Haber Detayı

'Tether’in ABD adımı Stablecoin piyasasında yeni denge oluşturacak'
şirket ekonomigazetesi.com
25/02/2026 10:00 (6 saat önce)

'Tether’in ABD adımı Stablecoin piyasasında yeni denge oluşturacak'

Dünyanın en büyük Stablecoin’i USDT’nin ihraççısı Tether, ABD finans sistemiyle daha yapılandırılmış bir ilişki kurmak için kurumsal uyum sürecini başlattı. Şirket, yönetişim ve hukuki altyapıyı güçlendirmeye dönük koordineli bir çerçeve oluştururken, sürecin başına Giovanni Calabrò getirildi. Adım, Washington’da stablecoin’lere yönelik artan düzenleme tartışmalarının gölgesinde atıldı. Piyasa çevreleri gelişmeyi sektörün ABD merkezli yeni evresinin işareti olarak değerlendiriyor.

Piyasa değeri ve işlem hacmi bakımından dünyanın en büyük stablecoin’i olan USDT’yi ihraç eden Tether, ABD pazarında daha net bir kurumsal uyum stratejisi izlemeye başladı.

Uzun yıllar ağırlıklı olarak uluslararası operasyonlarla küresel dijital varlık piyasalarına likidite sağlayan şirket, artık ABD finansal sistemiyle daha tanımlı ve düzenleyici çerçeveye uyumlu bir yapı kurmayı hedefliyor.

Konuya yakın kaynaklara göre şirketin ana hissedarları, ABD’de yönetişim, hukuki yapılandırma ve kurumsal diyalog kanallarını güçlendirmek amacıyla koordineli bir çerçeve oluşturdu.

Sürecin koordinasyonu görevi, uluslararası finans ve girişimcilik geçmişi bulunan Giovanni Calabrò’ya verildi.

Calabrò’nun rolü, şirket içi yeniden yapılanmadan ziyade hissedarlar, hukuk danışmanları ve ABD’deki kurumsal paydaşlar arasında stratejik eşgüdüm sağlamak olarak tanımlanıyor.

HUKUKİ VE KURUMSAL YAPILANMA Otuz yılı aşkın deneyime sahip olan Calabrò, Batı ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya’da enerji, emtia, gayrimenkul ve sınır ötesi finans alanlarında görev yaptı.

Özellikle karmaşık düzenleyici ortamlardaki tecrübesiyle bilinen isim, ABD uyum sürecinin merkezinde yer alacak.

Hukuki çerçeve ise ABD merkezli Wilson Sonsini Goodrich & Rosati ile Avrupa merkezli Grimaldi Alliance tarafından destekleniyor.

Danışmanlık çalışmaları, düzenleyici pozisyonlama ve sınır ötesi hukuki yapılandırma başlıklarında yoğunlaşıyor.

Şirket içinde yapılan değerlendirmelerde sağlam bir hukuki mimarinin ABD stratejisinin temel taşı olduğu ifade ediliyor.

Süreç, hissedar Giancarlo Devasini ile CEO Paolo Ardoino liderliğindeki yönetim tarafından koordine ediliyor.

Şirketin uzun süredir çalıştığı ABD’li finansal karşı tarafların da gelişmeden haberdar edildiği ve bunun mevcut ilişkilerin yeniden tanımlanmasından ziyade kurumsal angajmanın genişletilmesi anlamına geldiği belirtiliyor.

Piyasa gözlemcileri, sahiplik ile yönetim arasındaki uyumun geçiş sürecinde güven ve istikrar açısından kritik olduğuna dikkat çekiyor.

YENİ BİR DÖNEM BAŞLAYABİLİR Washington’da stablecoin denetimi tartışmaları rezerv standartları, gözetim mekanizmaları ve finansal sisteme entegrasyon başlıklarında yoğunlaşırken, Tether’in yapılandırılmış bir diyalog kanalı kurma adımı kurumsal olgunlaşma hamlesi olarak yorumlanıyor.

Wall Street çevreleri için asıl önem, büyük açıklamalardan çok bu yapısal netliğin ortaya çıkmasında görülüyor.

Sürecin beklendiği gibi ilerlemesi halinde Tether’in ABD’deki algısının değişebileceği belirtiliyor.

Şirketin yalnızca küresel dijital varlık altyapısının baskın oyuncusu değil, aynı zamanda Amerikan finans sistemiyle yapılandırılmış ve istikrarlı bir arayüze sahip kurumsal bir aktör olarak konumlanabileceği ifade ediliyor.

Bu adım, stablecoin sektöründe ABD merkezli evrimin yeni bir aşamasına işaret ediyor.

TÜRKİYE’YE YANSIMASI NASIL OLACAK?

Gelişmenin Türkiye açısından da dolaylı ve çok boyutlu etkileri bulunuyor.

Yüksek enflasyon, Türk lirasındaki değer kaybı ve döviz kuru oynaklığı nedeniyle Türkiye’de stablecoin kullanımı son yıllarda belirgin şekilde artış gösterdi.

USDT, yerel kripto para borsalarında en yoğun işlem gören paritelerin başında gelirken, birçok yatırımcı için bir değer saklama aracı ve hızlı likidite sağlayan bir finansal enstrüman olarak konumlanıyor.

Özellikle büyük hacimli işlemlerde ve uluslararası transferlerde stablecoin’ler geleneksel bankacılık kanallarına alternatif bir çözüm sunuyor.

Tether’in ABD finans sistemiyle daha uyumlu, denetlenebilir ve kurumsal bir yapıya kavuşması, Türkiye’deki yatırımcıların ve piyasa aktörlerinin güven algısını olumlu yönde etkileyebilir.

ABD merkezli bir düzenleyici çerçeve içinde faaliyet gösteren bir yapı, rezerv şeffaflığı ve hukuki hesap verebilirlik açısından daha güçlü bir görünüm sağlayabilir.

Bu durum, hem bireysel yatırımcıların hem de kurumsal aktörlerin USDT’ye olan güvenini artırarak kullanım alanını genişletebilir.  

İlgili Sitenin Haberleri