Haber Detayı

Tahliyesi 3 kez engellenen ağır hasta mahpus ayakta duramıyor, konuşamıyor
Politika artigercek.com
21/02/2026 14:44 (3 saat önce)

Tahliyesi 3 kez engellenen ağır hasta mahpus ayakta duramıyor, konuşamıyor

ATK'nin 'Cezaevinde kalabilir' raporu verdiği ağır hasta maphus Mehmet Edip Taşar’ın avukatı Baran Elma, Taşar'ın 19 kez anjiyo olduğunu, ayakta duramadığını ve konuşmakta güçlük çektiğini anlattı

Artı Gerçek- Silivri (Marmara) 5 No'lu L Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulan 70 yaşındaki ağır hasta mahpus Mehmet Edip Taşar'ın tahliyesi, 3 kez sevk edildiği Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından "cezaevinde kalabilir" raporu nedeniyle engellendi.

ATK'nin raporları nedeniyle tahliye talepleri reddedilen Taşar, infazının ertelenmesi için bir kez daha Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuruda bulundu.

KOAH VE BÖBREK HASTASI, 19 KEZ ANJİYO OLDU Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) ve böbrek hastası olan Taşar, 19 kez anjiyo oldu.

Taşar'ın avukatı Baran Elma müvekkilinin, avukat görüşlerine dahi tekerlekli sandalyede geldiğini belirterek, "ATK’nin, son yıllarda özellikle siyasi tutsaklara ilişkin vermiş olduğu ‘cezaevinde kalabilir’ raporlarıyla objektifliğine gölge düşürüyor" dedi. 'AYAKTA DURAMIYOR, KUSUYOR, KONUŞMAKTA GÜÇLÜK ÇEKİYOR' Taşar'ın sağlık durumunun iyi olmadığını belirten Baran Elma, "70 yaşında, 3 yıldır Marmara (Silivri) 5 No'lu L Tipi Kapalı Cezaevi'nde kalan ağır hasta bir tutsak.

Sağlık durumu iyi değil.

Böbrek rahatsızlığı var ve KOAH hastası.

Pek çok kez anjiyo oldu ve damarlarına stent takıldı.

Kendisiyle yaptığımız son görüşmemizde, yediği her şeyi kustuğunu ve konuşmakta güçlük çektiğini gözlemledik.

Avukat görüşlerine tekerlekli sandalyede geliyor ve oturmakta dahi güçlük çekiyor.

Dolayısıyla tek başına hayatını idame edemeyeceği çok açık.

Kendisi ve aynı koğuşta kaldığı diğer tutsaklarla da görüştüğümüzde lavabo ihtiyacını bile karşılayamadığını, ilaçlarını içerken destek aldığını ve hiçbir şekilde temel ihtiyaçlarını yerine getiremediğini öğrendik" diye konuştu. 'YAŞAM HAKKI İHLAL EDİLİYOR' ATK’nin raporuna dikkat çeken Elma, "Daha öncesinde ATK'ye yapılan başvuruda ve ATK'nin, 'cezaevinde kalabilir' şeklindeki raporu doğrultusunda Edip Taşar'ın tahliyesi gerçekleşmedi.

Böylece sağlığa erişim hakkına sahip olamadı.

ATK'nin 'cezaevinde kalabilir' raporundan sonra durumu daha da ağırlaştı.

Böylesine bir süreçte halen cezaevinde kalması, göz göre göre konuşma ve görme yetisini kaybetmesi, yeme-içme gibi hiçbir temel ihtiyacını karşılayamamasına karşı halen cezaevinde tutulması ve tahliyesinin önünün açılmaması Edip Taşar’ın yaşam hakkının ihlal edilmesi anlamına geliyor.

Biz bu suretle hasta tutsak Edip Taşar'ın, bir an önce ATK’den 'cezaevinde tek başına kalamayacağı, hayatını idame edemeyeceği' şeklinde bir tespit olmasını, tahliyesini ve tedavisine hastanede devam etmesini talep ediyoruz" dedi. 'HASTA MAHPUSLAR ÖLÜME YAKIN TAHLİYE EDİLİYOR' Elma, "Vekalet süreçlerindeki eksikliklerden ötürü müvekkilimiz kendisine de ATK raporunun tebliğ edilmediğini ifade etmişti.

Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) yapılacak bireysel başvuruda, bu sürece ilişkin belgelerin toplatılmasını isteyeceğiz.

Ancak ATK, bir bilim kurumunun gerektirdiği objektiflikten ve tarafsızlıktan oldukça uzak.

ATK'nin, son yıllarda özellikle siyasi tutsaklara ilişkin vermiş olduğu ‘cezaevinde kalabilir’ raporlarının kendisinin objektifliğine gölge düşürüyor.

Çünkü hiçbir şekilde hastane dışında yer alamayacak ve hayatını idame edemeyecek kişiler hakkında dahi 'cezaevinde tek başına kalabilir' raporlarının verildiğini biliyoruz.

Ne yazık ki hasta tutsaklara verilen 'cezaevinde kalabilir' raporlarından çok kısa bir süre durumlarının daha da ağırlaştığını ve ölmeye çok az bir süre kala tahliye edildiklerini biliyoruz" diye konuştu. 'İDAM YOK AMA İNSANLAR HALEN ÖLDÜRÜLÜYOR' Elma, "ATK, İnfaz Savcılığı, İnfaz Hakimliği ve Adalet Bakanlığı hukuk devletinin gerektirdiği hükümlülükleri yerine getirmelidir.

Ve hasta tutsakların sağlığa erişim haklarının önünü açmalıdır.

Aksi taktirde bu kişilerin ceza infazı altında öldürülmesine göz yumulma şeklinde bir çıkarım yapılabilir.

Bunu da idam yasağıyla çatıştığını söylememiz gerekir.

İdam yok ama insanlar halen öldürülüyor.

Bu çok açık bir şekilde infaz kanununda dolaylama idam yasağını çiğnemek anlamını taşıyor.

Dolayısıyla hasta tutsak olan bir kişinin iyileşinceye kadar infazının ertelenmesini ve tahliye olmasını talep ediyoruz.

Buna bütün hasta tutsaklar da dahil” ifadelerini kullandı. 'TAŞAR'IN ÇOCUĞU BABASINI TANIYAMADI' Edip Taşar’ın, ailesiyle yaptığı cezaevi görüşmelerini anlatan Elma, “Edip Taşar’ın çocuğu, babasını tanıyamayacak durumda olduğunu ifade etmişti.

Bir kişinin babasını tanıyamayacak hale getiren bir durum şüphesiz yanlıştır ve ortada bir sorun vardır.

Bu sorunun da çözümü şarttır.

Çocuğu, babasıyla yaptığı görüşmelerde sürekli babasının başını masaya koyup aşağıdan kendisine baktığını söylemişti.

Bu da tutsağın, psikolojik olarak ruh sağlığı noktasında çok büyük bir karamsarlık ve umutsuzluğa sevk ettiğini gösteriyor.

Tüm bunlar toplandığında Mandela kuralları ve Avrupa İşkencenin ve İnsanlık dışı veya Onur kırıcı Muamelenin veya Cezanın Önlenmesi Komitesi’nin (CPT) standartları ölçüsünde kişinin, cezaevine girse dahi insan olduğu unutulmadan, insanlık onuruna yaraşır bir muamele görme ve kendi maddi-manevi varlığını koruma, geliştirme hakları bakidir.

Bu kişinin, tutsak olması buna ilişkin herhangi bir istisna getirmez.

Biz, hükümetten, gerekli makamlardan, ATK’den ve Adalet Bakanlığı’ndan bu konuda hassasiyet bekliyoruz.

Bu kişilerin, insan olduğunu unutulmaması ve insanlık onuruna yaraşır bir muamelede bulunulmasını talep ediyoruz” dedi. (Mezopotamya Ajansı)

İlgili Sitenin Haberleri