Haber Detayı
BIST AI ne zaman gelir... Türkiye Yapay Zekâ Endeksi için üç eşik
Yapay zeka günden güne gelişiyor. Dünya yazarı Murat Duran, " Bu kadar merkezi, bu kadar dönüştürücü bir güç için neden bir endeksimiz yok? Neden “AI 100”, “Türkiye Yapay Zekâ Endeksi” ya da “BIST AI” diye bir gösterge konuşmuyoruz?" diye sordu.
"Yapay zekâ, zamanı hızlandırdı.
Dün araştırma makalesi olan şey, bugün ürün; bugün ürün olan şey, yarın altyapı." diyen Dünya yazarı Murat Duran, " Bu kadar merkezi, bu kadar dönüştürücü bir güç için neden bir endeksimiz yok?
Neden “AI 100”, “Türkiye Yapay Zekâ Endeksi” ya da “BIST AI” diye bir gösterge konuşmuyoruz?" diye sordu.Yapay zekâ uygulamalarındaki artışa dikkati çeken Duran, "...yatırım sunumlarında AI etiketi olmayan sayfa neredeyse kalmadı; start-up ekosistemi “AI-first” olmadan fon bulmakta zorlanıyor." dedi.
Bu dalganın ölçüsünün olmayışına vurgu yapan Duran, "Sürdürülebilirlik için endeksler var; ESG puanları var; yeşil tahviller var.
Peki yapay zekâ için kolektif bir barometre neden yok?" dedi.Peki yapay zeka için yeni bir endeks ne zaman ortaya çıkar ya da buna neden ihtiyaç var?
Duran, şöyle anlattı:"Endeks, bir sektörün olgunlaştığının işaretidir.
Önce teknoloji doğar, sonra şirketler kurulur, ardından yatırımcı ilgisi artar; nihayetinde piyasa der ki: “Bunu ölçmeliyiz.” İşte o an endeks doğar.
Türkiye’de yapay zekâ ekosistemi henüz parçalı: Bir yanda savunma ve sanayide derin teknoloji; bir yanda fintech ve e-ticarette uygulama katmanı; bir yanda üniversitelerde araştırma; diğer yanda sosyal medyada mikro-SaaS girişimleri.
Hepsi var ama aynı sepette değiller.Oysa bir Yapay Zekâ Endeksi, bu dağınık enerjiyi tek bir hikâyeye dönüştürebilir.
Hangi şirket gerçekten AI üreticisi, hangisi sadece AI kullanıcısı?
Gelirinin ne kadarı yapay zekâdan geliyor?
Ar-Ge yoğunluğu nedir?
Patent, yayın, veri altyapısı, çip bağımlılığı, insan kaynağı kalitesi… Endeks, bu kriterleri sayısallaştırarak “AI ekonomisinin” gerçek haritasını çıkarır.
Böyle bir endeks yalnızca yatırımcı için değildir.
Politika yapıcı için yol haritasıdır.
Üniversite için stratejik önceliktir.
Girişimci için hedef tahtasıdır.
Fon yöneticisi için benchmark’tır.
Eğer bir “BIST AI” oluşursa, şirketler AI gelirlerini şeffaflaştırmak durumunda kalır; Ar-Ge yatırımı artar; nitelikli insan kaynağı için rekabet derinleşir.
Tıpkı sürdürülebilirlik endekslerinin şirketleri karbon ayak izi raporlamaya zorlaması gibi, AI endeksi de şirketleri veri etiği, model güvenliği ve şeffaflık konusunda disipline eder.
Çünkü ölçülen şey gelişir."AŞILMASI GEREKEN ÜÇ EŞİKPeki ne zaman?
Cevap takvim değil, eşik.
Üç eşik aşıldığında endeks doğar: (1) Piyasa değeri anlamlı bir kümeye ulaşır; (2) Gelirlerin kayda değer kısmı doğrudan AI’dan gelir; (3) Yatırımcı talebi ayrı bir izleme aracını zorunlu kılar.
Türkiye’de bu eşiklerin ilk ikisi hızla yaklaşıyor.
Savunma sanayi, fintech, oyun ve perakende analitiğinde AI artık “opsiyon” değil, “çekirdek”.
Üçüncü eşik—yatırımcı talebi—belki de en kritik olanı.
Çünkü talep oluştuğunda, endeks kaçınılmazdır.
Bir Yapay Zekâ Endeksi nasıl tasarlanmalı?
Salt “AI diyen” şirketleri değil, gerçek üreticileri ayıklamalı.
Ağırlıklandırma piyasa değeri kadar Ar-Ge yoğunluğunu da içermeli.
Model sayısı değil, ticarileşmiş kullanım senaryosu puanlanmalı.
Veri güvenliği ve etik uyum, skorun parçası olmalı.
Hatta alt endeksler üretilebilir: “AI Altyapı”, “AI Uygulama”, “AI Güvenlik”, “AI Sağlık”, “AI Finans”.
Böylece yatırımcı, yalnızca trendi değil, trendin bileşenlerini de görebilir.AL ENDEKSİ NASIL OLMALIEndeks, yalnızca fiyatı değil, kapasiteyi ölçmelidir.
Daha da ileri gidelim: AI endeksi statik olmamalı.
Gerçek zamanlı veri akışlarıyla güncellenmeli; model performansı, API kullanım hacmi, bulut tüketimi, açık kaynak katkıları gibi metrikleri içermeli.
Yani klasik borsa endeksinden daha dinamik bir yapı.
Çünkü yapay zekâ ekonomisi çeyrek bilançoyla değil, haftalık sürüm notlarıyla hareket ediyor.
Endeks de bu hızın dilini konuşmalı.
Türkiye için böyle bir endeksin sembolik değeri de büyük olur. “AI tüketen” bir pazar değil, “AI üreten” bir ekonomi olduğumuzu ilan eder.
Uluslararası fonlara sinyal verir.
Yerli girişimlere görünürlük kazandırır.
Genç mühendise umut olur.
Ve belki en önemlisi, kamuoyuna şunu söyler: Yapay zekâ bir moda değil, bir sektör; bir özellik değil, bir altyapı.
Endeksler, çağın aynasıdır.
Sanayi devriminde demir-çelik; dijital devrimde teknoloji; sürdürülebilirlik çağında ESG… Şimdi sırada yapay zekâ var.
Soru “olacak mı?” değil; “kim kuracak ve hangi vizyonla?” Türkiye, kendi Yapay Zekâ Endeksi’ni kurduğu gün, yalnızca bir finansal gösterge üretmiş olmayacak; geleceğe dair iddiasını da ilan etmiş olacak.
Çünkü ölçtüğünüz şeyi ciddiye alırsınız.
Ciddiye aldığınız şeyi büyütürsünüz.
Ve büyüttüğünüz şey, ülkenin kaderini değiştirir."Odatv.com