Haber Detayı

Mussolini ve Franco’nun ortak silahı: Futbolun faşist sahipleri
Spor odatv.com
23/02/2026 08:34 (1 saat önce)

Mussolini ve Franco’nun ortak silahı: Futbolun faşist sahipleri

İngilizlerin kurallarıyla doğan futbol; Mussolini’nin 'Calcio' inadından Franco’nun Real Madrid vitrinine, rejimlerin mülkiyet kavgasına dönüştü. Siperlerden meyhane masalarına uzanan bu 'tapu kavgası', meşin yuvarlağın sadece bir oyun değil, aynı zamanda bir kimlik savaşı olduğunu gösterdi.

2022-2023 sezonunda Avrupa kupalarında fırtına gibi esen İtalyan takımları, dünyaya tek bir slogan fısıldadı: "Calcio is back!" (Calcio döndü).Ancak bu slogan, sadece bir ligin pazarlama hamlesi değil; yüzyıllar öncesine dayanan bir mülkiyet iddiasının dışa vurumuydu.

İlhan Özgen, Futbol Tarihi 101 kitabındaki bugün milyarların izlediği bu oyunun tapu kavgasını, siperlerdeki ilk tekmelerden Londra’daki o meşhur meyhane masasına kadar bir çok hikayeyi içinde barındırıyor.MUSSOLINI’NİN YENİDEN KEŞFETTİĞİ OYUN: CALCIO STORICODünya "football" derken İtalyanların neden "Calcio" (tekme) dediğinin yanıtı, 1580’in Floransa’sında gizli.

Aristokratların, hatta Vatikan mensuplarının oynadığı Calcio Fiorentino, bir spor müsabakasından çok meydan savaşına benziyordu. 1700’lerde unutulan bu vahşi gelenek, 1900’lerin başında milliyetçilik dalgası ve Mussolini’nin "İtalyan köklerine dönüş" çağrısıyla yeniden canlandırıldı.

İtalya’nın en büyük kalemlerinden Gianni Brera’nın "İngilizler futbolu sadece yeniden icat etti" çıkışı, işte bu tarihsel inadın bir özetiydi.1930: Mussolini, Roma'daki Villa Torlonia'daki bir sahada Calcıo (futbol) oynuyorMussolini ve Franco, futbolun kitleleri büyüleyen gücünü keşfettiklerinde onu sadece bir spor olarak değil, rejimlerinin en sadık propaganda aracı olarak kurguladılar.

Her iki diktatörün futbol üzerindeki hakimiyet kurma biçimleri, adeta birbirinin kopyası gibiydi.

İlhan Özgen’in "Calcio" üzerinden anlattığı o tarihsel aidiyet kavgası, Mussolini döneminde doruk noktasına ulaşmıştı.

Mussolini, İtalyan halkına "futbolu İngilizler icat etmedi, biz zaten 16. yüzyılda Floransa’da Calcio Storico oynuyorduk" diyerek milliyetçi bir damar yakaladı.

Kulüp isimlerini zorla İtalyancalaştırarak (Milan’ı Milano, Genoa’yı Genova yaparak) İngiliz etkisini silmeye çalıştı.

Stadları Roma İmparatorluğu’nun arenaları gibi görkemli birer "faşizm mabedi" olarak inşa ettirdi ve 1934 ile 1938 Dünya Kupaları'nı kazanarak İtalya’nın dünyadaki gövde gösterisini yeşil sahalara taşıdı.FRANCO'NUN BEYAZ ELÇİSİ: REAL MADRİDFranco ise İspanya’da benzer bir stratejiyi biraz daha "iç düşman" odaklı yürüttü.

İç savaştan yorgun düşmüş halkı oyalamak için futbolu bir afyon gibi kullanan Franco, aynı Mussolini gibi yerel kimliklere savaş açtı.

Katalanların ve Baskların kulüp isimlerini zorla İspanyolca gramerine uydururken, tribünlerde kendi dillerini konuşmalarını yasakladı.

Mussolini’nin Milli Takım üzerinden kurduğu hakimiyeti, Franco kulüpler düzeyinde Real Madrid ile başardı.

Real Madrid’in Avrupa’daki üst üste kazandığı zaferler, Franco’nun uluslararası alandaki izolasyonunu kırmak için kullandığı bir "beyaz elçiye" dönüştü.Her iki lider de stadyumları, insanların siyaset konuşmak yerine deşarj olduğu devasa kontrol alanları olarak gördü.

Mussolini "Roma selamı" ile sahalarda ideolojik bir imza bırakırken, Franco da 1964’te Sovyetler Birliği’ne karşı kazanılan Avrupa Şampiyonluğu'nu komünizme karşı kazanılmış kutsal bir zafer olarak pazarladı.

Sonuçta her iki diktatör de futbolun sadece bir oyun olmadığını, kitleleri aynı bayrak altında hizaya getirmek için icat edilmiş en etkili "yumuşak güç" olduğunu kanıtlamış oldular.Franco, güncel ismiyle Bernabéu Stadı'ndaMEŞİN YUVARLAĞIN DOĞUŞU: CUJU, KEMARI VE TEPÜKFutbol tek bir noktada doğmadı; insanlığın topa vurma içgüdüsü her coğrafyada farklı bir isim aldı:Cuju (Çin): MÖ 3. yüzyıl.

Sadece ayakla oynandığı için FIFA tarafından futbolun atası kabul ediliyor.Kemari (Japonya): 7. yüzyıl.

Skorun olmadığı, topu havada tutmaya dayalı estetik bir oyun.Tepük (Türk): Kaşgarlı Mahmut’un Divânu Lugâti't-Türk’ünde geçen bu oyun, sanılanın aksine ayakla oynanan bir "badminton" (tüy top) prototipiydi.İLK TARTIŞMALAR: HÜR MASONLAR MEYHANESİTarihler 26 Ekim 1863’ü gösterdiğinde, Londra’nın Great Queen Caddesi’nde bulunan Freemasons’ Tavern (Hür Masonlar Meyhanesi), bugün milyarların tutkunu olduğu oyunun doğumuna tanıklık etti. 11 kulübün temsilcisi, futbolu kuralsız bir sokak kavgasından çıkarıp ortak bir zemine oturtmak için bu meyhanenin dumanlı bir odasında bir araya geldi.Ancak bu masada sadece uzlaşma değil, büyük bir "felsefe savaşı" vardı.

Toplantının başkanlığını N.N Club kaptanı Arthur Pember yaparken, "anayasa taslağını" hazırlayan isim avukat Ebenezer Cobb Morley idi.

Tartışmaların odağında ise "Hacking" (kaval kemiğine tekme atma) ve "Topu elle taşıma" vardı.Blackheath F.C. temsilcisi Francis Maule Campbell, "Sertliği çıkarırsanız bu oyundaki tüm cesareti ve kararlılığı öldürürsünüz, Fransızların oynadığı cılız bir oyuna çevirirsiniz!" diyerek masayı yumrukladı.

Ancak çoğunluk Morley’nin zekayı ve hızı önceleyen kurallarını kabul edince, Campbell ve ekibi meyhaneyi terk etti.

İşte o gün, o meyhane masasında futbol ve ragbi sadece fiziksel olarak değil, ruhen de birbirinden ayrıldı.

Futbolun ilk resmi kurumu olan The Football Association (FA), bu meyhanenin dumanları arasında doğmuş oldu.KAOSTAN KANUNA: İNGİLİZLERİN HEYKELTIRAŞ MESAİSİİngilizler belki topu ilk bulanlar değildi ama bu "kuralsız karmaşayı" bir heykeltıraş gibi yontarak modernize edenler onlardı.

Orta Çağ’da köyler arası oynanan ve ölümlerle sonuçlanan "Mob Football", okulların disipliniyle bir anayasaya kavuştu.1848’de Cambridge Üniversitesi’nde atılan bu adımlar, aslında elit okullardan (Eton, Harrow, Rugby) gelen öğrencilerin "ortak bir dilde" buluşma çabasıydı.

Özgen, bu kuralların futbolun kaba bir sokak dövüşü değil, bir "karakter eğitimi" aracı olarak görüldüğünü vurguladı.SİNSİLİĞE YER YOK: OFSAYTO dönemde kalenin önünde bekleyip beleş gol atmak "sinsilik" (sneaking) olarak görülür ve aşağılanırdı.

Cambridge Kuralları, oyuncu ile kale arasında en az 3 rakip olması gerektiğini şart koşarak pas oyununu zorunlu kıldı.VAHŞETE HAYIR (HACKING YASAĞI)Özgen'in en çok üzerinde durduğu detaylardan biri; Cambridge ekolünün kaval kemiğine vurmayı (hacking) tamamen yasaklaması oldu.

Bu, futbolun ragbiden kopup "uygar" bir yöne evrildiği ilk büyük makas değişikliğiydi.HAVADA YAKALA YERDE OYNA (FAIR CATCH)Havadan gelen topu elinle yakalayıp durdurabilirdin (Fair Catch), ancak ragbiye özgü o meşhur "topu koltuğunun altına alıp koşma" eylemi bu kuralla tarihe gömüldü.OYUNUN OKUL TEKELİNDEN HALKA İNMESİGüneydeki elit okullar futbolu tartışırken, kuzeyin çelik şehri Sheffield’da bambaşka bir devrim yaşanıyordu.

Nathaniel Creswick ve William Prest, 1857’de dünyanın ilk bağımsız kulübü Sheffield F.C.’yi kurarak, oyunu okulların tekelinden çıkarıp halka indirdiler.

İlhan Özgen, Sheffield’ın getirdiği yenilikleri futbolun "teknik iskeleti" olarak tanımladı.168 yıl önce kurulan dünyanın ilk futbol takımı Sheffield FCSERBESTLİK VE GOL YAĞMURUSheffield Kuralları'nda başlangıçta ofsayt yoktu!

Bu da oyunun çok daha hızlı, sert ve bol gollü geçmesini sağlıyordu.STRATEJİK DEVRİMLERBugün futbolun vazgeçilmezi olan köşe vuruşu (korner) ve serbest vuruş kavramları ilk kez bu mezhebin eseridir.

Hatta taç atışının "elle" yapılmasını da Sheffield’lılar futbol literatürüne soktu.ÜST DİREK VE ALAN SINIRICambridge kaleleri sonsuz bir boşlukken, Sheffield’lılar kalenin üzerine bir üst direk (crossbar) koyarak "golün sınırlarını" çizdiler.

Özgen, bu kararın futbolu bir şans oyunu olmaktan çıkarıp bir ustalık ve koordinasyon oyununa dönüştürdüğünün altını çizer.TAKIM KİMLİĞİ (KEPLER)Henüz formaların üzerine reklamların alınmadığı, renklerin bile netleşmediği o günlerde; takımların birbirini ayırt etmesi için sahaya kırmızı ve lacivert "keplerle" (başlıklar) çıkma zorunluluğu getirildi.İşte futbolu bugünkü haline getiren o iki temel "mezhep":1.

CAMBRIDGE KURALLARI (1856) "CENTİLMENLERİN ANAYASASI)Kulüp adı: University Football Club.Oyun sahanın ortasından başlar, her golden sonra başlama vuruşu tekrarlanır.Her golden sonra golü yiyen takım başlama vuruşu yapar.Top yan direklerin dışına çıkınca taç atışı (ayakla) yapılır.Top kalenin yanından geçtiğinde dışarı çıkmış sayılır.Top dışarı çıktığında en fazla 10 adım içeriden ayakla sokulur.Top iki direğin arasından ve ipin (üst direk niyetine) altından geçerse gol olur.Havadan gelen top yakalanabilir (Fair Catch) ama topu tutup koşmak yasaktır.Ofsayt: Pası alan oyuncu ile rakip kale arasında en az 3 rakip futbolcu olmalıdır.Tutmak, itmek ve çelme takmak (hacking) kesinlikle yasaktır.Maçlar gol üstünlüğüne göre sonuçlanır.2.

SHEFFIELD KURALLARI (1858) "SOKAKTAKİ ADAMIN DEVRİMİ"Başlama vuruşu top yerdeyken (place kick) yapılmalıdır.Kale vuruşu 25 yardadan daha uzaktan yapılamaz.Rakibin ayağından gelen top havada yakalanırsa (Fair Catch) serbest vuruş hakkı doğar.Şarj, vuruş anında adildir; ancak oyuncu topa dokunmadığı sürece kaçınılabilir.Rakibi elle itmek serbesttir; ancak kaval kemiğine tekme atmak (hacking) yasaktır.Topu tutmak (serbest vuruş hariç) yasaktır.Hiçbir oyuncu tutulamaz veya çekilemez.Topu yerden elle almak (taç hariç) kural dışıdır.Top itilebilir veya vurulabilir.Gol, ayakla atılmalıdır.Taca çıkan top ölüdür; topu taca atan taraf 6 yarda uzağa atmalıdır.Takımların ayırt edilmesi için lacivert veya kırmızı "kepler" (başlık) takılmalıdır.BÜYÜK KOPUŞ: RAGBİ VE FUTBOLUN AYRILAN YOLLARI26 Ekim 1863’te Londra’daki Freemasons’ Tavern’de toplanan 11 kulüp, The Football Association (FA)’ı kurdu.

Ancak toplantıda büyük bir kavga çıktı.

Ragbi ekolünden gelenler, rakibin kaval kemiğine tekme atmayı (hacking) savunuyordu.

Bu vahşet yasaklanınca ragbiciler masayı terk etti. 8 Aralık 1863’te yayınlanan "Laws of the Game" (Oyunun Kanunları) ile futbol artık ragbiden resmen kopmuştu.EVRİMİN SON ADIMLARIİlhan Özgen’in notlarına göre oyun, bugün izlediğimiz forma şu adımlarla ulaştı:1871: Kaleci pozisyonu tanımlandı.1881: Hakem kavramından ilk kez bahsedildi.1891: Penaltı vuruşu kabul edildi.1897: Oyuncu sayısı 11, maç süresi 90 dakika olarak onandı.1925: Ofsaytta "üç rakip oyuncu" şartı ikiye düşürülerek modern futbolun hızı tescillendi.Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri