Haber Detayı
Türk öğretmenlerden İtalya Başkonsolosluğunda protesto
Özel İtalyan Lisesi’nde görev yapan Türk öğretmenler, ücret ve çalışma koşullarındaki eşitsizliklere karşı başlattıkları grevin 17. gününde İtalya’nın İstanbul Başkonsolosluğu önünde eylem yaparak yetkililere çağrıda bulundu
Tez-Koop-İş İstanbul 5 No’lu Şube’ye üye Özel İtalyan Lisesi’nde görev yapan Türk öğretmenlerin, çalışma koşulları ve ücret politikalarındaki eşitsizliklere karşı başlattığı grev 17. gününe girdi.
Öğretmenler, ayrımcı uygulamalara ve okul yönetiminin uzlaşmaz tutumuna dikkat çekmek ixçin İtalya’nın İstanbul Başkonsolosluğu önünde eylem düzenleyerek yetkililere çağrıda bulundu.
Basın açıklamasını okuyan Tez-Koop-İş Sendikası İstanbul 5 No'lu Şube Başkanı Selahattin Karakurt, şunları söyledi: “Sabrımızın son noktasındayız; sesimizi doğrudan muhatabımızın önüne taşıdık.
Bugün yalnızca bir ücret meselesini değil, yıllardır süren çifte standardı ve ikiyüzlü düzeni ifşa ediyoruz.
Grevimizi ‘öğrencileri mağdur eden bir eylem’ gibi göstermek gerçeği çarpıtmaktır.
Öğrencilerin mağduriyeti gerçekten önemsenmiş olsaydı, aylar önce çözüm için ciddi adım atılırdı.
Bunun yerine zaman kaybedildi, öğretmenlere baskı yapıldı ve meşru taleplerimiz engellenmeye çalışıldı.
Grev kırıcılığıyla, baskıyla süreci yönetemeyeceğinizi anladığınızda ise iş işten geçmişti.
Bugün sınıflar boşsa sorumlusu, süreci ciddiye almayan ve öğretmenlerini değer görmeyen yönetimdir. ‘İTALYAN ÖĞRETMENLERİN DERSLERİNİ BİZ DOLDURDUK’ “Son ana kadar uzlaşma umuduyla bekledik; ancak ücret teklifi ancak grev aşamasında geldi.
Yıllardır İtalyan öğretmenlerin yüksek devamsızlıklarına rağmen dersleri biz doldurduk, öğrenciler mağdur olmasın diye yükü omuzladık; bugün 17 gündür süren grevimiz onların devamsızlık sürelerine dahi yaklaşmamaktadır.
Buna rağmen hak paylaşımında bize çok daha düşük ücret ve kesilen haklar reva görülürken; İtalyan öğretmenin aldırışsız devamsızlığına ‘hoşgörü’ gösterenler, biz yasal hakkımızı istediğimizde ‘mağduriyet’ masalına sığınıyorlar.
Bu ikiyüzlülük artık duvara toslamıştır. ‘TOPRAĞIMIZDA YABANCI KURUM YASALARI ÇİĞNEYEMEZ’ “İtalyan makamlarına, Başkonsolosluğun huzurunda sesleniyoruz: Kendi mevzuatınızdaki ‘emsal maaş’ kuralını neden Türk öğretmenlerden esirgiyorsunuz?
Kendi bayrağınızın altında bu liyakatsizliğe neden göz yumuyorsunuz?
Biz artık vurdumduymaz bir okul yönetimini değil, doğrudan İtalyan Devleti’ni muhatap alıyoruz.
Kendi kurumunuzdaki bu ‘modern kölelik’ düzenine derhal müdahale edin. “Aynı zamanda Millî Eğitim Bakanlığımızı ve Dışişleri Bakanlığımızı bir kez daha göreve çağırıyoruz: Kendi toprağımızda bir yabancı kurumun yasaları çiğneyip öğretmenini ezmesine izin vermeyin.
Türk öğretmenin arkasında Türkiye Cumhuriyeti’nin kararlı sesini duymak istiyoruz.
İtalyan mevzuatındaki haklarımız eksiksiz teslim edilene kadar buradan bir milim geri adım atmayacağız.” ‘TALEPLERİMİZİ YETKİLİLERE İLETTİK’ Türk-İş Birinci Bölge Başkanı Halil Faki Erdal da şunları kaydetti: “Bakanlık ve ilgili kurumlarla yaptığımız görüşmelerde öğretmenlerimizin taleplerini açık biçimde ilettik; yetkililer de konunun değerlendirilerek yeniden istişare edileceğini ifade etti.
Bizim önceliğimiz uzlaşmayla çözüm üretmek, eğitim emekçilerinin haklarını güvence altına almak ve kalıcı bir sözleşmeyle sorunları çözmektir.
Öğretmenlerimizin onurlu duruşunun arkasında olmaya devam edeceğiz.” VATAN PARTİSİ DESTEK İÇİN ALANDAYDI Vatan Partisi İşçi Sendika Bürosu yönetimi de eyleme destek vermek üzere konsolosluğun önündeydi.
Parti temsilcileri, öğretmenlerin taleplerinin meşru olduğunu vurgulayarak yaşanan sorunların çözümü için yetkililere çağrıda bulundu. “Öğretmenlerimizin eylemlerine destek veriyoruz.” diyen Vatan Parti İşçi Sendika Bürosu’ndan İlker Işık, “Buradaki yönetim Türk öğretmenlere karşı ayrımcı bir tutum sergiliyor.
Öğretmenlerimizin eşit çalışma koşulları ve hak ettikleri ücret için verdikleri bu mücadelenin son derece meşru.
Haklı mücadelelerinde Vatan Partisi olarak sonuna kadar yanlarındayız ve bu eylemi sonuna kadar destekliyoruz.” dedi. ‘CUMA GÜNÜ BÜYÜKELÇİĞİN ÖNÜNDE OLACAĞIZ’ Aydınlık’a konuşan Tarih Öğretmeni İlhan Gülek, şu ifadeleri kullandı: “Meslek hayatımda bir okulun sorunlara bu kadar duyarsız kaldığını ilk kez görüyorum.
Anlaşma yönünde gerçek bir irade yok ve bu yaklaşım hem Türk öğretmenleri cezalandırır gibi bir tablo yaratıyor hem de öğrencilerin eğitimini etkiliyor.
Konsoloslukta bunun buraya geleceğini tahmin edemediklerini, ciddiyetini anlayamadıklarını velilerimize ifade ettiler.
Ne kadar ciddi olduğunu konsolosluğun önünde bir kez daha anlatmak isteriz.
Anlamazlarsa cuma günü büyükelçiliğin önünde olacağız.
Anlayana kadar eylemlerimizi sürdüreceğiz.
Türkiye’de Türk öğretmenlerin dışlanamayacağını, sömürülemeyeceğini öğreteceğiz.
Öğretmen eğilmez, öğretmen bükülmez.
Dün bir görüşme vardı ama hâlâ yüzde 25’lik bir teklifleri var.
Maaşlarımız yoksulluk sınırımızın yarısı gibi.
Tekliflerle yoksulluk sınırına bile yaklaşmıyoruz.
Teklifimiz açık.
İtalyan öğretmenlerimizin maaşını istemiyoruz.
Böyle bir yalan yayıyorlar.
Emsal yabancı özel okullardaki Türk öğretmenlerin maaşını istiyoruz.
Yani bizim üç mislimiz alan Türk öğretmenlerin maaşına yaklaşmak istiyoruz.
Aramızdaki fark İtalyanlarla 6–7 kat.
Özel okullardaki Türk öğretmenlerle bile üç kat.
Bu eylemin boşa gitmeyeceğini biliyoruz.” ‘TEKLİFLER KABUL EDİLEMEZ’ Beden Eğitimi Öğretmeni Armando Cosentino da şöyle konuştu: “Ben aynı zamanda İtalyan vatandaşıyım; çifte vatandaşım.
Doğrunun yanında yer almak için bu grevin bir parçasıyım.
Son üç yıldır taleplerimiz karşılanmadığı için süreç grev noktasına geldi.
Sadece ocak ayı enflasyonu şu an yüzde 5.
Son üç yıl boyunca hiç zam almadık; önümüzdeki 2027 yılı için de sıfır zam teklif ediliyor.
Buna karşılık sadece bu yıl için yüzde 25’lik artış öngörülüyor.
Bu kabul edilemez bir durumdur.
Hem çalışma şartlarındaki eşitsizliklerin giderilmesi hem de ücret adaletsizliğinin düzeltilmesi için eyleme devam ediyoruz.
Biz çözümün bir parçasıyız; ancak sorunun bu noktaya gelmesinin sorumlusu biz değiliz.
İlk günden itibaren taleplerimiz dikkate alınmadı.
Öğrencilerimizin daha fazla zarar görmemesi adına adil bir çözüm istiyoruz.” Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Başak Baysallı da, “12 yıldır burada çalışıyorum.
Bugün bir kez daha sesimizi duyurmak için buradayız.
Okulun içindeki ayrımcılık artık son bulmalı.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan öğretmenlerle artık dalga geçilmesin.” diye konuştu.