerek... *** 1956 yılındaki 'Dartmouth College Konferansı'nda 'insanın bütün zekâ özelliklerinin taklit edileceği bir makine üretme'ye karar veriliyor.
İlk yapay zekâ çalışmalarının beyni de Marvin Minsky...
Peki bir bilim insanı olarak nasıl biri Minsky?
İnsan bedenini 'kanlı bir pislik' (bloody mess) olarak gören biri... *** Eski notlarımdan biri karşıma çıktı geçen gün... 2007 tarihli... 'En tehlikeli saflık...
Tembelleri barışsever, korkak hainleri sadık yoldaş sanmak!' *** Sevgiden yerli yersiz ne çok söz ediyoruz!
Ama saygı hep konu dışı...
Saygı bir duygu ve kültürel boyutu çok zengin bir davranış tarzı değilmiş de sadece basit bir görgü kuralıymış gibi düşünmeye başladık.
Gençler yük gibi görmeye başladılar hatta...
Oysa insan ilişkilerinde en çok sıkıntısını çektiğimiz şey sevgi sandığımız yakınlıklar değil, saygı...