Haber Detayı

Telefonunuz sizi dinliyor mu? Önce “hayır”, ama aslında koca bir “evet”
Chip galeri chip.com.tr
14/02/2026 14:15 (2 saat önce)

Telefonunuz sizi dinliyor mu? Önce “hayır”, ama aslında koca bir “evet”

Arkadaşınızla konuştuğunuz konunun anında reklam olarak önünüze düşmesi tesadüf değil, "bağlantı tabanlı hedefleme"nin bir sonucu. Google ve Meta gibi devlerin, sadece sizin değil çevrenizdeki insanların hareketlerini bile profilinize nasıl dahil ettiğine göz atıyoruz…

Bir arkadaşınızla sadece laf arasında yeni bir kahve makinesi almayı düşündüğünüzü konuştunuz.

Telefonunuza dokunmadınız, bir arama yapmadınız.

Ancak yarım saat sonra sosyal medya akışınızda en popüler kahve makinelerinin reklamları yan yana dizilmeye başladı.

O an hepimizin aklına gelen soru şu olacaktır: "Cebimdeki cihaz beni gizlice dinliyor mu?" Bu durum artık basit bir tesadüfün ötesine geçerek dijital dünyadaki varlığımızın nasıl bir meta haline geldiğini kanıtlıyor.

Aslında olay sadece mikrofonun açık olması ya da olmaması değil, zihnimizin haritasını çıkaran sinsi bir veri ağı.Birçoğumuzun bilmediği çarpıcı gerçek şu: Teknoloji devleri sadece sizin ne yaptığınızla değil, çevrenizdeki insanların hareketleriyle de sizin profilinizi besliyor. "Bağlantı tabanlı hedefleme" denilen bu yöntemle, aynı Wi-Fi ağını paylaştığınız birinin yaptığı arama ya da o an yan yana olduğunuz bir arkadaşınızın tıkladığı bir link, saniyeler içinde sizin ekranınızda reklama dönüşebiliyor.

Algoritma, "Bu iki kişi şu an yan yana, o halde ilgi alanları da benzer olabilir" diyerek size o ürünü sunuyor.

Bu durum kullanıcıda cihazın kendisini dinlediği illüzyonunu yaratsa da, aslında çok daha kapsamlı bir profil eşleştirmesiyle karşı karşıyayız.Bu takip sisteminin ulaştığı boyutlar artık hukuki sınırları da zorluyor.

Özellikle Google’ın, kullandığımız tarayıcıdan izlediğimiz videoya, hatta hazırladığımız dosyalara kadar her şeyi kaydederek devasa bir dijital ayak izi oluşturduğu iddiaları oldukça ciddi.

Bu durum o kadar büyük bir tekel yarattı ki, ABD Adalet Bakanlığı Google’ın reklam teknolojileri üzerindeki bu hakimiyetine karşı tarihi bir dava süreci başlattı.

Biz farkında olmasak da, ücretsiz olarak kullandığımız her servis aslında kişisel verilerimizle ödediğimiz birer abonelik sistemine dönüşmüş durumda.En büyük açık ise masum görünen uygulamalarda saklı.

Basit bir hesap makinesinin ya da bir el feneri uygulamasının mikrofonunuza veya rehberinize erişmek istemesi, aslında buz dağının görünen kısmı.

Eğer bir uygulama, temel işleviyle hiçbir alakası olmayan izinler için ısrar ediyorsa, arka planda bu verileri üçüncü taraf reklam ajanslarına pazarlıyor demektir.

Bu tarz kontrolsüz yetki paylaşımları, siber dünyada mahremiyetin nasıl bir ticaret malzemesi haline geldiğini ve neden sürekli izlendiğimizi hissettiğimizi en net şekilde açıklıyor.Aslında bu sorunun cevabı hem "hayır" hem de çok daha ürkütücü bir "evet".

Teknik olarak aradığınız cevap "hayır." Google, Meta (Facebook/Instagram) ve Amazon gibi şirketler, mikrofonu sürekli açık tutarak ortamdaki her kelimeyi kaydetmediklerini savunuyor.

Bunun temel teknik sebebi, milyarlarca insanın sesini 7/24 kaydedip, metne döküp, sunuculara yüklemenin devasa bir işlemci gücü ve internet trafiği gerektirmesi.

Yani telefonunuzun pili ve veri paketi bu boyutta bir "casusluğu" zaten hemen ele verirdi.

Stratejik olarak bakıldığında ise, cevap "evet" oluyor.

Şirketlerin bizi gerçek anlamda dinlemesine zaten ihtiyaçları yok.

Çünkü ellerindeki verilerle bizi bizden daha iyi tanıyorlar.

İlgili Sitenin Haberleri