Haber Detayı
Cüneyt Özdemir Meksika’dan Hürriyet için yazdı: Ateşin ortasında mahsur kaldık
PUERTA Vallara biz Türkler için Meksika’nın sanırım en az bilinen noktalarından biri. Pasifik Okyanusu etrafında kaldığı için bizim Instagram ünlülerinin henüz keşfetmediği bir tatil beldesi.
Hepimizin çok sevdiği Türkiye benzetmesi yaparsak Antalya’yı andırıyor.
Sahil şeridi boyunca uzanan oteller, bir iki tane turistik kasaba ve ‘kated community’ denilen, zengilerin yüksek duvarlar arkasında yaşadığı yapılardan oluşuyor.
Sadece geçen yıl 6 milyondan fazla kişiye ev sahipliği yapmış.
Mavi’nin San Fransisco’daki Meksikalı okul arkadaşının ailesi söyleyene kadar, açık söyleyeyim bizim de haberimiz yoktu.
Sonradan fark ediyoruz ki, özellikle California sakinleri için Meksika’ya bir iki saatlik ulaşım kolaylığından dolayı oldukça popülermiş.
Nitekim biraz da okulların kış tatiline denk geldiği için havaalanında girişte bile neredeyse 2 saat gümrükte beklemek zorunda kaldık.
Sadece bir kaç günlük planladığımız tatil için otelimize yerleştik.
Deniz, kum, güneş...
Daha ne olsun!
Arada bir Iguana geçiyor fotoğrafını çekiyorum, palmiyeler sallanıyor instaya koyuyorum.
Mavi, ben, eşim Zeynep 28 derecelik sıcak havanın keyfini sürüyoruz.
Normal şartlarda perşembe geldiğimiz bu haftasonu kaçamağından pazar günü ailece döneceğiz.
Ancak eşimin katılması gereken önemli bir toplantı çıkıyor.
Bir gece önce giderken biz de bir tereddütte kalıyoruz, acaba hep beraber dönsek mi diye!
Sonrasında Mavi ile ben bir gün daha kalmaya karar veriyoruz.NE OLDUĞUNU ANLAMADIKPazar sabahı kalkıp çantalarımızı yapıyoruz.
Mavi ile bir yemek yiyip yola çıkacağız ancak o sırada otelin içinde sessiz bir koşturmaca yaşanıyor.
Personel güler yüzlü, bize bir şey çaktırmıyor ama ‘bir şeyler’ olduğu da aşikar.
Birazdan telefonlarımıza bir mesaj geliyor.
Dışarıdaki durumdan dolayı şimdilik herkes otelde kalacak!
Gözden Kaçmasın El Mencho'nun hikayesi: Eski bir polis, dünyanın en büyük suç imparatorluklarından birini nasıl kurdu?
Haberi görüntüle Anlamıyorum ilk başta…Ne olabilir ki, diye içimden geçiriyorum.
Daha önce Tulum’a gitmişliğim var.
Cancun’da ağır silahlı polislerin sokakta kontrol noktası kurduğunu da gördüm.
Ama Meksika’da turizm o kadar büyük bir gelir kaynağı ki, kartelin bile hesabını plajlarda değil arka sokaklarda gördüğünü biliyorum.
Sosyal medyayı açtığımda ilk şok dalgası geliyor.
Sabah saatlerinde öldürülen Jalisco Yeni Nesil Karteli (CJNG) lideri EL Mencho için ülkenin 12 eyaletinde misilleme olduğunu öğreniyoruz.Bizim gibi henüz sokak çeteleri ile uğraşan; Daltonları, Casperları, Redkitleri çözmeye çalışan bir ülkenin gazetecisi için bile iddialı bir durumla karşı karşıya olduğumuzu anlıyorum.
Kartel yollara barikatlar kuruyor, araçları yakıyor.
Özellikle Amerikalı ve Kanadalı turistlerin dışarı çıkmaları çok tehlikeli!KAHVELER VE UÇUŞLAR İPTALİlk başta durumun ciddiyetini kavramakta zorlanıyorum.
Sonuçta 4 ay sonra Meksika’da Dünya Kupası var.
Ancak saatler geçtikçe gelen görüntüler durumun ciddiyetinin hafife alınmayacağını gösteriyor.
Otel personelinde suratlar asılmaya başlıyor.
Gündüz kapalı olan restoran açılıyor.
Oda servisi kaldırılıyor.
Sabah kahveleri iptal.
Açık büfeye geçiliyor, 3 çeşit taco var!Ancak turistler bir yandan da ne yapacaklarını bilemiyorlar.
Denize giriyorlar, hayat hiçbir şey yokmuş gibi devam ediyor.
Tabii biz şehre 45 dakika uzaktayız.
Şehirdeki turistlerin durumu daha vahim.
Ellerinde margaritalarıyla havuzda, plajda etraflarında yanan arabaların dumanları altında takılıyorlar!Bazı eyaletlerde kırmızı alarm veriliyor.
Bu, bulunduğunuz yerden ayrılmayın demek.
Ancak o sırada hayvanat bahçesine gelen 1.200 ziyaretçi geceyi burada geçirmek zorunda kalacak.
Havaalanları uçuşları duruyor, yüzlerce insan da burada mahsur kalıyorlar.
BİR YANDA OHAL BİR YANDA ÇATIŞMAMeksika Başbakanı akşam saatlerine doğru “durum sakin” açıklamasını yapıyor.
Ancak durum en azından bazı eyaletler için o kadar da sakin değil.Aklıma 90’lı yılların Türkiye’si geliyor.
Hani İstanbul’da Ankara’da hayatın hiçbir şey yokmuş gibi aktığı, aynı saatlerde Diyarbakır’ın Hakkari’nin sıkıyönetim ya da OHAL ile nefes alamadığı günler...
O yüzden Meksika’nın bir kısmında OHAL varken bir kısmında hayat hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor.
Sosyal medya ise alev alev.Yapay zekâ ile üretilmiş sahte videolar cirit atıyor.
Kilise yakılmasından, uçakların yakılmasına kadar onlarca dezenformasyon.
Çok tanıdık hallerin yapay zekâlı formunu görüyoruz.
Haber kanallarında hemen hemen hiçbir şey yok.
Gözden Kaçmasın Münih’te yeni şifre: Medeniyet söylemi mi, güç siyasetine dönüş mü?
Haberi görüntüle OTEL PERSONELİ DE ŞAŞIRDIAkşam saatleri otel personeli de otelde kalmak için yatakları plaja taşıyorlar.
Artık suratlar asılı, herkes tedirgin.
İlk kez buralarda böyle bir şey olduğunu söylüyorlar.
Akşam karanlığı inerken herkes acaba saldırılar otellere sıçrar mı endişesi taşıyor.
Sosyal medyada kopyala yapıştır o kadar çok twit var ki, insan inanmasa da tedirgin oluyor.A-B-C PLANI YAPTIKAkşam karanlığı bir şal gibi pasifik dalgalarının üzerine inerken, bir gün önceye göre daha tedirgin odamıza gidiyoruz.
Mavi ile A, B ve C planları yapıyoruz.
Başımıza bir şey gelirse, ayrı düşersek bir buluşma noktası planlıyoruz.
Otelin yanında kaçabileceğimiz duvarlara bakıyoruz.
Duvarlar çok yüksekmiş, atlamamaya karar veriyoruz.
Mavi bu hafta başlayacak okulu astığı için durumundan pek şikâyetçi gözükmüyor.
Ben canlı yayınlara bağlanıyorum.
Mavi ‘Baba yerimizi sakın söyleme, kartel gelip seni almasın’ diyor.
Yıllarca bu tür kriz bölgelerine gitmek için yaşayıp, şimdi tam da Mavi ile böyle bir krizin ortasına düşmüş olmama sevineyim mi, üzüleyim mi bilemiyorum.Bir ara otelden çıkıp şehre gidip çekim yapsam mı fikri aklıma düşüyor.
Mavi’yle bakışıyoruz. “Hadi yatalım oğlum” diyorum!