Haber Detayı
Maden Borsası 2026’da işlemlere başlayabilir
Türkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz, “Maden Borsası” kurulmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini, Enerji Piyasaları İşletme A.Ş.’nin (EPİAŞ) SPK’ya başvurduğunu açıkladı.
MEHMET KAYA / ANKARA Türkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz, İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösterecek Borsanın 2026’da faaliyete başlayabileceğini söyledi.
Bir grup gazeteciyle biraraya gelen Yılmaz, hedeflerden birinin de altın, bakır, bor, nadir toprak elementleri gibi stratejik minerallerde referans fiyatlı bir yapının kurulması olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin “bitmeyen tartışması” altına da değinen Yılmaz, potansiyelin yüksek olduğunu belirtirken fiyata endeksli artan devlet hakkı oranın yüzde 19’a yükseldiğini, yüzde 25 kurumlar vergisi ile yüksek bir kamu kazancı olduğunu savundu.
Altının ons fiyatının 5 bin dolar seviyelerinin “yeni normal” haline geldiğini söyleyen Yılmaz, bu alanda Türkiye’nin daha fazla üretim yapması için süreci hızlandırması görüşünü tekrarladı.
Yılmaz, altın üretiminin düştüğünü ancak Türkiye’nin ithalatının devam ettiğini belirterek, “2025 sonu itibarıyla toplam altın üretimimiz 28.4 tona geriledi.
Bu rakam sektör hedefimizin neredeyse yarısı ve son beş yılın en düşüğü.
Biz 28 ton üretirken, sadece Darphane 2025 yılında 49.7 ton ziynet ve sikke altın bastı.
Yani devletin bastığı çeyrek altın için bile kendi üretimimiz yetmiyor, ithalata veya hurdaya mahkumuz. 2025’te toplam 126,3 ton altın ithal ettik” dedi.
Yılmaz, mevcut ithalat verileri içinde, altının ons fiyatının 100 dolar artışının yıllık 400 milyon dolar ilave döviz çıkışı anlamına geldiğini söyledi.
Yurtdışı finansmana ihtiyaç var TMD Başkanı Mehmet Yılmaz, Türkiye’nin her türlü madencilikte özellikle aramada yurt dışı finansmana ihtiyaç duyduğunu, riskli bir iş olması nedeniyle bu alana yatırımın yerli firmalarca yeterince kullanılmadığını söyledi.
Diğer yandan, yine yabancı sermayeye teknoloji açısından ihtiyaç olduğunu belirten Yılmaz, özellikle nadir ve kritik minerallerin üretim ve işlenmesinde teknoloji transferi yapılması gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin genel madencilik ihracat verilerine değinen Yılmaz, “İhracat rakamlarımız fena değil ama pazar değişiyor. 2025 yılında madencilik ihracatımız yüzde 3,4 artışla 6,2 milyar dolara ulaştı.
Doğal taşta 2 milyar doları, metalik cevherlerde 2,3 milyar doları yakaladık” bilgisini verdi.
Güvenli Madencilik Forumu kuruldu Kuruluşu tamamlanan ve madencilik alanındaki güvenlik, iş güvenliği ve sağlığının artırılması yönünde çalışmalar yapmak üzere küresel “Mining Safety Round Table” uygulamasının benzeri olarak Güvenli Madencilik Forumu (GMF) kurulduğunu belirterek, “Bu forum, Türkiye’nin önde gelen 16 madencilik şirketini kapsıyor.
Bu şirketler, sektördeki toplam 150 bin çalışanın yaklaşık 20 binini, yüzde 13’ünü temsil ediyor.
Amacımız şu: Şirketler, iş kazalarını ve “ramak kala” olaylarını şeffaf bir veri tabanında, anonim olarak paylaşacak.
Bu veriler ICMM standartlarına göre raporlanacak.
Hedefimiz, bir madende yaşanan riskin diğerinde yaşanmadan önlenmesi.
Bu yapı, Türkiye’deki diğer sanayi kollarına da örnek olacak bir modeldir” diye konuştu.
Gümüş üretiminde altından daha fazla siyanür kullanılıyor Altın ile birlikte gündemden düşmeyen gümüş üretimine de değinen Mehmet Yılmaz, “Altın güvenli limandır ama gümüş tarafında işler değişti.
Gümüşte hem endüstriyel tüketim hem de yatırım talebi patladı. 2025 yılında gümüş ithalatımız bir önceki yıla göre neredeyse iki katına çıkarak 860 tona ulaştı.
Güneş panelleri ve elektronik sanayisi bu talebi körüklüyor.
Metalurjik açıdan bakıldığında, gümüş üretimi altına göre daha fazla siyanür tüketir.
Ekonomik anlamda elde edilebilir bir birim altın için kullanılan siyanür miktarı 1 ise, gümüşte bu miktar yaklaşık 4 birimdir.
Bu da maliyeti artırıyor ancak gümüşün sanayideki yeri vazgeçilmez” diye konuştu.