Haber Detayı

Uzmanlar anlattı: Bakırda en avantajlı yatırım yöntemi hangisi?
Emtia cnbce.com
17/02/2026 15:56 (3 saat önce)

Uzmanlar anlattı: Bakırda en avantajlı yatırım yöntemi hangisi?

Altın ve gümüşte alıcılı seyir korunurken, sanayi metalleri giderek daha fazla ön plana çıkıyor. Özellikle bakır yatırımcıların radarına girmeye başladı. Peki bakıra yatırım nasıl yapılır, riskler neler?

Bakır, küresel ölçekte enerji dönüşümü ve elektrikleşme sürecinin en kritik ham maddelerinden biri olarak öne çıkarken, yatırımcıların da radarına girmeye başladı.

Elektrikli araçlardan güneş panellerine, altyapı yatırımlarından elektronik devrelere kadar geniş bir kullanım alanına sahip olan metal, hem sanayi talebi hem de küresel belirsizliklerin etkisiyle fiyat hareketleri açısından dikkat çekiyor.Peki bireysel yatırımcı bakıra nasıl yatırım yapabilir; hangi araçlar öne çıkıyor ve riskler neler?

Anadolu Yatırım Genel Müdürü Dr.

Nuri Sevgen, FONTURKEY Kurucusu Onur Duygu ve İnfo Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Vahap Taştan cnbce.com’a anlattı.Bakıra yatırım nasıl yapılır?Nuri Sevgen, bakıra yatırım yapmak isteyen yatırımcılar için Türkiye'de doğrudan bakıra dayalı bir fon bulunmadığını, içerisinde bakır olan fonların olduğunu söyledi.

Direkt bakıra yatırım yapmak isteyen yatırımcılar için birkaç yöntem olduğuna işaret eden Sevgen, bakırın Forex piyasalarında emtia kontratları üzerinden alınıp satılabildiğini belirtti.

Bu işlemlerde kaldıraç kullanıldığını hatırlatan Sevgen, Türkiye’de Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) düzenlemeleri kapsamında kaldıraç oranının 1’e 10 ile sınırlandırıldığını söyledi.

Bu çerçevede yatırımcının sahip olduğu teminatın üzerinde işlem yapabildiğini aktaran Sevgen, “Örneğin 100 lirası olan bir yatırımcı, 10 kat kaldıraç kullanarak bakırda 1.000 liralık pozisyon açabiliyor.

Forex piyasalarında açılan bakır pozisyonlarının taşınması halinde swap faizi uygulanır" dedi.

Bakır yatırımı için bir diğer yöntemin yurt dışı piyasalarda işlem gören bakır temalı ETF’ler olduğunu ifade eden Sevgen, bu ürünlerin bakır fiyatına ya da bakıra dayalı kontratlara göre hareket edebildiğini söyledi.

Bu ETF’lerde gecelik faiz uygulaması bulunmadığını belirten Sevgen, yatırımcıların bu ürünleri hisse senedi alır gibi alıp elde tutabildiğini kaydetti.

Bakır yatırımı için bir diğer seçeneğin, portföyünde bakır üreticisi şirketlerin yer aldığı ETF’ler olduğunu belirten Sevgen, bu tür fonların yatırımcıya farklı şirketler üzerinden yatırım imkânı sunduğunu dile getirdi.

Sevgen ayrıca bakırın da altın ve gümüş gibi fiziksel olarak alınabileceğini ancak bireysel yatırımcı için çok karlı olmayacağını belirtti.“Bakır yükseliş trendine girdi”Bakır fiyatlarına ilişkin beklentilerini de paylaşan Sevgen, bakır fiyatlarının diğer değerli metallerde olduğu gibi yukarı yönlü bir hareket içerisinde bulunduğunu söyledi.

Bunlardan ilkinin Amerikan dolarına yönelik güvensizlik olduğunu ifade etti.

Uluslararası para sisteminde yaşanan belirsizliklerin dolar üzerinde baskı oluşturduğunu dile getiren Sevgen, bunun emtia fiyatlarını desteklediğini kaydetti.

Yükselişin ikinci ve daha belirleyici nedeninin ise arz tarafındaki gelişmeler olduğunu vurgulayan Sevgen, önümüzdeki yıllarda sanayide kullanım artışı nedeniyle bakırda arz sıkıntısı yaşanabileceği beklentisinin fiyatlamalara yansıdığını söyledi.

Bakırın özellikle elektrikli araçlar, güneş panelleri ve elektronik devrelerde yoğun şekilde kullanıldığını belirten Sevgen, bu alanlardaki üretim artışının bakıra olan talebi yükselteceğini ifade etti.

Mevcut durumda arzın talebi karşıladığını dile getiren Sevgen, küresel ekonomik koşulların da fiyatlamalar üzerinde etkili olacağını söyledi.

Özellikle Çin ekonomisinde üretime ilişkin bir sorun ortaya çıkması ya da küresel ekonomilerde daralma yaşanması halinde bakır fiyatlarının seyrinin farklılaşabileceğini kaydetti.

Sevgen, bakırdaki yükselişin altın ve gümüşte olduğu gibi kısa sürede sert hareketler şeklinde gerçekleşmeyebileceğini, daha uzun vadeye yayılan bir süreç izleyebileceğini belirtti.“Uzun vadeli portföylerde yer almalı”Bakırın yanı sıra platin, paladyum ve gümüş gibi metallerin de portföylerde değerlendirilebileceğini ifade eden Sevgen, doların değer kaybı, ABD ekonomisindeki belirsizlikler ve küresel para sistemine yönelik güvensizliğin bu tür değerli ve sanayi metallerini uzun vadede destekleyebileceğini söyledi.

Bu metallerin kısa vadeli al-sat aracı olarak görülmemesi gerektiğini belirten Sevgen, “Uzun vadeli olmak kaydıyla bakır, platin ve paladyum gibi metaller portföylerde yer almalı” dedi.“Bakırda en pratik yol dolaylı yatırım”Piyasa uzmanı Onur Duygu, bakıra yatırım yapmak isteyen bireysel yatırımcılar için en pratik yolun doğrudan fiziki bakır almak olmadığını söyledi.

Altın ve gümüşün aksine bakırın fiziki olarak alınmasının bireysel yatırımcı açısından zor ve maliyetli olduğunu belirten Duygu, depolama ve taşıma imkânlarının sınırlı olduğunu, ayrıca standartlaşmış bir fiziki yatırım piyasasının bulunmadığını ifade etti.

Bu nedenle yatırımcıların genellikle bakır madenciliği şirketlerine, bakır temalı ETF’lere ya da emtia sepeti fonlarına yöneldiğini kaydeden Duygu, dolaylı yatırım araçlarının daha erişilebilir olduğunu dile getirdi.

Portföyünde anlamlı düzeyde bakır maruziyeti bulunan bazı fonlara da değinen Duygu, örnek olarak şu fonları sıraladı:• İş Portföy Emtia Yabancı BYF Fon Sepeti Fonu (TGE) — yaklaşık %15,6• Azimut Portföy Emtia Fon Sepeti Fonu (GBZ) — yaklaşık %14,5• Trive Portföy Emtia Serbest Fon (KIF) — yaklaşık %12,6• Fiba Portföy Model Emtia Fon Sepeti Serbest Fon (MDF) — yaklaşık %9,1• Yapı Kredi Portföy Emtia Fon Sepeti Fonu (YGM) — yaklaşık %8,6“Portföylerde bakıra yer verilebilir”Kısa vadede bakır fiyatlarının oynaklık gösterebildiğini belirten Duygu, haber akışının fiyatlamalar üzerinde etkili olabildiğini söyledi.

Uzun vadede ise enerji dönüşümü, elektrikleşme ve altyapı yatırımlarının bakır talebini desteklediğini ifade etti.

Profesyonel portföylerde bakırın tek başına yüksek ağırlıkla taşınmadığını belirten Duygu, örnek verilen fonlarda dahi bakır oranlarının genellikle yüzde 5–15 bandında olduğunu kaydetti.

Bu nedenle bakırın portföyün tamamını belirleyen bir varlık değil, tematik bir unsur olarak değerlendirildiğini sözlerine ekledi.“Bakırda fiziki yatırım pratik değil”İnfo Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Vahap Taştan, bakıra yatırım yapmak isteyen yatırımcıların fiziki alım yerine finansal piyasaları tercih etmelerinin daha makul olduğunu söyledi.

Emtia yatırımının geleneksel yolunun fiziki alım olduğunu hatırlatan Taştan, bakırın da altın ve gümüş gibi fiziki olarak satın alınabileceğini ve saklanabileceğini belirtti.

Ancak bakırın hacim olarak büyük bir metal olduğuna dikkat çeken Taştan, aynı ağırlıktaki bir altına kıyasla 5–6 kat daha fazla yer kapladığını ifade etti.

Bu nedenle saklama ve koruma maliyetleri nedeniyle fiziki yatırımın pratik olmadığını dile getiren Taştan, yatırımcılara bakırı finansal piyasalarda değerlendirmelerini tavsiye ettiklerini kaydetti.Bakıra yatırım yapmanın üç yolu varTaştan, bakıra yatırım için Forex piyasalarında işlem gören vadeli kontratların tercih edilebileceğini belirterek, yatırımcıların kaldıraç oranını düşürerek örneğin 1:1 seviyesinde işlem yapabileceğini söyledi.

Bu şekilde yatırımcının elindeki sermaye kadar bakır pozisyonu alabileceğini ifade eden Taştan, İnfo Yatırım olarak swapsız bakır yatırım imkânı sunduklarını ve kontrat vadesi el verdiği sürece günlük taşıma maliyeti oluşmadığını dile getirdi.

Bakır yatırımında ikinci seçeneğin fonlar ve ETF’ler olduğunu belirten Taştan, emtia ETF’lerine yönelik ilginin arttığını söyledi.

Yurt dışı piyasalarda işlem gören bakır ETF’lerine yatırım yapılabildiğini ifade eden Taştan, bu ürünlerin alım-satım yoluyla portföylerde değerlendirilebileceğini kaydetti.

Üçüncü alternatifin ise bakır madenciliği yapan şirketlerin hisseleri olduğunu belirten Taştan, yatırımcıların fiziki bakır sahibi olmasalar da bakır çıkaran şirketlere ortak olarak dolaylı biçimde bakır yatırımına katılabileceklerini söyledi.

Hem yurt içinde hem de yurt dışında bakır madenciliği şirketlerine yatırım imkânı bulunduğunu dile getirdi.“Uzun vadeli trendler daha belirleyici”Bakır yatırımında kısa vadeli dalgalanmaların fırsat sunabileceğini belirten Taştan, uzun vadeli trendlerin daha belirleyici olduğunu düşündüklerini söyledi.

Bu yaklaşımın temel nedeninin yalnızca yatırımcıların değil, ülkelerin de stratejik olarak bu alana yönelmesi olduğunu ifade etti.

Önümüzdeki dönemde teknolojinin farklı bir evreye taşınacağını belirten Taştan, bu dönüşüm için gerekli kritik ham maddelere olan talebin artacağını ve devletlerin de bu alanda taleplerini yukarı çekeceğini kaydetti.

İlgili Sitenin Haberleri