Haber Detayı

‘Birlikte üretmek ilişkiyi besliyor, sizi yeniden heyecanlandırıyor; her çifte tavsiye ederim’
Kelebek hurriyet.com.tr
21/02/2026 07:00 (5 saat önce)

‘Birlikte üretmek ilişkiyi besliyor, sizi yeniden heyecanlandırıyor; her çifte tavsiye ederim’

Oyuncu Özge Özder ve müzisyen Sinan Güleryüz çifti ‘Duymadın Feryadımı’ teklisiyle dinleyiciyle buluştu. Karadeniz esintileri taşıyan şarkıyı geçen yıl kaybettiğimiz sevilen müzisyen Volkan Konak’a ithaf eden ünlü çiftle bir araya geldik; müzikten, klipten ve aile hayatlarından konuştuk.

Daha önce ‘Senle Ben’, ‘Biz Bize’, ‘Gidersen Eğer’ gibi düetlere imza atan Özge Özder ve Sinan Güleryüz çiftinin yeni şarkısı ‘Duymadın Feryadımı’ Sony Music Türkiye etiketiyle yayımlandı.

Karadeniz ezgilerinin ağırlıkta olduğu şarkının klibi de Karadeniz ruhuna uygun bir atmosferde çekildi.

Yönetmen koltuğunda Özge Özder’in oturduğu klipte ufak bir sürpriz de vardı; çiftin kızları Luna Güleryüz.

Şarkılarını Volkan Konak’a ithaf eden sanatçı çiftle buluştuk, onlara hem şarkılarını hem de evliliklerini sorduk.◊ ‘Duymadın Feryadımı’nın hikâyesi nedir?

Sinan Güleryüz: Şarkı yaklaşık iki yıldır elimdeydi.

Ne zaman yaparız, Karadeniz şarkısı söylemek nasıl olur gibi şeyler konuşurken Volkan Abi’nin (Konak) vefat haberini aldık.

Kaybı o kadar büyük bir yara açtı ki şarkıyı her açtığımızda Volkan Abi’yi hatırlatır oldu.

Meğer onu tahmin ettiğimizden çok daha fazla seviyormuşuz ve bildiğimizin de ötesinde kıymetliymiş bizim için.

Ben birkaç gün sonra “Bu Karadeniz şarkısını okumaya gideceğim” dedim ve kayda gittim.

Kayıt stüdyosunun hemen iki bina yanında çok iyi bir kemençe ustası varmış; Tahsin Terzi.

Parçayı dinleyip çok beğenince stüdyoya geldi.

Bir gecede bitti şarkı.Özge Özder: Sinan bana ilk dinlettiğinden beri çok beğeniyordum şarkıyı ama bir kenarda duruyordu.

Çünkü Sinan’ın okuduğu tarzlardan biraz daha farklı bir şarkı.

Çok güzel Karadeniz şarkısı söyleyenler arasında bunu nasıl yapmalı diye beraber kafa yoruyorduk.

Sonra Volkan Abi’nin bahsi geçip duygulandığımız bir gece Sinan “Bu gece okuyacağım bu şarkıyı” dedi, stüdyoya gitti, o gün bitirdi.

Dinlerken bir gün “Aslında kadın sesi bu şarkıya çok yakışabilir” dedim.

Çünkü sözleri düet yapmaya çok müsaitti.

Tonu bana çok tiz olmasına rağmen stüdyoya girdim ve denedim.

Beğenmeseydik Sinan tek çıkacaktı.

Çevremize dinlettik, düet olması herkesin çok daha fazla hoşuna gitti.‘Aylarca hazır bekledi’◊ Şarkıyı Volkan Konak’a ithaf etme fikri nasıl çıktı?Özge Özder: Şarkıyı dinledikten sonra çok duygulandım. ‘Volkan Abi anısına çıksa ne güzel olur’ diye düşünürken bir ‘dur’ dedim.

Vefatından hemen sonra yayımlarsak sanki bu kayıptan faydalanıyormuşuz gibi yanlış anlaşılırız belki. “Zaman geçsin, konu gündemden düşsün, hatta sene değişsin, aileden önce icazet alalım, sonra” dedim.

Sinan da aynı fikirdeydi benimle.

Şarkı çok uzun bir süre, aylarca hazır halde bekledi.Sinan Güleryüz: Selma Hanım’a (Volkan Konak’ın eşi) attım ben şarkıyı. “Bu şarkıyı biz Volkan Abi’ye ithaf ettik.

Sizin de dinlemenizi ve fikrinizi çok merak ediyorum” dedim.

O da “Şarkıya bayıldım, çok güzel enerjiyle söylemişsiniz” dedi.

Yayımlanınca kendisi de paylaştı sosyal medyada. ◊ Sosyal medyada, YouTube’da ilgiyle karşılandı. “Karadeniz şarkıları ağız yapmadan da söylenebiliyormuş demek ki” gibi yorumlar yapıldı...

Sinan Güleryüz: Şarkıyı ilk kez okuduğum gece içimden ağız yapmadan okumak geldi, o şekilde okudum.

Karadeniz ağzıyla okumayı da denedim ama her iki versiyonu karşılaştırdığımızda ikimiz de ağız yapmadan okunması gerektiğinde hemfikirdik.Özge Özder: Ben başından beri ağız olmamalı diye düşünüyordum çünkü Sinan şarkıları öyle okuyan biri değil.

Bir şarkı tek başına müzikten oluşmuyor.

Söz var, duygu var, her kelimenin ağırlığı, derinliği var ve her söyleyenin de kendine yakışan bir söyleyiş ağzı var.

Dolayısıyla önemli olan o duygunun karşıya geçmesi.◊ Özge Hanım, klibin yönetmenliğini de siz üstlendiniz. 5 yaşındaki kızınız Luna da klipte...Özge Özder: Beraber yaptığımız düetlerde kendi hayatımızdan kesitler var.

Mesela ‘Gidersen Eğer’ diye bir düetimizde ben hamileyim, Luna karnımda.

Başka bir düette şu an hayatta olmayan dört ayaklı çocuklarımız ve hâlâ yakın olduğumuz arkadaşlarımız var.

Şarkılarımızda kendi hayatımızdan kesitler koyuyoruz çünkü bu şarkıları söylerken aslında anı biriktiriyoruz.

Kliplerde şarkının sözleriyle hikâyesi birbirini tutsun isterim.

Ben kafamda arası biraz bozuk bir çift var gibi hayal ve öyle bir dünya kurdum.

Luna’yı da aramızdaki köprü yaptık.

Kopardığı bir çiçeği bana vererek bizi barıştırıyor.Sinan Güleryüz: En büyük avantajımız Özge’nin 25 senedir bu sektörün içinde olması.

Tüm akışa hâkim, neyin ne şekilde olacağını, elimizdeki malzemeden işin sonunda ne çıkacağını çok iyi biliyor.

Ben de bu vesileyle hayallerimden bir tanesine daha ‘tik’ atmış oldum: Kızımla bir şeyler yapmak...

Büyüsün, el arttıracağım...

Aynı sahneyi paylaşmak gibi hayallerim var, şu an Özge’nin yaptığı gibi.

Annesiyle sahneye çıkıyor bu yaşta.◊ Luna projelerde sizinle olmaktan keyif alıyor mu?Özge Özder: Biz onu hiçbir zaman bir şeylerin içinden ayıklamıyoruz.

Biz bu işin içinde insanlarız; Luna bunu normalleştirdiği için kamera önünde çok rahat bir çocuk.

Klipte de yönetmen olarak direktif verdim: “Köprüden koşarak geleceksin, kameralara bakmayacaksın” dedim.

Bir kerede yaptı.

Tiyatro sahnesinde de öyle.

Bu işe yatkın bir çocuk.

Şimdi beraber çocuk oyunu oynuyoruz: ‘Vay!

Dedi Baykuş’. 0-5 yaş arası çocuklara masal anlatısı yapıyoruz.◊ Daha önce de düetler yapmıştınız.

Bir albüm ya da farklı bir şarkı yapma düşünceniz var mı?Sinan Güleryüz: Her zaman var.

Özge “Tamam artık oyunculuk yapmayacağım” dediği an, onu sahneye ciddi anlamda uyarlamak istiyorum.

Çünkü Özge kendine ‘şarkıcı’ demiyor ama bence birçok şarkıcıya taş çıkartacak kadar iyi bir sesi var.

O yeter ki istesin, benim ona kalp kapım ve sahnem hep açık.Özge Özder: Çok şanslıyım, istediğim zaman, bu işi halihazırda yapan bir eşim olduğu için, hemen oraya kanalize olabiliyorum.

Stüdyo ev gibi bizim için.

Ama Sinan gibi faal şekilde sahne alabilecek durumda değilim.

Bu projeler hoşuma gidiyor, güzel anılar bırakıyor.

Şarkıları çıkarırken de stratejik hareket etmiyoruz. ‘Her şeyi birlikte yapmayı severiz, iyi arkadaşız’◊ Birlikte sanat üretimi yapan bir çiftsiniz.

Sizce bu, ilişkinizi ne şekilde besliyor?

Özge Özder: Birlikte üretmek bence ilişkiyi çok besleyen, ona renk katan ve sizi yeniden heyecanlandıran bir şey.

Her çifte tavsiye ederim.

Tabii egolu ya da benmerkezci davranıp kavga ediyorsanız bu işe hiç girmeyin.

Egolardan arınmış olmak, yarışmamak gerekiyor.Sinan Güleryüz: Özge birçok konuda hayatımı kolaylaştıran bir kadın.

Yaptığım her şeyde Özge’ye danışmayı çok seviyorum.

En çok onun fikrini merak ediyorum.

Özge’den ayrı kaldığım zaman rahatsız hissediyorum.

Bir yanım eksik gibi oluyor.

Çoğunlukla her şeyi birlikte yapmayı seven bir çiftiz.

Her şeyden önce iyi arkadaşız.◊ Birlikte yapmaktan en çok hoşlandığınız aktiviteler neler?Özge Özder: Dünya o kadar kötü bir yer oldu ki...

Sağlıklı olmak, yan yana huzurlu ve mutlu olmak, seçtiğin şeyi yiyebilmek şükredilmesi gereken şeyler.

En büyük mutluluğum, akşam yattığımda ‘Bugün de bu hayattan mutlu bir gün çaldım’ diyebilmek.

Hayatımı da eşimle, çocuğumla, çekirdek ailemle dünyayı gezerek, yeni yerler görerek, seyahat ederek, güzel şeyler izleyerek geçirmek istiyorum.

En çok sevdiğimiz şeylerden biri de seyahat etmek.Sinan Güleryüz: Eşimle kızımın yanında her şeyi yapmayı seviyorum.

Birlikte büyük bir projeye imza atmayı çok isterim.

İleride belki bizim hayatımızın anlatıldığı bir proje yapmak isterim.

İlgili Sitenin Haberleri