Haber Detayı
Çin’den gizli nükleer hamle iddiası
ABD istihbaratına göre Çin, yeni nesil nükleer silahlar geliştirmek için gizli testler yürütüyor.
ABD istihbarat kurumları, Çin’in yeni nesil nükleer silahlar geliştirdiğine ve son yıllarda en az bir gizli nükleer test gerçekleştirdiğine inanıyor.
CNN’in istihbarat değerlendirmelerine vakıf kaynaklara dayandırdığı haberine göre, söz konusu adımlar Pekin’in nükleer kapasitesini ileri bir aşamaya taşımayı hedefliyor.
Değerlendirmeler, Çin’in nükleer cephaneliğini teknolojik açıdan dünyanın en gelişmişi haline getirmeye çalıştığını ve yaptığı yatırımlarla Rusya ve ABD’ye daha yakın bir seviyeye ulaştığını ortaya koyuyor.
Bu yatırımların, Pekin’e Moskova ve Washington’un sahip olmadığı bazı teknik kabiliyetler kazandırabileceği belirtiliyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde Çin’in Haziran 2020’de ülkenin kuzeybatısındaki Lop Nur tesisinde gizli bir nükleer test gerçekleştirdiğini açıklamıştı.
Olayla ilgili toplanan bulguların incelenmesi, testin Çin’in ikinci nesil nükleer silahlar geliştirme çabalarının bir parçası olduğu ve aynı zamanda tek bir füze üzerinde birden fazla küçük nükleer başlık taşıyabilen sistemler üzerinde çalıştığını gösterdiği sonucuna varılmasına yol açtı.
Kaynaklara göre Pekin, coğrafi olarak yakın hedeflere karşı kullanılabilecek düşük güçlü nükleer silahlar da geliştiriyor.
Bu silahların, örneğin Çin’in Tayvan’ı ele geçirme kararı alması halinde olası bir saldırıya vereceği karşılık senaryosunda devreye girebileceği değerlendiriliyor.
ABD’li yetkililer daha önce Çin’in nükleer tesislerini yoğun biçimde genişlettiğini ve yeni teknolojiler geliştirmeye çalıştığını belirtmişti.
Şimdi ise bu değerlendirmeyi en azından kısmen destekleyen kanıtların bulunduğuna inanılıyor.
Çin, 1964 yılından bu yana nükleer silahlara sahip ve dünyada en hızlı nükleer başlık üreten ülkelerden biri olarak öne çıkıyor.
Ancak sahip olduğu toplam nükleer başlık sayısı, Rusya ve ABD’nin envanterine kıyasla oldukça düşük.
Pentagon daha önce yaptığı açıklamada, Çin’in nükleer cephaneliğini genişletme ve modernize etme çabalarının, kriz veya çatışma öncesinde ve sırasında Pekin’e yeni seçenekler sunabileceğini ve nükleer silahları zorlayıcı amaçlarla kullanma, hatta ABD’nin bölgedeki müttefik ve ortaklarına karşı askeri provokasyonlarda bulunma imkânı sağlayabileceğini ifade etmişti. 2024 yılında Savunma İstihbarat Ajansı tarafından yayımlanan bir raporda da Çin’in nükleer cephaneliğini yeniden şekillendirirken ABD’yi temel referans noktası olarak aldığı belirtilmişti.
Tarihsel olarak Çin, nükleer silahları savunma ve caydırıcılık amacıyla kullandığını, başkalarının kendisine karşı nükleer silah kullanmasını veya tehdidinde bulunmasını önlemeyi hedeflediğini ve onlarca yıldır “ilk kullanmama” politikası izlediğini açıklıyordu.
Ancak son dönemde Pekin’in bu yaklaşımında değişim olabileceği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
Middlebury Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü’nden silah kontrolü uzmanı Jeffrey Lewis, “Çinli nükleer silah mühendisleri, yalnızca 45 testten elde edilen sınırlı verilere yeterince güven duymuyor olabilir.
Bu testlerin çoğu atmosferde ve zayıf ölçüm ekipmanlarıyla gerçekleştirildi” dedi.
Yetkililer, bunun Çin’i yeniden patlayıcı nükleer testlere yöneltebilecek başlıca nedenlerden biri olabileceğini düşünüyor.
Konuya yakın bir kaynak, “Tamamen yeni bir silah nesline sahipler ve bununla ilgili kapsamlı bir veri tabanları yok” ifadelerini kullandı.
Kaynaklara göre modernizasyon sürecinin bir parçası olarak Çin, manevra kabiliyeti ve hayatta kalma kapasitesine büyük yatırım yaptı.
Pekin’in, ABD’nin olası bir ilk saldırıyla nükleer kapasitesini tamamen yok edebileceğinden endişe ettiği belirtiliyor.
Washington’daki yetkililer ayrıca Çin’in sistemlerinin güvenilirliği konusunda kaygı duyduğunu ve bu nedenle nükleer başlıklarının hedeflerine ulaşmasını garanti altına alacak teknolojilere yatırım yaptığını değerlendiriyor.
Kaynaklara göre Çin, 2020’de söz konusu testi gerçekleştirdiği dönemde olası bir ABD saldırısına karşı daha temkinli ve endişeliydi.