Haber Detayı
Arnavutluk Büyükelçisi: Türkçe insanı sabırlı yapıyor
7 yıldan uzun süredir Türkiye'de görev yapan Arnavutluk’un Ankara Büyükelçisi Blerta Kadzadej, NEFES''e konuştu.
HAŞİM KILIÇ / NEFES Arnavutluk’un Ankara Büyükelçisi Blerta Kadzadej, Türkiye ve Arnavutluk’un 500 yılı aşkın ortak bir tarihe sahip olduğunu belirterek “Bu çok uzun bir süre. 500 yıl boyunca iki kültür birlikte yaşadı, aynı imparatorluk altında bir arada var oldu.
Elbette birbirimizin yaşamına pek çok özellik kattık.
İki halkımız dosttan ötedir.
Biz kardeşiz” dedi.Türkçenin insanları sabırlı yaptığını belirten Kadzadej, “Bir Türk’le konuştuğunuzda, cümlenin sonuna kadar sabırla dinlemek zorundasınız çünkü fiil, yani eylem en sonda geliyor.
Araya giremezsiniz.
Sabırlı olmanız gerekir.
Dinlemeyi, sonra düşünmeyi ve ardından cevap vermeyi öğrenirsiniz.
Bu, dilinizle ilgili çok güzel bir özellik” ifadelerini kullandı.Büyükelçilik görevinden önce Arnavutluk'un İstanbul Başkonsolosu olarak da görev yapan ve yedi yılı aşkın bir süredir Türkiye’de görev yapan Arnavutluk Büyükelçisi Blerta Kadzadej, Arnavutluk ile Türkiye arasındaki ilişkilerin mükemmel düzeyde olduğunu söyledi.Arnavutluk ile Türkiye’nin 2021 yılından bu yana stratejik ortak olduğunu ifade eden büyükelçi, “Ekonomiden savunmaya, sanayiden terörle mücadeleye, kültürden sağlığa, tarımdan diğer ilgili tüm alanlara kadar pek çok alanda imzalanmış çok sayıda, oldukça kapsamlı anlaşmamız buluyor” dedi.3 BİN ORTAK KELİMEİki ülkenin 500 yılı aşkın ortak bir tarihi olduğunu belirten Kadzadej, kültürel benzerliklere ilişkin şunları söyledi:- İki halkımız dosttan ötedir.
Biz kardeşiz. 500 yıl boyunca iki kültür birlikte yaşadı, aynı imparatorluk altında bir arada var oldu.
Elbette birbirimizin yaşamına pek çok özellik kattık.
Çok sayıda ortak noktadan söz edebilirim.
Şaşırabilirsiniz ama 2 bin 500 ila 3 bin arasında ortak kullanılan kelimemiz var.
Aslında bu kelimeler Arnavutçada, daha çok nesnelerle ilgili olarak kullandığımız kelimelerdir.
Pazara gittiğimde battaniye, perde, döşek, yastık diyebiliyordum.ORTAK ADETLERİki ülkenin çok sayıda ortak adeti olduğunu anlatan büyükelçi, “Küçük çocuklar doğduğunda anneye ya da çocuğa altın takma geleneğimiz vardır; bu çok yaygındır.
Nişanlandığınızda bir şölen olur.
Sizin ‘nişan’ kelimesini kullandığınızı biliyorum.
Arnavutluk’ta da bu karşılıklı ziyaretler sırasında genellikle ‘nişan’ kelimesi kullanılır.
Ve buna lokumla başlanması gerekir; bu da çok yaygın bir gelenektir” diye konuştu.ARNAVUT KALDIRIMITürkçede içinde “Arnavut” ismi geçen kelimelere vurgu yapan Kadzadej, şunları söyledi:- 2019 yılında İstanbul’a ilk geldiğimde mahallem Arnavutköy’e çok yakındı.
Ortaköy’de yaşıyordum.
Yürüyerek gidebiliyordum ve İstanbul’daki ilk günüm tesadüfen Arnavutköy’de geçti.
Ve orada Arnavut kaldırımları var.
Arnavutlar taş işçiliğinde ustadır.
Ve inanıyorum ki İstanbul’daki o kaldırımlar, geçmişte ya da belki Bursa’da, Edirne’de, Manisa’da ve diğer şehirlerde yapılanlar, Arnavut ustalar tarafından yapılmıştır.- Bu yüzden Arnavutların adını almışlar ve ‘Arnavut kaldırımı’ denmiş.
Arnavutköy… İstanbul’un bir mücevheri.
Tüm mahalleyi İstanbul’un bir mücevheri olarak görüyorum.
O sokaklarda yürümek harika.
Binaların mimarisi, sanat, küçük atölyeler… Arnavutköy’ün burada olmasına gerçekten çok seviniyorum.ARNAVUT İNADI- Arnavut inadı ifadesini de gayet iyi biliyorum.
Temelde Arnavutlar çok açık sözlüdür.
Çok sadık ve cesuruz.
Sanırım tarih boyunca gösterilen bu sadakat, belki orduda, belki ticarette, iş hayatında, günlük yaşamda ve aynı zamanda açık sözlü, dürüst olmak, bazen inatçılık olarak algılanmış.ESKİ ARNAVUT DİASPORASIİki ülkeyi birbirine yaklaştıran unsurlardan birinin eski Arnavut diasporası olduğuna değinen büyükelçi Kadzadej, Arnavut kökenli Türk vatandaşlarından gurur duyduklarını belirtti.Eski Arnavut diasporasının kültürlerin korunmasına ve iki ülke arasında bir köprü olmaya büyük katkı sağladığını ifade eden Kadzadej, “Türkiye’nin farklı bölgelerinde çok sayıda dernekleri var.
Eski diasporamız daha çok İstanbul, Edirne, Bursa ve İzmir’de yoğunlaştı.
Elbette Manisa’da, Trabzon’da, Samsun’da da varlar.
Hatta nereye giderseniz gidin, Arnavut kökenli insanlara rastlarsınız.
Kayseri’ye çok yakın küçük bir kasaba olan Özvatan var; orada hâlâ Arnavutça konuşuluyor” ifadelerini kullandı.İSTANBUL EŞSİZ, ANKARA HUZUR VERİCİİstanbul ve Ankara kıyaslaması ile ilgili de konuşan Kadzadej, konuyla ilgili olarak şunları dile getirdi:- Ayrım yapmak ve İstanbul ya da Ankara demek zor.
İstanbul dünyada eşsiz bir şehir.
İstanbul’u dünyadaki herhangi bir şehirle kıyaslayamazsınız.
İstanbul’da görev yapan herkesin ayrılırken kalbinin bir parçasını orada bıraktığına inanıyorum.
Mahallelerde yürürken kaybolabilir ve binlerce yıllık tarihle karşılaşabilirsiniz.- Ankara ise size başka bir huzur sunuyor ve gerçekten çok iyi eğitimli, son derece entelektüel insanlara sahip.
Yeşil bir şehir.
Ulaşımı kolay.
Ne yazık ki yürümek çok kolay değil çünkü çok fazla yokuş var.
Ancak her iki şehrin de kendine özgü bir benzersizliği var.
Dediğim gibi, İstanbul eşsizdir.
İstanbul, İstanbul’dur.
Dünyadaki hiçbir şehirle kıyaslayamazsınız.ANKARA’DA GÖREV YAPMAK OKUL GİBİAnkara’nın burada görev yapan her diplomat için bir eğitim programı ya da okul gibi olduğunu aktaran büyükelçi, “Ele aldığınız konular, öğrendikleriniz, yürüttüğünüz temaslar… Bu nedenle Ankara sizi iş anlamında sürekli meşgul eder ve bu çok tatmin edicidir.
Boş zaman ise çok fazla değildir çünkü Ankara bir başkenttir ve dünyadaki en fazla temsilciliğe, büyükelçiliğe ve uluslararası kuruluşa sahip başkentlerden biridir. 140’ın üzerinde temsilcilik vardır.
Dolayısıyla ya farklı büyükelçiliklerin ya da çeşitli bakanlıkların etkinlikleri olur” dedi.TÜRKÇE ÇOK ZENGİN BİR DİLTürkçeyi oldukça iyi anladığını ancak konuşmakta zorluk çektiğini belirten Kadzadej, “Evet, pazarda kendimi idare edebilirim.
Günlük kelimelerle işimi görebilirim ama düzgün bir sohbet yapmak söz konusu olduğunda dili incitmek istemiyorum.
Çünkü diliniz çok zengin ve eğer kelimeleri rastgele yan yana dizersem fikirlerimi tam olarak ifade edemem ya da nasıl algılanmak istediğimi doğru yansıtamam.
Bu nedenle en iyi anlaşılabileceğim dili konuşmayı tercih ediyorum” diye konuştu."ŞİFA OLSUN"Türkçede en sevdiği ifadelerden birinin ‘Şifa olsun’ olduğunu dile getiren büyükelçi Kadzadej, “Bu sadece fiziksel bir iyileşme değil; içinde hem manevi hem fiziksel bir iyilik ve esenlik barındırıyor.
Bunu çok seviyorum çünkü birine hem ruhen hem bedenen sağlıklı ve iyi olmasını dileyebileceğiniz en güzel temennilerden biri” ifadelerini kullandı.SABIR DİLİTürkçenin insanları sabırlı yaptığını anlatan Kadzadej, “Fiilleriniz zor.
Gerçekten zor.
Türkçede bir fiil ek üstüne ek alıyor ve uzun bir kelimeye dönüşüyor; telaffuzu biraz zorlaşıyor.
Olumsuzluk ise fiilin içine ‘-me’ ekiyle giriyor.
Bir Türk’le konuştuğunuzda, cümlenin sonuna kadar sabırla dinlemek zorundasınız çünkü fiil, yani eylem en sonda geliyor.
Araya giremezsiniz.
Sabırlı olmanız gerekir.
Dinlemeyi, sonra düşünmeyi ve ardından cevap vermeyi öğrenirsiniz.
Bu, dilinizle ilgili çok güzel bir özellik” dedi.