Haber Detayı

Gazeteci Alican Uludağ'ın tutukluğuna itiraz edildi
Politika artigercek.com
23/02/2026 16:42 (3 saat önce)

Gazeteci Alican Uludağ'ın tutukluğuna itiraz edildi

Silivri Cezaevi'ne sevk edilen tutuklu gazeteci Alican Uludağ’ın avukatları, tutuklama kararına itiraz etti. İtiraz dilekçesinde, soruşturmanın yetkisiz savcılık tarafından yürütüldüğü, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delil bulunmadığı ve tutuklamanın ölçüsüz olduğu belirtildi

Artı Gerçek- 'Cumhurbaşkanına alenen hakaret' suçlamasıyla 20 Şubat'ta tutuklanan gazeteci Alican Uludağ, Metris Cezaevi'nden bugün Silivri (Marmara) Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 1 No’lu Cezaevi’ne sevk edildi.

Uludağ'ın avukatları da tutukluluğuna itiraz etti. 'İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞININ SORUŞTURMA YETKİSİ YOK' İstanbul 9.

Sulh Ceza Hâkimliğine verilen itiraz dilekçesinde tutuklama kararının dosyanın kapsamına aykırı, ölçüsüz ve hukuka açıkça aykırı olduğu belirtildi.

Dilekçede, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile Terör Suçları Soruşturma Bürosu’nun dosyada soruşturma yapma yetkisi bulunmadığı ifade edildi.

Soruşturmanın yetkili yer bakımından hukuka aykırı yürütüldüğü vurgulandı. 'KUVVETLİ SUÇ ŞÜPHESİNE DAİR TEK BİR SOMUT DELİL YOK' Avukatlar, hakimliğin tutuklama gerekçesinin isnat edilen fiille, suçun kanundaki ceza miktarıyla ve dosya içeriğiyle örtüşmediğini belirtti.

Dilekçede, kuvvetli suç şüphesini gösteren tek bir somut delil bulunmadığı ifade edildi.

Uludağ’a yöneltilen suçlamaların tamamının sosyal medya paylaşımlarına dayandığı, bu paylaşımların da dosyada yer aldığı kaydedildi.

Dosyada tanık bulunmadığı ve bulunmasının da mümkün olmadığı belirtilerek, delil karartma ihtimalinin somut olgulara dayanmadığı savunuldu.

Dilekçede, 'hakaret edildiği iddia olunan yegane kişinin Cumhurbaşkanı olduğu' belirtilerek, Uludağ’ın bu kişiye baskı yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ifade edildi. "Cumhurbaşkanına baskı yapacağının ileri sürülmesinin abesle iştigal oldugu ortadadır.

Hakimliğin bu gerekçesi de somut gerçeğe ve dosya içeriğine açıkça aykırıdır" ifadesi kullanıldı. 'KAÇMA VE DELİL KARARTMA ŞÜPHESİ SOMUT DEĞİL' Avukatlar, Alican Uludağ’ın kaçma şüphesinin bulunduğuna dair tek bir somut olgu gösterilmediğini kaydetti.

Delilleri yok etme, gizleme ya da tanıklar üzerinde baskı kurma ihtimaline ilişkin de somut bir tespit bulunmadığı vurgulandı.

Tutuklamaya dayanak gösterilen Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 299’uncu maddesinin, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 100’üncü maddesinde sayılan 'katalog suçlar' arasında yer almadığına dikkat çekildi. 'TUTUKLAMA ÖLÇÜSÜZ' Dilekçede CMK 100’üncü maddesine atıf yapılarak, işin önemi ve verilmesi beklenen ceza ile tutuklama tedbiri arasında ölçülülük bulunması gerektiği vurgulandı.

Uludağ'ın isnat edilen suçtan mahkum olması halinde dahi cezaevinde kalmayabileceği belirtilerek tutuklamanın beklenen ceza ile ölçülü olmadığı dile getirildi. 'AİHM VE AYM KARARLARINA AYKIRI' Avukatlar, tutuklama kararının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin tutuklama ve ifade özgürlüğüne ilişkin hükümlerine, Anayasa’nın kişi özgürlüğü ve güvenliği ile ifade özgürlüğü maddelerine ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu savundu.

Dilekçede, itirazın kabul edilerek Uludağ’ın tahliyesine karar verilmesi talep edildi.

İtirazın reddi halinde dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesi istendi. (HABER MERKEZİ)

İlgili Sitenin Haberleri