Haber Detayı

CKD’den MEB’in Ramazan etkinliklerine tepki: ‘Okullara dayatılan uygulamalar ayrıştırıcı'
Gündem aydinlik.com.tr
18/02/2026 16:14 (2 saat önce)

CKD’den MEB’in Ramazan etkinliklerine tepki: ‘Okullara dayatılan uygulamalar ayrıştırıcı'

Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD), Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda uygulanmak üzere hazırladığı Ramazan Ayı Etkinlik Kılavuzu’na tepki göstererek, milli ve manevi değerler kazandırma adı altında eğitimin dinselleştirildiğini söyledi.

CKD Genel Merkezi'nde dernek adına açıklamayı yapan Genel Başkan Prof.

Dr.

Tülin Oygür, “MEB, milli manevi değerlerimizi dinle eşitlemekten vazgeçmiyor.” diye konuştu.

Oygür, geçmiş yıllarda yapılan uygulamaları hatırlatarak şunları kaydetti: 'MANEVİ DEĞERLER DİNLE EŞİTLENMEMELİ' “Yıllar boyu çeşitli tarikat ve cemaatlerle yapılan protokoller, sloganı ‘çevreme duyarlıyım’ olduğu halde dini etkinliklerle yürütülen ÇEDES projesi ve şimdi Ramazan ayı etkinlikleri.

Hepsinin merkezinde din var.“Oysa manevi değerlerimiz paylaşmacı, elsever, vicdanlı olmak, dayanışmayı, çalışkan ve üretken olmayı, doğaya saygıyı yaşam ilkesi saymaktır.

Milli değerlerimiz binlerce yıllık şanlı tarihimiz, Atatürk’ümüz, bayrağımız, vatanımız, şehitlerimiz, gazilerimiz ve bağımsızlığımızdır." NEOLİBERALİZM VE AHLAKİ YOZLAŞMA Açıklamada, eğitimin bilimsel ilkeler temelinde yürütülmesi gerektiği belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:“Neoliberalizmin kültürel saldırısı altında tek çıkış yolumuz, bu değerlerimizi eğitim bilimi ilkeleriyle çocuklarımıza kazandırmaktır.

Maneviyat kazandırıyoruz diyerek yıllardır sürdürülen dinselleştirme dayatmalarına karşın bugün, çocuk ve gençlerimizi pençelerine almaya çalışan uyuşturucu, LGBT, sanal kumar, mafya benzeri şiddet ve çeteleşme gibi ciddi bir ahlaki ve kültürel yozlaşmayla yüz yüzeyiz.

Halkımızı isyan ettiren budur." 'BİRÇOK İŞ ZORLAMA DERECESİNDE DİNLE İLİŞKİLENDİRİLMİŞ' Oygür, MEB’in okulöncesi, ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin milli ve manevi değerlerini güçlendirme iddiasıyla hazırladığı Ramazan Ayı Etkinlik Kılavuzu’na ilişkin değerlendirmelerde bulunarak şunları söyledi: “Etkinlik diye tarif edilen birçok iş zorlama derecesinde dinle, Ramazan ayıyla ve oruçla ilişkilendirilmiş.

Örneğin, merak ediyoruz; neden çocuklar Ramazan etkinliği diye günlük tutuyor, neden sevdikleri bir yemeğin tarifini yapıyor?

Ramazanın sofra kurmayı öğrenmekle ya da gazete çıkarmakla ne ilgisi var?

Bu etkinlikler her ülkede ve bizde eğitim faaliyetleri içinde yapılagelir.

Ramazanda olunca bu faaliyetlere nur mu yağıyor!

Çocuklardan iftar sofrasında ve dua ederken fotoğraf çekip getirmeleri isteniyor.

Getireninki panoya asılacak, çocuk din kisvesiyle ödüllendirilecek." 'RAMAZANDA ARTAN TÜKETİM LÜKS SOFRALAR' Açıklamada, Ramazan ayındaki tüketim alışkanlıklarına da dikkat çekildi:“Hevesle etkinlik kılavuzunu tarıyoruz, acaba para babalarının bin bir çeşit yemekle donatılmış iftar ziyafetlerinin, orucun anlamı olan paylaşmacılıkla, ‘fakirin halinden anlamak’la ne ilgisi var diye sorulmuş mu?

Acaba insanımız et yemeğe hasret kaldığı halde neden et ve şarküteri tüketimi en çok Ramazanda oluyor diye bir soru var mı?

Rehberi hazırlayanların aklına gelmemiş, Sayın Milli Eğitim Bakanına biz soralım: Ramazan etkinliklerinde çıkıp bu gerçekleri soracak öğrencileriniz olursa, onlara anlatacak neyiniz var Sayın Bakan?" 'PROGRAMIN TOPLUMSAL ETKİLER CKD açıklamasında, Ramazan ayı etkinliklerinin din üzerinden toplumsal ayrışmaya yol açacağı uyarısında bulunularak şunlar aktarıldı: “Okullara dayatılan Ramazan ayı etkinlikleri din üzerinden çocuklarımızı, öğretmenlerimizi, velilerimizi ayrıştırmaktır. “Din Kültürü ve Ahlak dersi öğretmenlerimizin Ramazan ayını ve orucu çocuklarımıza, eğitim bilimin esaslarıyla doğru şekilde öğreteceklerini biliyoruz.

Ama MEB’in aradığı bu değildir." 'GÖNÜLLÜLÜK TARTIŞMASI Açıklamanın devamında dayatmalara dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi: “MEB’in Ramazan ayı etkinlikleri; evinde oruç tutulmayan veya ebeveynlerinin oruç tutmasına karşı oldukları veya Müslüman olmayan çocuklarımızı yok saymaktadır ve bu nedenle açık bir dayatmadır.

Buradaki ‘onlar ayrı, bizden değil’ bakışı, birliğimizi güçlendirme ve bütünleşme yolunda her kesimin uğraş verdiği bugünümüzde, ülkemize yapılacak en büyük kötülüktür.

Bu programın gönüllülük esasıyla yürütüleceğini söylemek dahi, doğrudan çocuklarımızı, öğretmenlerimizi, velilerimizi ayrıştırmaktır.

ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLER ÜZERİNDE BASKI “Etkinlikte görev almak istemeyen öğretmenler, okul yönetiminin baskısıyla karşılaşacaklardır.

Çocuklar birbirini işaretleyecekler ve belki de bu durumu zorbalığa çevirenler olacaktı“Kamusal alan olan eğitim kurumlarımızı, eğitimi dinselleştirme dayatmasıyla herkese ait olmaktan çıkarmaya hiçbir otoritenin hakkı yoktur.

Buna ne Anayasamız ne de Milli Eğitim Temel Kanunumuz izin verir." BAKANLIĞA ÇAĞRI: 'BU UYGULAMALAR BÜTÜNLEŞMEYE AYKIRI, VAZGEÇİN' CKD, açıklamasının sonunda Milli Eğitim Bakanlığı’na şu çağrıyı yaptı: “Milli Eğitim Bakanlığını; bilimsel ve laik eğitimi tırpanlamaktan, kız ortaokulları açarak karma eğitimi hedefe koymaktan, din esaslı ÇEDES projesini ve Ramazan ayı etkinliklerini okullara dayatmaktan vazgeçmeye davet ediyoruz.

Yaşadığımız iç ve dış zorluklara karşı milletçe bütünleşmemiz gerekirken, birbirimizi ayrıştıran bu uygulamaların tehlikeli olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.”

İlgili Sitenin Haberleri