Haber Detayı

Hacısüleyman’dan konut krizi çözümüne 'Leasehold' sistemi önerisi
şehir ekonomigazetesi.com
25/02/2026 14:01 (2 saat önce)

Hacısüleyman’dan konut krizi çözümüne 'Leasehold' sistemi önerisi

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Türkiye’de konut sorununun çözümüne karşı "Leasehold" sistemini önerirken, sanayi için uzun vadeli, düşük faizli kredi desteği sağlanmasını istedi.

FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Şubat ayı meclisinde Türkiye ve dünya ekonomilerindeki gelişmeler hakkında görüşlerini aktardı.

Enflasyonun Ocak ayında yüksek geldiğini belirterek tarım fiyat artışlarına dikkat çeken Hacısüleyman, ‘’Tarımdaki girdi maliyetleri, ithal ürün ve malzeme fiyat artışları, sezonsal arz kısıtlamaları fiyatları yukarı çekiyor.

Ülkemizin tarım politikalarında çok ciddi bir reorganizasyona ihtiyaç olduğunu düşünüyorum’’ dedi.

Faiz indiriminde Şubat ayının pas geçildiğini anımsatan Hacısüleyman, şunları kaydetti: ‘’Politika faizi yüzde 37’de kaldı.

Kurlar 1 Ocak’tan 24 Şubat’a kadar dolar bazında yüzde 2, Euro bazında yüzde 2,7 artış görüyoruz.

Enflasyonla mücadele çok boyutlu ele alınmalı.

Enflasyonla mücadele hem ülkemiz hem şehrimiz için en önemli konulardan biri.

Ancak jeopolitik riskler çok yüksek.

Enflasyonla mücadeleyi sadece Merkez Bankası’nın sorumluluğu gibi görmek doğru değil.

Merkez Bankası elindeki araçlarla para politikasını yürütmeye çalışıyor.

Politika faizini enflasyona göre ayarlayarak kısıtlayıcı bir politika uyguluyor ama bu tek başına yetmiyor.

Enerji maliyetleri, hammadde, iş gücü maliyetleri politika faizinin belirlenmesinde rol oynuyor.” Rusya-Ukrayna savaşı Rusya-Ukrayna savaşının 4. yılına girdiğini, bölgedeki savaşların Türkiye açısından da risk taşıdığını söyleyen Hacısüleyman, şöyle devam etti: ‘’Dört yıldır bölgemizde turizmi ve tarımı etkileyen bir savaş süreci devam ediyor.

Bölgedeki riskler artıyor.

Yukarıda Rusya-Ukrayna, aşağıda Orta Doğu’daki jeopolitik riskler artıyor.

Gazze planı henüz netleşmiş değil.

İran ile Amerika arasındaki gerginlik de bölgemizde istikrarı olumsuz etkiliyor.

Petrol ve doğalgaz fiyatlarına etkisi olabilir.

İran’da bir istikrarsızlık söz konusu olursa, bunu sadece doğalgaz tedarikimiz açısından değerlendirmeyi yanlış görüyorum.

İran’dan yılda yaklaşık 3 milyon ziyaretçi alıyoruz.

Antalya’ya pandemi sonrası 150 bin civarında olan gelişler 50 binlere düştü.” Sanayiye düşük faizli uzun vadeli kredi desteği Sanayi sektörünün uzun süredir sorun yaşadığını anlatan Hacısüleyman, ‘’Uzun vadeli, düşük faizli kredilerin sanayiye de sağlanmalı.

Enflasyondan verimliliği artırarak, maliyetleri düşürerek ve ihracatı artırarak kurtulabiliriz.

Sanayi işletmeleri finansal baskı altında ezilmeye devam ediyor.

TOKİ tarafından konut üretiminde uygulanan uzun vadeli finansman modellerine benzer, sanayi işletmeleri için de uzun vadeli ve düşük faizli kredi paketleri oluşturulmalı.

Elbette sanayinin sorunu ucuz finansman ile çözülemeyecek kadar çok’’ diye konuştu.

Leashoud sistemi önerisi Konut sektörünün ekonominin lokomotif sektörlerinden biri olduğunu, inşaat maliyetlerindeki artışın yeni konut üretimini zorlaştırdığını ve erişilebilir konut üretimini olumsuz etkilediğini anlatan Hacısüleyman, şöyle devam etti: “İnşaat tarafında da yeni bir modele ihtiyacımız var.

Son yıllarda inşaat maliyetlerinde yaşanan hızlı artış, yeni konut üretimini zorlaştırmakta ve fiyatların erişilebilirliğini azaltıyor.

Konut maliyetlerini düşürmek zorundayız. 500 bin sosyal konut projesi kapsamında Antalya’da 13 bin 213 konut için 113 bin 440 başvuru var.

Antalya’da kura ile kabul edilen kişi sayısı 13 bin 213.

Yaklaşık 85 bin aile konut hayaliyle yaşıyor.

Bu ihtiyacı gidermeliyiz.

Leasehold yani kiralık mülkiyet sistemi dediğimiz, devletin araziyi tahsis ettiği bir modeli Türkiye’de uygulayabilir miyiz?

Turizm tahsislerinde olduğu gibi, hazine arazileri konut yapımı için tahsis edilebilir.

Arsa devlette kalır, yapı kişiye ait olur.

Bu modeli komitemizle birlikte çalışarak netleştirip bakanlığa iletmek isteriz.” "Kredi kartı limitlerinin düşürülmesi turizmi olumsuz etkiler" BDDK’nın 16 Şubat 2026 itibarıyla toplam kredi kartı limiti 400 bin TL’nin üzerinde olan kartlara kısıtlama getireceğini dile getiren Hacısüleyman, kredi kartı düzenlemeleri konusunda dikkatli olunmasını istedi.

Limit düşüşlerinin ticaret ve üretimi etkileyebileceğine dikkat çeken sözlerini şöyle tamamladı: ‘’Limitlerin düşürülmesi ticareti ve üretimi etkileyebilir.

Kredi kartı artık sadece bir ödeme aracı değil, ekonomik bir araç.

Düzenlemelerde kademeli geçiş önemli.

Düzenlemeler kademeli yapılmalı ve tüm paydaşların görüşü alınmalı.

Turizmde erken rezervasyon dönemi içindeyiz.

Taksit imkânlarının azalması doğrudan talebi etkileyebilir.

Amaç doğru olabilir ancak geçiş süreci hasarsız olmalı.’’  

İlgili Sitenin Haberleri