Haber Detayı

Erdoğan iftarda şehit aileleriyle buluştu: ‘Süreç’ mesajı verdi
Siyaset cumhuriyet.com.tr
19/02/2026 22:04 (2 saat önce)

Erdoğan iftarda şehit aileleriyle buluştu: ‘Süreç’ mesajı verdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bundan 16 ay önce başlattığımız 'Terörsüz Türkiye' çalışmalarında kısa sürede kayda değer mesafe alındı. Sınırlarımız içinde ve dışında ülkemize yönelik güvenlik risklerinde ciddi azalma oldu. Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurduğumuz komisyon 5 Ağustos’tan beri yürüttüğü çalışmaları dün itibarıyla nihayete erdirdi” dedi.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü'nde düzenlenen ‘Şehit Aileleri ile İftar Programı'nda konuştu.

Erdoğan, konuşmasında şunları söyledi: Çok değerli kardeşlerim, saygıdeğer misafirler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.

Ramazan ayının bu ilk iftarında davetimize icabet ettiğiniz, soframızı onurlandırdığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Bu mübarek ayda, başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedî azaptan kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif’te bizlerle beraber olduğunuz için sizlere en kalbi duygularla selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Ramazan-ı Şerif’inizi canıgönülden tebrik ediyorum.

Rahmet ve bereket mevsiminin ülkemiz, milletimiz ve bütün İslam âlemi için hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum.

Sözlerimin hemen başında; vatanı, milleti, bayrağı ve canından aziz bildiği değerleri uğruna hayatlarını feda etmiş tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.

Bu kutlu yolda mücadele ederken gazilik mertebesine erişmiş kardeşlerimizi de şükranla yâd ediyor, hepsine bereketli ömürler temenni ediyorum.

Şehitlerimizin aziz emanetleri olan sizlere, şehit ailelerine Rabbim her daim sabr-ı cemil ihsan eylesin.

Bizim inancımıza göre nübüvvetten sonra en yüce makam şehadettir.

Vatanı için, milleti için, inancı için, milletinin istikbali için canından geçmek şüphesiz fedakârlığın, kahramanlığın en büyüğüdür.

Şehitlik mertebesine ulaşmak Hakk’ın katında ne kadar kıymetliyse geride kalanların sabırlı ve metanetli olmaları da aynı derecede kıymetlidir.

Şehit ailelerimizin bu hassasiyeti her zaman gözettiğinin, asaletlerini ve metanetlerini koruduğunun bizler yakın şahidiyiz.

Sizlerle milletçe iftihar ettiğimizi burada tekraren vurgulamak istiyorum.

CAN VERDİK, FAKAT TARİHİMİZİN HİÇBİR DÖNEMİNDE İSTİKLALİMİZDEN TAVİZ VERMEDİK Aziz kardeşlerim, çok kıymetli misafirler; milletimiz bin yıldır yaşadığı bu toprakları kendisine ebedî vatan kılmak için çok çetin imtihanlardan geçti.

Haçlı seferlerine, Moğol saldırılarına, işgal teşebbüslerine maruz kaldık.

Nice şehrimiz talan edildi; kasabalarımız, köylerimiz defalarca yakıldı, yıkıldı, harap oldu.

Ama ne yaptılarsa bizi bu topraklardan söküp atamadılar.

Günde beş defa gökyüzüne yükselen ezan-ı Muhammedî’yi susturamadılar.

Gönderde nazlı nazlı dalgalanan bayrağımızı indiremediler.

Devletimizi işgal, milletimizi esir edemediler.

Şunu bugün bir kez daha gururla söylemek isterim: Can verdik, canımızdan aziz bildiğimiz evlatlarımızı toprağa verdik; fakat tarihimizin hiçbir döneminde istiklalimizden taviz vermedik.

Karşılaştığımız bütün badirelerden şehitlerimizden aldığımız ilhamla, Malazgirt ruhuyla, Çanakkale ruhuyla kurtulduk.

İstiklal Harbi’nde yedi düvele karşı bu ruhla galip geldik.

Kıbrıs’ta akan kanı bu ruhla durdurduk. 15 Temmuz destanını bu ruhla yazdık.

Ekonomik saldırıları, millî birliğimizi ifsat etmeye yönelik manipülasyonları ve dezenformasyon kampanyalarını bu ruhla bertaraf ettik.

Yaklaşık 50 yıldır devam eden terörle mücadelemizi bu ruhla sürdürdük.

Burada şu hususu da hatırlatmakta fayda görüyorum: Şehitlerimizin hayatları pahasına bize emanet ettiği değerler vatandır, ezandır, bayraktır, bağımsızlıktır; milletin hak ve hukukunu korumaktır.

Biz de tam 23 yıldır bu emanetlere sahip çıkmanın, bu emanetlere gölge düşürmemenin mücadelesini veriyoruz.

Bakınız bugün dünya siyaseti yeni baştan şekilleniyor.

Yakın çevremizde çok ciddi krizler, çatışmalar ve gerilimler yaşanıyor.

Yıllarca bize ahlak dersi veren, hak, hukuk ve özgürlük kavramlarını tekeline alan aktörlerin çirkin yüzleri tek tek ortaya çıkıyor.

Medeniyet dediklerinin tek dişi kalmış canavar olduğunu hepimiz bir kez daha görüyoruz.

Devletimiz, tecrübeli ve liyakatli kadroların yönetiminde bu zorlu süreçleri başarıyla yönetmektedir.

Oynanan oyunların da kurulan tuzakların da farkındayız.

Bugün geldiğimiz noktada Türkiye kendi güvenliği için yalnızca sınırları dâhilinde değil, sınırların ötesinde de her türlü adımı atmaktadır.

Nerede bir tehdit ve tehlike varsa kimseden icazet almadan kaynağında etkisiz hâle getiriyoruz.

Kahraman ordumuzun ve güvenlik birimlerimizin operasyonları sayesinde terör örgütlerinin hareket kabiliyetini ciddi ölçüde sınırlandırdık.

Savunma sanayiinde 23 yılda geldiğimiz seviye ortadadır.

Daha önce yüzde 80 oranında yurt dışına bağımlı olduğumuz bu alanda şimdi yüzde 80 yerlilik oranına ulaştık.

Bugün İHA’lar, SİHA’lar, füzeler, roketler, gemiler, helikopterler ve tanklar dâhil hemen her alanda kendi ihtiyaçlarımızı kendimiz karşılayabiliyoruz.

İnşallah yarın sıra savaş uçaklarına ve uçak gemilerine gelecek.

Cenab-ı Allah’a sonsuz şükürler olsun; azmettik, çalıştık, kendimize güvendik ve işte 23 yılda buralara geldik.

ÜLKEMİZE YÖNELİK GÜVENLİK RİSKLERİNDE CİDDİ AZALMA OLDU Aziz kardeşlerim; şimdi sahadaki tüm bu kazanımları kalıcı hale getirmek istiyoruz.

Bundan 16 ay önce başlattığımız 'terörsüz Türkiye' çalışmalarında kısa sürede kayda değer mesafe alındı.

Sınırlarımız içinde ve dışında ülkemize yönelik güvenlik risklerinde ciddi azalma oldu.

Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurduğumuz komisyon 5 Ağustos’tan beri yürüttüğü çalışmaları dün itibarıyla nihayete erdirdi.

Komşumuz Suriye’de de güzel gelişmeler yaşanıyor.

Suriye’nin kuzeyindeki sorunun kan dökülmeden çözülmesi noktasında geçen ay anlaşmaya varıldı.

Tam entegrasyona giden süreç başlamış oldu.

Büyük bir hassasiyetle yürüttüğümüz bu çalışmaları inşallah kazasız belasız menziline ulaştıracağız.

Başta şehit yakınlarımız olmak üzere 86 milyonun emanetini taşıdığımızın bilinciyle son derece dikkatli hareket ediyoruz.

Yaklaşık yarım asırdır milletimizin yüreğini yakan bu musibetten Türkiye’yi ebediyen kurtarmakta kararlıyız.

Bunu da şehitlerimizin aziz ruhlarını incitmeden başarmak niyetindeyiz.

Şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi rahatsız edecek hiçbir girişime müsamahamız olmadığını biliyorsunuz.

Çözümsüzlükten beslenenler samimiyetimizi görmese de sizler görüyorsunuz.

Allah’ın izniyle aramıza nifak sokmaya çalışanlara prim vermeyeceğiz.

Değerli kardeşlerim; sizler bize aziz şehitlerimizin emanetlerisiniz.

Devletimiz dün olduğu gibi yarın da tüm imkânlarıyla yanınızda olacaktır.

Son 23 yılda şehit yakınları ve gazilerimiz için çok sayıda hizmeti devreye aldık.

İstihdam hakkından aylıklara, bakım desteğinden ÖTV muafiyetine, eğitim ve ulaşım desteklerine kadar geniş bir yelpazede yanınızda olduk. 1995-2002 arasında sadece 6 bin 315 şehit yakını ve gazimizin kamuda istihdamı sağlanmıştı.

Son atamalarla bu sayı 52 bine ulaştı.

Şehitlerimizin hatırasını yaşatmak için binlerce okul, cadde ve kamu alanına onların isimlerini verdik.

Pek çok hizmeti şehit yakınlarımızın istifadesine sunduk.

İnşallah bundan sonra da sizleri yalnız bırakmayacağız.

Bu duygularla Ramazan-ı Şerif’inizin tekrar mübarek olmasını diliyorum.

Tutacağınız oruçların ve yapacağınız ibadetlerin Hak katında kabul olmasını niyaz ediyorum.

Bir gül bahçesine girercesine toprağa düşen aziz şehitlerimizi rahmetle yâd ediyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.

İftarımızı teşrifleriniz için sizlere teşekkür ediyorum.

İlgili Sitenin Haberleri