Haber Detayı

ANALİZ| Türkiye küresel güç yolunda devleşirken CHP kendi içinde eriyor: Ana muhalefetin vizyonsuzluğu ve...
Analiz ahaber.com.tr
14/02/2026 12:45 (2 saat önce)

ANALİZ| Türkiye küresel güç yolunda devleşirken CHP kendi içinde eriyor: Ana muhalefetin vizyonsuzluğu ve...

Türkiye savunma sanayiinden diplomasiye, enerjiden bölgesel liderliğe kadar pek çok alanda küresel ölçekte etkinliğini artırırken, ana muhalefet partisi CHP ise iç çekişmeler ve tartışmalarla gündemde. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’nin “gündem belirleyen ülke” konumuna yükseldiğini vurgularken, CHP’de ise kurultay tartışmaları, liderlik polemikleri ve karşılıklı açıklamalar dikkat çekiyor. Siyasi kulislerde, Türkiye’nin yükseliş sürecinde ana muhalefetin nasıl bir vizyon ortaya koyacağı sorusu tartışılmaya devam ediyor.

Dünya siyasetinde kartlar yeniden karılırken, Türkiye savunma sanayiinden diplomasiye, enerjiden bölgesel liderliğe kadar her alanda dev adımlar atıyor.

Haritaların ve ittifakların yeniden şekillendiği bu kritik eşikte Türkiye 'oyun kurucu' bir aktör olarak tarihe geçerken, ülkenin bu kutlu yürüyüşüne ayak uydurması beklenen ana muhalefet partisi CHP ise vizyon üretmek yerine koltuk kavgaları, kaset kumpasları, yolsuzluk iddiaları ve küfür skandallarıyla çalkalanıyor.

ANALİZ| TÜRKİYE YÜKSELİŞTE MUHALEFET KRİZDE!

Masada ve sahada varlık gösteremeyen, sadece krizlerle beslenen CHP'nin neden bir iktidar alternatifi olamadığı sorusu, partinin her geçen gün küçülen yapısıyla birlikte kamuoyunda daha yüksek sesle tartışılıyor.

ULUSLARARASI SİYASETTE TÜRKİYE RÜZGARI Dünya yeniden kurulurken Türkiye, artık figüran değil kurucu bir aktör olarak Kafkasya'dan Afrika'ya, Orta Doğu'dan Akdeniz'e kadar her noktada gücünü hissettiriyor.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 'Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda çok açık söylüyorum bir Türkiye rüzgarı esiyor.

Türkiye, gündemi belirlenen ülke değil gündem belirleyen bir ülke olarak adından daha fazla söz ettiriyor' ifadelerini kullanarak Türkiye'nin küresel ölçekte geldiği noktayı özetledi.

Ancak Türkiye sahada ve masada böylesine kararlı bir duruş sergilerken, ana muhalefet cephesinde tam tersi bir manzara hakimiyetini koruyor.

OPERASYONLARIN ODAĞINDAKİ PARTİ: CHP'DE KİMLİK KAYBI CHP'deki mevcut kırılmanın kökleri 2010 yılında Deniz Baykal'a kurulan kaset kumpasına kadar uzanıyor.

O dönem yapılan operasyonla partinin hafızası tasfiye edilirken, devlet refleksi olan kadrolar dışlanarak parti operasyonlara açık hale getirildi.

Deniz Baykal, o dönem yaşadıklarını 'Bu bir komplodur' sözleriyle tanımlarken, koltuğu devralan Kemal Kılıçdaroğlu ise 'CHP Genel Başkanlığına aday olacağımı kamuoyuna duyurmayı önemli bir görev sayıyorum' diyerek partideki yeni dönemin kapılarını açmıştı.

Ancak bu değişim sadece bir lider değişikliği değil, CHP'nin kimliğinin de kökten dönüştürülmesi anlamına geliyordu.

BİTMEYEN KURULTAY SAVAŞLARI VE KÜFÜR SKANDALLARI Bugün gelinen noktada CHP; parti içi güç savaşları, liderlik kavgaları ve taciz skandallarıyla anılan bir yapı haline dönüştü.

Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, partinin geldiği durumu 'CHP rüşvetlerle, yolsuzluklarla ve rüşvet çarkının müteahhitleriyle anılamaz.

Derhal arınmalı ve yoluna devam etmelidir' sözleriyle eleştirirken; mevcut Genel Başkan Özgür Özel, 'CHP arınacaksa bizi eskiye döndürmek isteyenlerden arınacak' diyerek selefine sert bir karşılık verdi.

Parti içindeki kaos sadece siyasi tartışmalarla da sınırlı kalmadı.

Belediye başkanı Mesut Özarslan'ın, Özgür Özel'e yönelik 'Benim hacı anama kötü kadın ve benim hacı babama yokmuş gibi muamele yapan o lafının hesabını soracağım sana.

Sen koskoca bir partinin genel başkanısın, yakışıyor mu?' sözleri siyasetin seviyesini gözler önüne serdi.

Bu hakaret iddialarına sahip çıkan Ali Mahir Başarır ise 'İçinden geleni söylemiş, milletin hislerine tercüman olmuş, iyi yapmış' ifadelerini kullandı.

DIŞARIDA ŞİKAYET DİPLOMASİSİ Ana muhalefetin en büyük zafiyetlerinden biri de milli konularda sergileyemediği duruş oldu.

Türkiye'nin stratejik adımlarına destek vermek yerine yabancı odaklara şikayet yolunu seçen CHP yönetimi, Başkan Erdoğan'ın da sert tepkisini çekti.

Erdoğan, 'CHP Genel Başkanı, verdiği sözlerin hilafına yurt dışında Türkiye partisi olma erdemini ne yazık ki gösteremiyor.

Gidiyor, utanmadan Türkiye'yi yabancılara şikayet ediyor.

Sosyalist Enternasyonal'deki yoldaşlarından 5 dakikalık bir randevu koparabilmek için adeta yalvarıyor, eziliyor ve onurunu ayaklar altına alıyor' sözleriyle muhalefetin vizyon kısıtlılığına dikkat çekti.

TÜRKİYE YÜKSELİRKEN CHP NEDEN KÜÇÜLÜYOR?

Siyaset bir sorumluluk işi olmasına rağmen CHP, kendi iç krizlerine hapsolmuş durumda.

Güçlü bir devletin güçlü bir siyasi rekabetle yükseleceği gerçeğine karşın, ana muhalefetin bu rekabetin fersah fersah uzağında kalması zihinlerde tek bir soru bırakıyor: Türkiye yükselirken CHP neden küçülüyor?

Başkan Erdoğan'ın 'Zaman değişiyor, dünya değişiyor, genel başkanlar değişiyor ama CHP'de gelen gideni aratır gerçeği asla ve asla değişmiyor.

Açıkçası biz CHP'nin başındaki zattan bir siyaset ortaya koymasını, proje üretmesini beklemiyoruz' sözleri, ana muhalefetin içinde bulunduğu acziyeti ve vizyonsuzluğu bir kez daha tescilledi.

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

İlgili Sitenin Haberleri