Haber Detayı
Otomotiv sektörünün gözü Avrupa’dan gelecek kararda - Otomobil Haberleri
Avrupa Birliği'nin (AB) otomotiv sanayisini temiz ve rekabetçi bir yapıya dönüştürmeyi amaçlayan 'önlemleri' tartışılmaya devam ediyor. AB yetkililerine göre, kıtada yerli üretim çerçevesini şekillendirecek ve “Endüstriyel Hızlandırıcı Yasası (IAA)” adını taşıyan düzenlemenin 26 Şubat’ta açıklanması bekleniyor.
Avrupa Birliği nin (AB) otomotiv sanayisini temiz ve rekabetçi bir yapıya dönüştürmeyi amaçlayan önlemleri tartışılmaya devam ediyor.
Kısaca otomotiv paketi olarak anılan bu yeni stratejide, Made in EU yani AB de üretilmiştir vurgusunun yapılması başta Türk otomotiv sanayisi olmak üzere küresel otomotiv endüstrisinde de gündemdeki yerini koruyor.
Hatırlanacak olursa, Avrupa nın bu yeni stratejisinin temelini oluşturan taslak metin geçtiğimiz haftalarda Avrupa Komisyonu ndan geçmişti.
Brüksel, kıtadaki elektrikli araç üreticilerini, devlet teşviklerinden yararlanmak için araçlarındaki bileşenlerin en az yüzde 70 inin AB sınırları içerisinde üretilme şartı getirmeye planlıyor.
Avrupa nın bu hamle ile Çin den gelen yoğun rekabet baskısına karşı dik durabilmesi hedefleniyor.
Bu konudaki son sözü ise Avrupa Parlamentosu söyleyecek.
YÜZDE 70 ŞARTI DEĞİŞEBİLİR Söz konusu düzenlemenin merak edilen detayları ise Financial Times tarafından ortaya çıkarıldı.
Financial Times in haberinde yer alan taslak mevzuata göre, devlet destekli araç satın alma programlarından yararlanan ya da kamu kurumları tarafından satın alınan veya kiralanan yeni elektrikli, hibrit ve yakıt hücreli araçların AB içinde monte edilmesi gerekecek.
Ayrıca batarya hariç olmak üzere araç bileşenlerinin fiyat bazında en az yüzde 70’inin AB’de üretilmiş olması şartı aranacak.
Düzenleme, araç bataryasının bazı ana bileşenlerinin de AB menşeli olmasını öngörüyor.
Otomotiv sektörü yetkilileri, elektrikli araç endüstrisinin batarya teknolojisi ve hammaddede Çin’e büyük ölçüde bağımlı olması nedeniyle bu şartın karşılanmasının zor olabileceğine dikkat çekiyor.
Altı çizilmesi gereken nokta ise, Financial Times in ulaştığı taslak metinde yüzde 70’lik yerli parça oranının köşeli parantez içinde yer alması oldu.
Bu durum. söz konusu eşiğin henüz netleşmediğine ve müzakere sürecinde değişiklik gösterebileceğine işaret ediyor İNGİLTERE VE TÜRKİYE Yİ DE KAPSASIN ÇAĞRISI Avrupa daki yasa taslağı, son dönemin en büyük sektörel tartışmalarını da beraberinde getirdi. Öyle ki, sektörler tarafından yoğun lobi faaliyetlerine konu olan yeni mevzuat, yenilenebilir enerji ve batarya gibi temiz teknoloji alanındaki şirketler ile otomotiv yan sanayi firmalarının şimdiden desteğini aldı.
Otomobil üreticileri ise ikiye bölünmüş durumda.
BMW söz konusu kuralların gereksiz maliyet ve bürokrasi yaratacağı uyarısında bulunurken, Volkswagen (VW) ve Stellantis Avrupa’da üretilmiştir ibareli bir kamu destek programı çağrısı yaparak üreticilerin yerli parça kullanımını yeni teşvik edecek bir sistem talep etti.
Bazı diğer otomobil üreticileri ise Avrupa’da üretilmiştir kuralının yalnızca AB ile sınırlı kalmayıp Türkiye ve Birleşik Krallık gibi üretim merkezlerini ve Japonya gibi büyük ticaret ortaklarını da kapsayacak şekilde genişletilmesi çağrısında bulunuyor.
OTOMOTİV İHRACATININ YÜZDE 70 İ AVRUPA YA YAPILIYOR Yılda yaklaşık 1,5 milyon adet araç üreten ve ihracatının yaklaşık yüzde 70’ini Avrupa’ya gerçekleştiren Türk otomotiv sanayisi, söz konusu gelişmeleri yakından izliyor.
Sektör temsilcileri, Türkiye’nin dışarıda bırakıldığı bir denklemde Avrupa otomotiv sanayisinin rekabet gücünü korumasının zorlaşacağı görüşünü dile getiriyor.
Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük beş pazarından biri konumunda bulunması; ayrıca kıtanın en önemli hafif ticari araç üretim merkezlerinden biri ve en büyük otobüs üretim üssü olması, konunun stratejik önemini daha da artırıyor.
AB yetkililerine göre, kıtada yerli üretim çerçevesini şekillendirecek ve “Endüstriyel Hızlandırıcı Yasası (IAA)” adını taşıyan düzenlemenin 26 Şubat’ta açıklanması bekleniyor.
Ancak Avrupa genelinde süren tartışmaların, yasanın açıklanma sürecini geciktirmesi sürpriz olmayacaktır.
Taslak metindeki “Avrupa’da üretilmiştir” ifadesi yerine, daha kapsayıcı ve iş birliğine açık bir anlayışı yansıtacak şekilde “Avrupa ile üretilmiştir” ifadesinin tercih edilmesi, taraflar arasında makul bir uzlaşının kapısını aralayabilir.