Haber Detayı
Yapay zekâ görsellerini kimler daha kolay fark ediyor? Bilim insanları açıkladı
Yeni araştırma, yapay zekâ görsellerini ayırt etme becerisinin teknoloji bilgisiyle değil, doğuştan gelen nesne tanıma yeteneğiyle ilişkili olduğunu ortaya koydu.
Yapay zekâ ile oluşturulan görüntüler her geçen gün gerçeğe daha çok benzer hale geliyor.
Bu durum, sahte görselleri ayırt etmeyi giderek zorlaştırsa da yeni bir araştırma, bu becerinin teknoloji bilgisiyle değil, insanların doğuştan sahip olduğu belirli bir görsel yetenekle ilişkili olduğunu ortaya koydu.Araştırmaya göre yapay zekâ tarafından üretilen yüzleri tespit edebilmek, teknik bilgi ya da genel zekâdan çok “nesne tanıma” olarak adlandırılan bir algısal yeteneğe bağlı.Teknoloji bilgisi değil, nesne tanıma becerisi belirleyiciAraştırmacılar, insanların görsel olarak birbirine çok benzeyen nesneleri ayırt edebilme kapasitesini ölçen bir test geliştirdi.
Sonuçlar, yapay zekâ üretimi yüzleri tespit etmede en güçlü belirleyicinin bu beceri olduğunu gösterdi.Bu yetenek, radyologların X-ray görüntülerinde tümörleri ayırt etmesi veya kuş gözlemcilerinin benzer türleri tanıyabilmesi gibi alanlarda da önemli rol oynuyor.
Yani mesele teknolojiye hakim olmak değil, görsel ayrıntıları doğal olarak daha iyi fark edebilmek.Araştırma ayrıca yüksek nesne tanıma becerisine sahip kişilerin, yapay zekâ üretimi görsellerdeki ince yapay izleri daha kolay yakaladığını ortaya koydu.Yapay zekâ yüzlerini ayırt etmek için özel test geliştirildiBilim insanları bu beceriyi ölçmek için “AI Face Test” adlı yeni bir değerlendirme aracı oluşturdu.
Bu test, bireylerin gerçek insan yüzleri ile yapay olarak üretilmiş yüzleri ayırt etme performanslarını karşılaştırmayı amaçlıyor.Test sonuçları dikkat çekici bir tablo ortaya koydu:Genel zekâ seviyesi başarıyı anlamlı biçimde artırmıyor.Yapay zekâ konusunda teknik eğitim alan kişiler belirgin avantaj sağlamıyor.Özel yüz tanıma becerileri bile tek başına yeterli olmuyor.Buna karşılık güçlü nesne tanıma becerisine sahip kişiler, test tekrarlandığında da aynı başarıyı sürdürüyor.
Bu da söz konusu yeteneğin öğrenilmiş değil, kalıcı bir algısal özellik olduğunu gösteriyor.Aynı görsel beceri farklı uzmanlık alanlarında da öne çıkıyorBu görsel ayırt etme kapasitesinin yalnızca yapay zekâ görsellerini fark etmekle sınırlı olmadığı biliniyor.
Önceki çalışmalar, aynı yeteneğin şu alanlarda da başarıyla ilişkili olduğunu gösteriyor:Göğüs röntgenlerinde küçük akciğer nodüllerini tespit etmekKan hücreleri arasında kanserli olanları ayırt etmekMüzik notasyonlarını tanımakRetina görüntülerinden biyolojik özellikleri değerlendirmekBu bulgular, söz konusu becerinin teknolojiye özgü değil, geniş kapsamlı bir görsel algı yeteneği olduğunu ortaya koyuyor.Dijital dezenformasyona karşı doğal bir “algısal savunma”Araştırmacılar, bazı insanların görsel olarak daha dirençli olmasının toplumsal açıdan önemli sonuçları olabileceğini belirtiyor.
Yüksek nesne tanıma becerisine sahip bireyler, dijital ortamda yayılan sahte görsellere karşı daha az savunmasız olabilir.Bu durum, görsel dezenformasyonla mücadelede bireysel farklılıkların anlaşılmasının önemli olabileceğini gösteriyor.Yapay zekâ görselleri gerçekten ayırt edilemez mi?Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de yaygın bir algıya karşı çıkması.
Yapay zekâ görsellerinin tamamen ayırt edilemez olduğu yönündeki görüşün gerçeği tam yansıtmadığı belirtiliyor.İnsanlar arasında geniş bir beceri dağılımı bulunuyor:Bazı kişiler sahte görselleri ayırt etmekte zorlanıyor.Bazıları ortalama düzeyde başarı gösteriyor.Bazıları ise oldukça yüksek doğruluk oranına ulaşabiliyor.Yani herkes aynı derecede savunmasız değil.Yapay zekâ görsellerini fark etmek öğrenilebilir mi?Araştırmaya göre insanlar belirli ipuçlarını öğrenebilir.
Örneğin:Tutarsız gölgelerAnatomik hatalarGörsel detaylarda garipliklerAncak en yüksek başarıyı sağlayan faktörün eğitim değil, doğuştan gelen görsel ayırt etme kapasitesi olduğu görülüyor.Araştırmanın kaynağıÇalışma, ABD’deki Vanderbilt University araştırmacıları tarafından yürütüldü ve yapay zekâ çağında insan algısının nasıl çalıştığına dair yeni ipuçları sundu.