Haber Detayı

Otomobiliniz bir sabah aniden çöp olabilir: Yazılım iflasları kapıda
Chip galeri chip.com.tr
18/02/2026 23:32 (1 saat önce)

Otomobiliniz bir sabah aniden çöp olabilir: Yazılım iflasları kapıda

Elektrikli ve akıllı otomobillerde konfor artsa da, başta güvenlik olmak üzere pek çok şey yazılımlara emanet. Peki ama o yazılımların arkasındaki şirketler battığında ne oluyor? Arabanızın motorunu bile çalıştıramayacağınız bir dönem resmen başlamış olabilir mi?

Anahtarı çeviriyorsunuz ya da çalıştırma düğmesine basıyorsunuz ama hiçbir şey olmuyor.

Ama daha kötüsü, böyle bir durumda başvuracak tek bir kişi bile bulamıyorsunuz.

Çünkü asıl sorun arabanızın arızasında değil, dünyanın öbür ucundaki bir sunucunun artık yanıt vermemesinde gizli.

Günümüzde araçlar birer yazılım platformuna dönüştükçe, otomobillerin ömrü de artık metalin dayanıklılığına değil, üretici şirketin kodlarının hayatta kalmasına bağlı hale geldi.

Eskiden bozulan bir parça için tamirciyi aramak yeterliydi, ancak bugün kapının önünde yatan binlerce kiloluk teknoloji harikası, tek bir iflasla dev bir kağıt ağırlığına dönüşebiliyor.

Bu senaryo maalesef artık bir varsayımdan ibaret değil.

Elektrikli araç dünyasının iddialı isimlerinden Fisker’ın yaşadıkları, bu tehlikenin en somut örneği.İngiltere’de binlerce pound ödeyerek bir Fisker Ocean satın alan kullanıcılar, şirketin iflas bayrağını çekmesiyle kelimenin tam anlamıyla ortada kaldı.

Yazılımsal bir hata nedeniyle çalışmayan bir araç, onu düzeltecek bir merkez veya sunucu desteği kalmadığı için aylardır kapının önünde bir süs eşyası gibi yatıyor.

Benzer bir durumu daha önce Better Place örneğinde de görmüştük; sunucular kapandığı anda, o teknolojik araçların tüm akıllı özellikleri bir anda yok oldu.

Geleneksel otomobillerde mekanik bir arıza teşhis edilebilir ve onarılabilirdi.

Yazılım tanımlı modern araçlarda ise süreç bir servis departmanından ziyade bilişim destek masası gibi işliyor.

Eğer kodun sahibi olan şirket ortadan kalkarsa, aracın hava yastığından kapı kilidine kadar her türlü hayati fonksiyonu belirsizliğe sürükleniyor.

Bazı kullanıcı toplulukları bu kodları dışarıdan kırmaya ve yaşatmaya çalışsa da, bu durumun ciddi güvenlik riskleri barındırdığı bir gerçek.

İnternetten bulunan onaylanmamış bir yazılımın, otoyolda giderken beklenmedik bir tepki vermeyeceğini kimse garanti edemiyor.Bu risk sadece yeni markalar için değil, köklü üreticilerin eski modelleri için de geçerli.

Örneğin, on yıllık bir Tesla aldığınızda, üreticinin bu araca ne kadar daha yazılım desteği vereceği büyük bir soru işareti.

Desteği kesilen bir araç, sadece bozulma riskiyle değil, aynı zamanda siber saldırılara açık bir hedef haline gelme tehlikesiyle de karşı karşıya kalıyor.

Tıpkı eski bir bilgisayarı güncel koruma olmadan internete bağlamak gibi, güncellenmeyen bir otomobil de yürüyen bir güvenlik açığı haline geliyor.Sektör bu sorunu aşmak için "Catena-X" gibi veri ağları kurarak yazılım bileşenlerini standart hale getirmeye ve bir tedarikçi batsa bile sistemin yedeklenebilmesini sağlamaya çalışıyor.

Ancak şu anki tabloda, modern bir araç satın almak aslında o şirketin yazılım geleceğine yatırım yapmak demek.

Motor ne kadar güçlü olursa olsun, onu yönetecek kodlar silindiğinde yolculuk tamircide değil, yol kenarında bitiyor.

İlgili Sitenin Haberleri