Haber Detayı
NYT: İran saldırısı Venezuela kadar kolay olmayacak
Uzmanlar, The New York Times’a yaptıkları değerlendirmelerde, ABD’nin İran’a yönelik olası bir askeri müdahalesinin Venezuela örneğindeki gibi kısa olmayacağını; Tahran’ın füze kapasitesi, bölgesel müttefik ağı ve kökleşmiş liderlik yapısı nedeniyle uzun ve maliyetli bir çatışma riskinin yüksek olduğunu belirtiyor.
ABD’nin Orta Doğu’da askeri gücünü artırması ve Başkan Donald Trump’ın Tahran’a karşı farklı seçenekleri değerlendirmesiyle eş zamanlı olarak, uzmanlar İran’a yönelik bir saldırının son derece karmaşık olacağı ve Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun kaçırılmasıyla sonuçlanan operasyona benzer şekilde kolay gerçekleşmeyeceği uyarısında bulunuyor.
Uzmanlar, böyle bir adımın uzun süreli bir çatışmayı tetikleyebileceğine dikkat çekiyor.
Bu bağlamda, çatışma çözümüne odaklanan bir kuruluş olan Uluslararası Kriz Grubu’ndan Ali Vaez, New York Times gazetesine yaptığı açıklamada, “İran söz konusu olduğunda düşük maliyetli, kolay ya da ‘temiz’ bir askeri seçenek yok” dedi.
Vaez ayrıca, “Amerikalıların hayatını kaybetmesi yönünde gerçek bir risk var” ifadelerini kullanarak bunun Trump’ın hesaplarında önemli bir faktör olacağını, “özellikle de seçim yılında” daha belirleyici hale geleceğini vurguladı.
Amerikan gazetesine göre İranlı liderler, geniş askeri kapasitelere ve bölgede karşılık vermelerine yardımcı olabilecek bir müttefik ağına sahip.
Ocak ayında Venezuela’ya yönelik ABD operasyonu öncesinde ülkenin hava sahası savunmasız durumdayken, İran Orta Doğu’daki en büyük ve en çeşitli füze cephaneliklerinden birine sahip.
Buna insansız hava araçları ve gemisavar silahlar da dahil.
İran’ın orta menzilli füzeleri, Orta Doğu’daki ABD üsleri dahil olmak üzere 1200 milden (yaklaşık 1900 kilometre) daha uzak hedefleri vurabilecek kapasitede.
New York Times’a göre İran’ın, özellikle Tel Aviv’in haziran savaşında ve Gazze’deki savaşta önleme füzesi stoklarını tüketmiş olmasının ardından, israildeki büyük şehirleri hedef alması da muhtemel.
Chatham House Orta Doğu ve Kuzey Afrika Programı Direktörü Sanam Vakil ise, “Tahran’ın stratejisi hızlı tırmanma ve istikrarsızlığı birden fazla cepheye yayarak maliyeti dağıtmaktır” dedi.
Vakil’e göre İranlı yetkililer, bölgesel bir savaş ihtimalinin oluşturacağı “korku faktörünün” Trump’ı saldırı kararı almadan önce iki kez düşünmeye zorlayacağına inanıyor.
Gazete, İran’ın Yemen’deki Husiler ile Lübnan’daki Hizbullah’ı kapsayan “direniş ekseni” olarak adlandırılan yapıyı yönettiğini belirtiyor.
Söz konusu gruplar süren savaş nedeniyle zarar görmüş olsa da, ABD güçlerine ve müttefiklerine saldırı düzenleme kapasitesine sahip olmaya devam ediyorlar.
Bu durum, olası bir çatışmayı daha da karmaşıklaştırabilir ve kapsamını genişletebilir.
Irak’ta İran’a bağlı bir grup, Washington’un Tahran’a saldırması halinde İran’a destek vereceğini açıkladı.
Uzmanlar ise Husilerin Kızıldeniz’deki ticari gemi trafiğini hedef alabileceğini ifade ediyor.
Köklü İran liderliği Venezuela’da Washington iki saat süren bir operasyonla Maduro ve eşini kaçırabilmişti.
Ancak İran’da, özellikle de İslam İnkılabı Lideri Ali Hamaney gibi üst düzey isimlere ulaşmak bu kadar kolay olmayacaktır.
Gazete bunu, “İran’daki gerçek gücün yaklaşık yarım asır boyunca kökleşmiş güçlendirilmiş bir sistem tarafından yönlendirilmesi” ile gerekçelendiriyor.
Vakil, “Hedef liderliği devirmekse, Venezuela’dakine benzer bir operasyonu gerçekleştirmek son derece zor olabilir” değerlendirmesinde bulundu.