Haber Detayı
Şehrin Ruhuyla Mayalanan İftar Sofraları
Ramazan ayı insanın kendi iç dünyasına yaptığı sessiz bir hicret, ruhunu dünya telaşından ve nefsinin bitmek bilmeyen arzularından arındırdığı kutsal bir duraktır. Bu mübarek ay, sadece sofralardaki açlığın değil, kalplerdeki eksikliğin de giderildiği, bir lokma ekmeğin binlerce şükre dönüştüğü bir tevazu mektebidir.
İftar sofrası ise bu manevi yolculuğun en somut paylaşma alanıdır.Akşam ezanının o dingin sesiyle birlikte, sadece mideler değil, gönüller de aynı huşu etrafında birleşir.İstanbul gibi kadim bir şehirde, iftar vaktinin getirdiği o huzur ve umut dolu hava, taşın toprağın bile bu maneviyata eşlik etmesini sağlar.Bu yıl İstanbul’un iki yakasında bu ruhu ve geleneği koruyan, fiyatlarıyla yormayan ama lezzetleriyle hafızalara kazınan mekanları hatırlatmak istiyorum.İşte şehrin dokusuna sadık, her biri farklı bir semtin ruhunu taşıyan sizler için seçtiğim iftar duraklarım.Tarihi Sultanahmet Köftecisi Selim UstaKlasikten vazgeçemeyenler için burası bir mihenk taşıdır.1920’den beri değişmeyen o sade ama derinlikli lezzet, aslında az malzemenin nasıl devleşebileceğinin kanıtıdır.Piyazının kıvamı ve köftesinin o kendine has dokusu, insana eski İstanbul’un o naif günlerini anımsatır.Sultanahmet’in manevi havasıyla birleşen bu sade menü, Ramazan’ın özündeki mütevazılığı en güzel şekilde yansıtır.Hacı Abdullah LokantasıOsmanlı mutfağının adabını günümüze taşıyan nadir yerlerden biridir.Beyoğlu’nun o kozmopolit yapısı içinde, içeri girdiğiniz an sizi karşılayan o devasa komposto kavanozları, geleneğe olan saygının birer abidesi gibidir.İftar için seçilecek zeytinyağlıları ve tencere yemekleri, damakta birer tarih anlatısı bırakır.Burası sadece yemek yenen bir yer değil, bir mutfak kültürünün korunma alanıdır.İBB Florya Sosyal TesisleriHem deniz havası almak hem de bütçeyi sarsmamak isteyenler için en makul seçeneklerden biridir.Sosyal tesislerin o disiplinli ama sıcak hizmet anlayışı, geniş aile sofraları için oldukça uygundur.Deniz manzarasına karşı orucunuzu açarken, kamu hizmetinin gastronomiyle nasıl estetik bir şekilde birleşebildiğini görebiliyorsunuz.Sade ve doyurucu menüleri, huzurlu bir akşam için idealdir.Pide BanSarıyer’in o balıkçı kasabası havasını koruyan sokaklarında, Karadeniz usulü pideleriyle nam salmış bir duraktır.İftarda ağır ve karmaşık yemekler yerine, fırından yeni çıkmış çıtır bir kapalı pide ve yanında bol köpüklü bir ayranın verdiği huzur bambaşkadır.Samimiyet, buranın en temel baharatıdır.Pide Ban, geleneksel bir lezzeti en saf haliyle sofraya taşımayı her zaman başarır.Avliya Boşnak MutfağıBalkanların o bereketli mutfak kültürünü İstanbul’un göbeğinde yaşatan özel bir mekandır.Boşnak börekleri ve 'Sancak' köftesiyle farklı ama bir o kadar tanıdık bir iftar deneyimi sunuyor.Burada yemek yemek, sadece karnınızı doyurmak değildir.Bir göç hikayesinin ve o topraklara duyulan derin özlemin lezzetle harmanlanmasına şahitlik etmektir.Çiya Sofrası Bir gastronomi kütüphanesi gibi kurgulanan bu mekan, kaybolmaya yüz tutmuş Anadolu lezzetlerinin sığınağıdır.Kadıköy Çarşısı’nın içinde, her bir kaşıkta farklı bir yörenin hikayesini duyarsınız.İftar menüsündeki mevsimsel otlar ve özgün çorbalar, damağınızı entelektüel bir yolculuğa çıkarır.Çiya, Anadolu’nun kadim yemek kültürünü bir sanat eseri gibi önümüze koyar.Kanaat Lokantası Üsküdar’ın o vakur ve kadim dokusuna en çok yakışan yerlerin başındadır.Bir esnaf lokantası disipliniyle, on yıllardır değişmeyen kalitesi, burayı güvenilir bir liman yapar.Özellikle sütlü tatlıları ve özbek pilavı, iftar sonrası yaşanacak o tatlı yorgunluğu en güzel şekilde taçlandırır.Kanaat’te yemek, bir aile sofrasına konuk olmak kadar sıcak ve güven vericidir.Hıdiv Kasrı Tarihi bir atmosferde, doğayla iç içe bir iftar arayanlar için Beltur işletmesindeki bu kasır, harika bir tercihtir.Çubuklu sırtlarındaki bu mekân, İstanbul’un o yeşil yüzünü sofranıza taşır.Saray mimarisinin gölgesinde, makul fiyatlarla sunulan iftar menüsü, şehirden kısa bir kaçış gibi hissettirir.Boğaz’ın esintisi, iftarın huzurunu iki katına çıkarır.İBB Dragos Sosyal Tesisleri Adalar manzarasının en güzel izlendiği noktalardan biridir.Kartal sahilindeki bu tesis, geniş oturma alanlarıyla ferah bir iftar imkânı sunuyor.Gösterişsiz ama özenli sunumları, gün batımının o eşsiz kızıllığıyla birleşince, basit bir yemeğin nasıl bir anıya dönüştüğünü fark ediyorsunuz.Sakin bir iftar için şehirdeki en iyi alternatiflerden biridir.Kaçkar Restaurant Karadeniz’in o cömert ve vakur mutfağını Ataşehir’e taşıyan bu mekân, özellikle odun ateşinde ağır ağır pişen kuru fasulyesi ve Rize kavurmasıyla gerçek bir lezzet durağıdır.İçerenköy'ün ara sokaklarında saklı bu adres, 2008'den bu yana geleneksel tatları en doğal haliyle misafirlerine sunuyor.İftarda tercih edeceğiniz o çıtır pideler ve meşhur Karadeniz sütlacı, iftar sofrasının bereketini hissettirir.Karadeniz’in yayla serinliğini İstanbul’un beton yorgunluğuyla takas etmek isteyenler için paha biçilmez bir duraktır.Ramazan ayı bir durup düşünme ve aslında "az" ile de ne kadar "çok" olabileceğimizi anlama zamanıdır.Bu sofralarda önemli olan sunulanın şatafatı değil, o tabağın etrafında toplanan insanların birbirine duyduğu samimiyettir.İstanbul’un bu kıymetli köşeleri, bize hala o eski Ramazanların o sıcak kokusunu duyurmaya devam ediyor.Sofranızdan bereket, sohbetinizden huzur, kalbinizden o yüce maneviyat eksik olmasın.