Haber Detayı
Sıcak para rezervi aştı: 97 milyar dolarlık fark
2025’te Türkiye’ye 5,9 milyar dolarlık sıcak para girişi olurken, 16,6 milyar dolarlık kaynağı belirsiz çıkışla net 10,7 milyar dolar çıkış yaşandı. Buna rağmen yabancıların sıcak para stoku 2,2 milyar dolar artarak 308,9 milyar dolara yükseldi.
2025’te Türkiye’ye portföy yatırımı, kısa vadeli kredi, efektif ve mevduat şeklinde net 5,9 milyar dolar yeni sıcak para girerken, 16,6 milyar dolarlık kaynağı belirsiz çıkışla; net çıkış 10,7 milyar dolar olarak gerçekleşti.Yabancıların hisse senedi, tahvil, bono, kısa vadeli kredi, efektif ve mevduat olarak park etmiş sıcak para stokunun piyasa değeri ise 2,2 milyar dolar arttı.Dünya'dan Naki Bakır'ın haberine göre, küresel ekonomi ve finansta çalkantılı geçen 2025 yılında Türkiye’den sıcak para çıkışı yaşanmasına rağmen yabancıların hisse senedi, tahvil, bono, kısa vadeli kredi, efektif ve mevduat olarak park etmiş bu nitelikteki portföyünün piyasa değeri artmaya devam etti.Yabancı yatırımcıların kalıcı nitelikteki doğrudan yatırımlarının aksine, ülkede riskler arttığında ani bir kararla hızla çıkabileceği için finansal piyasalarda ve genel ekonomide dalgalanmalara ve krizlere yol açma tehlikesi bulunan “sıcak para” stoku, yılık bazda 2 milyar 233 milyon dolarlık net artışla 2025 sonu itibarıyla 308 milyar 944 milyon dolar oldu.10,7 MİLYAR DOLARLIK NET ÇIKIŞMerkez Bankası’nın açıkladığı ödemeler dengesindeki akım verilere göre 2025 yılında ülkeye “sıcak para” niteliğindeki kalemlerdeki hareketlerin netine göre Türkiye’ye bu alanda 5 milyar 918 milyon dolarlık bir giriş oldu.
Ancak ödemeler dengesi tablosunda “net hata ve noksan” kaleminde gösterilen 16 milyar 647 milyon dolarlık “kaynağı belirsiz” çıkışla birlikte geçen yıl fiilen yaşanan toplam net 10 milyar 729 milyon dolarlık çıkış gerçekleş oldu.
Aynı hesapla önceki yıl net 24 milyar 149 milyon dolarlık bir sıcak para girişi yaşanmıştı.2025 yılında Türkiye’ye sıcak para girişleri ağırlıkla yabancıların tahvil, bono gibi borçlanma senetlerine yatırımları alanında gerçekleşti.
Yabancılar geçen yıl 3 milyar 518 milyon doları bankalar, 3 milyar 518 milyon doları genel hükümet, 3 milyar 126 milyon doları da özel sektörce ihraç edilen kağıtlar olmak üzere Türk kağıtlarına toplam 10 milyar 234 milyon dolar yatırdılar.
Merkez Bankası’nın 5 milyon dolarla net ödeyici olması nedeniyle borçlanma senetlerine net yabancı yatırımı 10 milyar 229 milyon dolar olarak gerçekleşti.Geçen yıl yabancılar Borsa’da ise özel sektör hisselerinde 1 milyar 963 milyon ve banka hisselerinde 117 milyon dolar olmak üzere toplam 2 milyar 80 milyon dolarla net alıcı oldular.
Böylece yabancıların yıllık bazda net portföy yatırım girişi 12 milyar 309 milyon dolar oldu.
Söz konusu tutar önceki yıl 21 milyar 509 milyon dolar olan net girişin yaklaşık yarısı düzeyinde kaldı. 2025’te yabancıların Merkez Bankası’ndaki kısa vadeli mevduat hesaplarından net 11 milyar 808 milyon dolar çekiliş yaşandı.
Yabancı bankaların Türk bankalarındaki TL mevduatları net 5 milyar 790 milyon, yabancı para mevduatları 3 milyar 396 milyon ve yurt dışı kişilerin mevduatları 191 milyon dolar arttı.
Geçen yıl bankalar yurt dışından kullandıkları kısa vadeli kredilerde 8 milyar 586 milyon dolarla net ödeyici olurken, reel sektör net 2 milyar 414 milyon dolar yeni kısa vadeli kredi kullanıldı.
Böyle kısa vadeli dış krediler hanesinde net bazda 6 milyar 172 milyon dolarlık bir çıkış şayandı.
Özel sektör kısa vadeli “ticari” kredilerde ise net bazda 2 milyar 21 milyon dolarlık yeni kullanıma gitti.TOPLAM SICAK PARA HACMİMerkez Bankası’nın uluslararası yatırım pozisyonu verilerine göre ise istikrarsızlık ve risk algısı durumlarında çıkış eğilimine giren sıcak para yatırımlarının Türkiye’deki stoku, geçen yılki çıkışlara rağmen piyasa değeri bazında büyümeye devam etti.
Hisse senedi ve borçlanma araçları ile mevduata park etmiş ve kısa vadeli krediler şeklinde gelmiş bulunan sıcak para yatırımlarının Türkiye’deki stokunun 2024 sonunda 306,7 milyar dolar olan piyasa değeri geçen yıl 2,2 milyar dolar büyüyerek aralık sonu itibarıyla 308,9 milyar dolara yükseldi.Bu stokun 135,4 milyar dolarla en büyük bölümünü portföy yatırımları oluşturuyor.
Portföy yatırımlarının da 63,7 milyar doları devlet, 21 milyar doları bankalar ve 17,1 milyar doları özel sektörce ihraç edilenler olmak üzere toplam 101,9 milyar dolarlık bölümü Türk borçlanma senetlerine park etmiş durumda.
Yabancıların Türk tahvil bonolarındaki portföyü geçen yıl 10,7 milyar dolar büyüdü.Yabancı portföy yatırımlarının piyasa değeri itibarıyla 33,6 milyar doları ise Borsa’daki hisse senetlerinde.
Bu portföyde piyasa değeri olarak 28,3 milyar dolarlık Türk şirket hissesi ve 5,3 milyar liralık banka hissesi yer alıyor.
Geçen yıl yabancıların portföyündeki banka hisselerinin değeri 479 milyon dolar azalırken, özel sektör hisselerinin toplam değeri 388 milyon dolar arttı.Kayıtları Merkezi Kayıt Kuruluşu’nca (MKK) tutulan hisse senetlerinin piyasa değeri her ay açıklanan “uluslararası yatırım pozisyonu” tablosunda stok veri; iki dönem arasındaki değişim ise fiyat ve kur hareketlerinden arındırıldıktan sonra ödemeler dengesi tablosundaki “sermaye hesabı” kalemine “akım veri” olarak kaydediliyor.
Hisse senedi stoku içinde yer almakla birlikte yüzde 10 kriterini aşan ve BIST’te gerçekleştirilen hisse senedi alımları, portföy yatırımı yerine doğrudan yatırım sayılıyor ve dolayısıyla sıcak para stokunda yer almıyor.Yabancıların Merkez Bankası’ndaki kısa vadeli mevduatları ile bankalardaki TL ve yabancı para cinsi mevduatların toplam hacmi 2025’te 5,1 milyar dolar azalarak yıl sonu itibarıyla 91,7 milyar dolara inmiş bulunuyor.
Aynı tarih itibarıyla yabancıların bankalar ve diğer sektörlerden 11,9 milyar dolarlık kısa vadeli kredi ve özel sektörden 62,5 milyar dolarlık kısa vadeli ticari kredi alacağı bulunuyor. 2025’te kısa vadeli kredilerin hacmi 6,4 milyar dolar azalırken, ticari kredilerde 2,8 milyar dolarlık net yeni kullanım gerçekleşti.
Türkiye’nin Uluslararası Para Fonu (IMF) nezdindeki “Özel Çekme Hakkı” (SDR) ise 2025 sonu itibarıyla 7,4 milyar dolar.GÖSTERGELERDE KIRILGANLIK İŞARETİ VAR MIBir ülkeye kısa vadeli kazanç amacıyla giren ve aynı hızla çıkabilen yabancı sermayeye, “sıcak para” deniyor.
Fabrika kurma, üretim yapma şeklindeki kalıcı nitelikteki doğrudan yatırımların aksine, daha çok faiz, kur farkı, borsa getirisi gibi finansal kazançların peşinde olan sıcak para, hisse senedi veya kısa vadeli tahvil, bono (borç senedi) alımları, yerli bankalarına ve reel sektöre açılan kısa vadeli krediler, bankalarda mevduat hesabı açma şeklinde gerçekleşiyor.Genel anlamda sıcak para yatırımları “para ile para kazanma” esasına dayanırken, bunun “carry trade” diye adlandırılan türü ise sahip olunmayan (borç alınan) para ile para kazanma şeklinde işliyor.
Düşük faizli bir ekonomiden alınan borçla, yüksek faizli bir ekonomideki finansal araçlara yapılan kısa vadeli yatırımlar, ilgili ülkenin ulusal parasının dövizler karşısındaki değeri düştüğü ya da sabit kaldığı durumlarda, yüksek getiriler sağlıyor.Söz konusu yatırımlar, girdiği ekonomide kaynak bolluğu sağlasa da küresel veya ulusal risklerde artış yaşanması durumunda yatırımcıların dövizlerini alıp gitme kolaylığı nedeniyle ani çıkış yapabiliyor ve bu durum ulusal ekonomide hasara yol açabiliyor.Türkiye’de bulunan 309 milyar dolayındaki sıcak para hacmi, Merkez Bankasının 13 Şubat itibarıyla 211,8 milyar dolar olan toplam brüt rezervlerinin 97,1 milyar dolar üzerinde bulunuyor.
Bu iki gösterge birlikte okunduğunda, belirli bir hassasiyete işaret ediyor.
Uzmanlar, “Eğer ekonomi üretim artışı, ihracat geliri ve kalıcı sermaye çekimi yaratıyorsa sıcak para destek olur.
Ama büyüme modeli faiz– kur dengesi ve dış finansmana dayanıyorsa sistem hassastır” görüşünde.DÖVİZ-ALTIN ALIRKEN DİKKATHazine ve Maliye Bakanlığı, yetkisiz döviz alım-satımı yapan işletmelere yönelik denetimleri artırarak 194 kaçak büro hakkında işlem başlatmıştı.
Yetkili Müesseseler ve Döviz Büroları Derneği Başkanı Serdar Yerlioğlu, 5 bin döviz ve 40 bin kuyumcu işletmesinin yetkisiz olarak işlem yaptığını belirtmişti.Yerlioğlu, yetkisiz işletmelerden döviz alım-satımı yapan vatandaşların da bazı durumlarda soruşturma kapsamına girebileceği uyarısında bulundu.
Yerlioğlu, "İşlemin suç gelirleriyle bağlantılı olması, bilerek ve isteyerek yasa dışı faaliyete iştirak edilmesi gibi durumların tespiti hâlinde, vatandaş da soruşturma kapsamına dâhil edilebiliyor" ifadelerini kullandı.Odatv.com