Haber Detayı

‘BOP’ olmadı ‘BoP’ verelim
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
23/02/2026 04:00 (1 saat önce)

‘BOP’ olmadı ‘BoP’ verelim

Dahası, bu asimetrik ortamda, BoP bir taraftan, Hamas’tan tam silahsızlanma talep ediyor diğer taraftan halen Batı Şeria’da tekrarlanan yapısal işgal, yerleşim genişlemesi, pogrom ve ilhak baskılarına gözlerini kapatıyor. BoP aslında şu mesajı veriyor: İsrail’e güvenlik, Filistin’e disiplin, yoksa şiddet baskı.

BOP, bölgeyi demokratikleştirerek yeniden inşa edecekti, yangın yerine çevirdi.

Siyonizmin önü Gazze soykırımına kadar açıldı.

Şimdi yeni BoP (Board of Peace), hiç olmazsa Gazze’yi yapalım projesi var.

Bu projede lafta bile demokrasi, barış, ahlak yok!

BAŞKANIN KLÜBÜ BoP, ne BM gibi antlaşmaya dayalı bir örgüt ne de klasik bir koalisyon.

Trump ’ın şahsında kristalleşen, kişisel bir yapıntı, adeta başkanın özel kulübü.

Ve çok tuhaf bir “kulüp”: Kalıcı üyelik için bir milyar dolar “giriş ücreti” veriliyor.

Trump, kaydı hayat şartıyla ve veto hakkıyla gündemi kontrol yetkisi olan bir başkan.

Bu hukuki zemini belirsiz, Trump’ın kaprisine ve siyasi/ doğal ömrüne bağlı bir “kulüp”.

Tarih, böyle örnekleri ciddiye almaz ama katılanları da defterine öven sıfatlarla değil, kimilerini de kullanışlı fırsatçılar, suç ortakları olarak geçirebilir.

Diğer taraftan, BoP’un önünde üç aşılamaz engel var: Hamas silahsızlanmayı İsrail’in çekilmesine, İsrail de çekilmeyi tam silahsızlanmaya bağlıyor.

İstikrar Gücü’nün zorlayıcı yetki sınırları belirsiz.

Beş bin kişilik askeri üs planı (45 Kapalı Çarşı alanı büyüklüğünde Filistin toprağını gasp edecek) ise askeri, sömürgeci bir yapılanma modeline işaret ediyor.

Gazze yeniden inşa edilmiyor, bu üssün vesayeti altında sömürgeleştiriliyor.

Bu koşullarda, Çin ve Rusya BoP’a katılmıyor, Avrupa çekingen. “Küresel Güney” de bu projeyi iyi tanıdığı için uzak durdu.

BoP, hızla ABD yanlısı, çıkar güden devletlerin geçici ittifakına dönüştü.

En kötü senaryoda ise BoP, BM’nin zaten sınırlı barışı koruma kapasitesini aşındırırken yerine daha güçlü bir şey koyamadığı için küresel istikrarsızlığı daha da derinleştirebilir.

Bu duruma düşmemek için 1945 sonrasının kalıcı yapılanmalarının, karizmatik merkezileşme ile değil, geniş meşruiyet (çok taraflı rıza) ve kurumsal normlarla inşa edildiğini anımsamak gerekir. ‘BAĞIŞLAMAK MÜMKÜN MÜ?’ T.S.

Eliot Gerontion şiirinde soruyordu: “Bu kadar şey bildikten sonra, bağışlamak mümkün mü?” BoP’un bütün teknik mimarisini, hatta varlığını gölgeleyen asıl soru işte budur.

BoP’un kuruluş belgelerinde silahsızlanma, istikrar getirme, finansman, güvenlik mimarisi var ama Gazze’de yaşanan felaket (soykırım) yok, yas tutmak yok, kayıpları tanımak yok, hesap sorma mekanizması hatta niyeti yok.

BoP’un “kalbinde” çok büyük bir ahlaki boşluk var.

Böyle tarihi ölçekte, kıyamet boyutunda bir yıkım yaratan çatışmalardan sonra, etikte iki model çarpışır: İstikrar öncelikli “realizm” (Güçlü yapabileceğini yapar, güçsüz katlanabildiğince katlanır) i le adalet merkezli barış.

İlki silahsızlandırır, gasp eder, ekonomik olarak yeniden şekillendirir; adaletle ilgilenmez.

İkincisi önce adaletin (zararın tanınmasının, hesap verebilirliğin) yerine getirilmesini, onurun onarılmasını gerektirir.

BoP birinci modeli seçiyor.

Oysa Gazze sıradan bir devletlerarası çatışma değil; onlarca yıllık bir adaletsizlik örneği: Sürgün, işgal, derin asimetri, soykırıma varan sivil yıkım.

Dahası, bu asimetrik ortamda, BoP bir taraftan, Hamas’tan tam silahsızlanma talep ediyor diğer taraftan halen Batı Şeria’da tekrarlanan yapısal işgal, yerleşim genişlemesi, pogrom ve ilhak baskılarına gözlerini kapatıyor.

BoP aslında şu mesajı veriyor: İsrail’e güvenlik, Filistin’e disiplin, yoksa şiddet baskı.

Eliot’ın sorusu bizi tam buraya getiriyor.

Bağışlama -gerçek anlamda bağışlama- gerçeği, zararın kabulünü, pişmanlık ya da en azından tanımayı ve felaketin tekrarlanmayacağına dair sağlam bir güvenceyi gerektirir.

BoP yalnızca sonuncusuna odaklanıyor ve yalnızca İsrail halkı için.

BoP Filistin halkına, mülksüzleşme, sürgün, gitmeyenlere de kölelik vaat ediyor!

BoP’ta Filistinliler için hiçbir siyasi gelecek yok; tarihin öznesi olarak Filistin halkının siyasi öznelliğine dair tek bir cümle yok.

Çünkü BoP Filistin halkını özne olarak değil nesne olarak görüyor!

BoP’un gerçek tehlikesi belki de budur: Büyük ölçekli bir yıkım, hatta bir soykırımdan sonra, adaletin, ahlaki yüzleşmenin yerine sahadaki son durumu (yıkımı) idari düzenlemelerle normalleştirmek.

Böyle bir örnek dünyaya şunu öğretecektir: Soykırım çapında bir yıkımın ardından “Güçlü yapabileceğini yapar, güçsüz katlanabildiğince katlanır”.

Biri “ya sosyalizm ya barbarlık” mı demişti?

İlgili Sitenin Haberleri