Haber Detayı
Bilirkişi görevden alındı: Daha önce birlikte çalışmışlar
Kahramanmaraş'ta 6 Şubat depremlerinde 112 kişinin hayatını kaybettiği Arıkan Sitesi'nin ikinci bilirkişi raporunu hazırlayan heyette yer alan Sabriye Merve Dede'nin, sanık mimar Hacı Mehmet Güner ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü'nde görev yaparken birlikte çalıştığı ortaya çıktı.
6 Şubat depremlerinde Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesi Hayrullah Mahallesi'ndeki Arıkan Sitesi'nin A ve B bloklarının yıkılması nedeniyle 112 kişi yaşamını yitirdi, 5 kişi yaralandı.Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, önce müteahhit, statik proje müellifi ve fenni mesul, daha sonrasında belediye görevlilerinin aralarında bulunduğu 19 sanık hakkında, "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açtı, dosyalar birleştirildi.Soruşturma aşamasında, Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden alınan bilirkişi raporunda, kaba inşaat sırasında görev yapanların "asli kusurlu", belediye görevlilerinin ise "tali kusurlu" olduğu belirtildi.Kahramanmaraş 4.
Ağır Ceza Mahkemesi'nde 6 Şubat 2025 tarihinde görülen üçüncü duruşmada, dosyanın kül halinde, mahkemece re'sen seçilecek bilirkişi heyetine tevdiine karar verildi. 4 Kasım'da yapılan beşinci duruşmaya, rapor yetişmedi.BİLİRKİŞİ RAPORU 9 AY SONRA GELDİMimar Refik Fatih Turgut, Şehir Plancısı Ali Fatih Uysal, Jeoloji ve Geoteknik Y.
Mühendisi Sabriye Merve Dede, Yüksek İnşaat Mühendisi Süleyman Doğan ve Yüksek İnşaat Mühendisi Furkan Şahin'in hazırladığı bilirkişi raporu, 9 ay sonra 12 Kasım'da dava dosyasına eklendi.Bilirkişi raporunda, Afet ve Acil Durum Müdürlüğü'nün (AFAD) 2020'de yayımladığı Kahramanmaraş İl Afet Risk Azaltma Planı'nda binanın bulunduğu bölgenin açıkça riskli olarak belirtilmesine rağmen, AFAD ile kamu kurum ve kuruluşlarının il müdürlükleri ve yerel yönetimlerin yöneticilerinin, görev ve sorumlulukları kapsamında ayrı ayrı "sorumlu" oldukları vurgulandı.Raporun devamında, sanık Mimar Hacı Mehmet Güner'in de aralarında yer aldığı tüm sanıkların ise illiyet bağının koptuğu tespiti yer aldı.Mahkeme ara karar alarak 3 Aralık'ta dosyanın aynı heyete gönderilerek yeni rapor hazırlanmasını talep etti.Müşteki avukatı, 9 Aralık tarihinde, bilirkişi raporunda görev alan Sabriye Merve Dede'nin sanık Hacı Mehmet Güner'in Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul İl Müdürü olarak görevindeyken birlikte çalıştığını belirterek, dosyaya sunduğu dilekçede şunları ifade etti:"Bilirkişi Sabriye Merve Dede re'sen dosyadan çekilmesi gerekirken rapor tanzim edilmiştir.
Düzenlenen raporda, bilirkişi Sabriye Merve Dede'nin tarafsızlığı hususunda tarafımızca derin bir endişe hissedilmiştir.Bilirkişi heyetine yeni bir Jeoloji ve Geoteknik Y.
Mühendisi alınarak, hali hazırda geciken yargılamayı hızlandırmak adına duruşma günü beklenmeksizin yeniden rapor aldırılmasını talep ederiz."'DOSYADAN ÇEKİLSİN'Mahkeme, bilirkişi Sabriye Merve Dede'nin sanık Hacı Mehmet Güner ile daha önce birlikte çalıştığını tespit etti.
Bu durumun bilirkişinin tarafsızlığını şüpheye düşürebileceği belirtilerek Dede'nin dosyadan çekilmesine ve yerine heyetin oluşumu için başka bir bilirkişi görevlendirilmesine karar verildi.4 GÜNDE EK RAPORDede, 17 Aralık'ta görevlendirildiği dosyadan azlini talep etti.
Mahkeme, 23 Aralık tarihinde Dede'nin yerine Jeoloji Mühendisi Halil İbrahim Kırmızı'yı atadı.
Kırmızı'nın heyette göreve başlamasından 4 gün sonra ek bilirkişi raporu dosyaya sunuldu.'SOMUT VE DENETLENEBİLİR BİR VERİ SETİ MEVCUT DEĞİL'"İlliyet bağının kurulmasına elverişli, somut ve denetlenebilir bir veri seti mevcut değil"5 kişilik bilirkişi heyeti, daha önce hazırlanan "Kök Bilirkişi Raporu" sonuçlarının geçerliliğini koruduğunu belirtti.Heyetin ek raporunda, dava dosyasında yeni bir teknik veri veya belgenin bulunmadığı, dava dosyasındaki sanıklar yönünden dava konusu yapının yıkımı ile teknik ve imar mevzuatı bağlamında illiyet bağının kurulmasına elverişli, somut ve denetlenebilir bir veri setinin mevcut olmadığı belirtildi.Nihai kararın ise mahkemeye ait olduğu vurgulandı.'ALDIĞIM NEFES KABURGAMA SIĞMIYOR'Arıkan Sitesi'nde iki evladını ve ablasını kaybeden Arzu Yurdal Atılgan, Pazarcık'ta yapılan 6 Şubat anmasında şunları söylemişti:"O gün bugündür aldığım nefes kaburgama sığmıyor.
Her gece, çocuklarımın üzerini örtmek için uyandığım saatlerde kalbim kaburgama sığmıyor hâlâ.
Bizim acımızı dindirecek tek şey, adaletin yerini bulmasıdır.
Eğer adalet sağlanırsa, arkadaşımızın da dediği gibi zincirimiz kırılacak, yasımızla özgür kalacağız.Yas tutmaya çalışacağız.
Çünkü biz hâlâ yasımızı tutamıyoruz.
Çünkü yas tutmaya vakit bulamıyoruz.
Hepimiz aynı acının etrafında kenetlendik.
Aynı denizin farklı derinliklerinde üç yıldır çırpınıyoruz.
Mahkeme kapılarında, kabristanlarda… Ama artık kabristanlara gittiğimizde evlatlarımıza 'adalet yerini buldu' demek istiyoruz.Bunun için de her mahkemede hepinizi yanımızda görmek istiyoruz.
Biz 6 Şubat'ı unutmayalım ki takvim yapraklarında başka bir tarihe başka bir acıyı da sığdırmayalım. 17 Ağustos'ta ders alınsaydı, bugün 6 Şubat'ı yaşamayacaktık.
Dilerim adalet yerini bulur.
Hepimizin başı sağ olsun."