Haber Detayı

Yeni Şafak yazdı: İran'da rejim değişirse Türkiye'ye ne olur...
Güncel odatv.com
26/02/2026 11:11 (1 saat önce)

Yeni Şafak yazdı: İran'da rejim değişirse Türkiye'ye ne olur...

ABD, yüzlerce uçakla takviye ettiği deniz kuvvetlerinin üçte birini İran’ın etrafına yığmış durumda. Peki olası bir ABD saldırısı Türkiye'yi nasıl etkiler? İsrail, Suriye'den sonra İran'da da etkili olursa Ankara ne yapacak? Güney Azerbaycan'daki dinamikler ABD'yle birlikte harekete geçecek mi?

Yeni Şafak yazarı Süleyman Seyfi Öğün dikkat çeken bir çıkış yaptı.

Öğün, İran'da rejimin değişmesi halinde "İsrail'in Ankara'yı kuşatacağını" yazdı."İki simülasyonun üzerinde durmak gerektiğini" belirten Öğün özetle şu görüşleri dile getirdi:İSRAİL YANLISI REJİM KURULACAK"İlki, ABD ve İsrâil’in İran’ı, hayâl edilenin üzerinde ağır bir bombardımana mâruz bırakarak kısa bir zaman zarfında çökertmeleri ihtimâline dayanıyor.

Buna, İran içinde hazırlanan tesirli ve yaygın bir ayaklanmalar silsilesinin eşlik edebileceğini ilâve edebiliriz.

Farzedelim ki bâzılarının da beklediği gibi İran rejimini, o daha doğru düzgün karşılık veremeden yıktılar.

İran “kâğıttan kaplan” çıktı.

Bundan mâda, eşanlı olarak İran’ın Yemen, Lübnan ve Irak’daki unsurlarını da hemen ezdiler ve yok ettiler.

Mutlak bir zafer kazanıp, arzu ettikleri gibi İran’a “hürriyet” getirdiler.

Şüphesiz yeni kurulacak rejim, ABD ve İsrâil yanlısı bir rejim olacaktır."TÜRKİYE İÇİN BEDELİ AĞIR OLACAK"Diyelim ki en kötü ihtimâlle komprador Şahlık artığı Rıza Pehlevi’yi de Tahran’a oturttular.

Bunun Türkiye açısından bedelinin çok ağır olacağını kestirmek hiç de zor olmaz.

Bu, Ankara’nın doğudan İsrâil ile kuşatıldığının resmidir.

Hiç unutulmaması gereken diğer bir boyut, Güney Kafkasya’daki İsrâil ve Hindistan varlığıdır."GÜNEY KAFKASYA'DAKİ 'PARANTEZ'Öğün yazısında Güney Kafkasya'daki gelişmelere dikkat çekerek İsrail - Hindistan ortaklığına işaret etti: "Eğer İran düşerse, Güney Kafkasya’daki İsrâil-Hindistan varlığı Türkiye’yi doğudan kuşatan büyük bir paranteze dönüşecektir.

Bunu, Hindistan-İsrâil, GKRY ve Yunanistan’ı içine alan ve Türkiye’yi Ege ve Akdeniz’den kesmeye mâtuf batıdaki kuşatma ile berâber düşünmekte sayısız fayda var."SURİYE SAHASINDA İSRAİL'LE BAŞ BAŞA KALDIK"Bu simülasyonun Ankara için neticesini küçümseyenler olabilecektir 'Canın ne var; bugüne kadar pürüzsüz devâm eden Türkiye-ABD yakınlaşması bunu bir tehlike olmaktan çıkarıyor' diyenler varsa, aşırı bir yorum yaptıklarını söylemeliyim.

İsrâil-Hindistan ittifâkı esâsen ABD’nin de el altından desteklediği ve tercihinin küresel bağlamda bu ittifaktan yana olduğunu görmek gerekiyor.

Bu aşırı yorumcular, ABD’nin Sûriye’den çekilmesini, Sûriye’nin kaderinin mutlak mânâda Şam-Ankara eksenine bırakıldığını da iddia ediyorlar.

Ben öyle görmüyorum.

Tam aksine ABD çekilerek Sûriye’de Ankara ve Tel Aviv’i baş başa bırakmış oldu."İRAN ÇÖKTÜKTEN SONRA SIRA TÜRKİYE'DE"Şimdi İran da çöktükten sonra doğuda da bu karşılaşmanın pekişeceğini ifâde temek çok da zorlama olmayacaktır.

İsrâil’in yakın zamanlarda artan Türkiye düşmanlığı ve İran sonrasında Ortadoğu’da hedefe Türkiye’yi oturttuğunu açık açık ifâde etmesini dikkate alacak olursak, İran’ın çökertilmesinin en başta gelen çıktılarından birisinin Ankara-Tel Aviv arasında şu veyâ bu şekilde var olan tamponlardan birisinin daha ortadan kalkması olarak değerlendirmek en doğrusu olacaktır.

Evet bu tehlikeyi dengeleyecek ve açık bir savaşa evrilmesine mâni olacak tek unsur ABD’dir.

Belki de ABD, Türkiye-İsrâil gerilimini belli bir dengede tutarak açık bir savaşa evrilmesine izin vermeyecektir.

Ama, ABD’nin şimdiye kadar kimleri yüzüstü bıraktığını hatırlayacak olursak kim, ikili ilişkilerimizdeki mevcut bahar iklimine sonuna kadar güvenebilir?"SÜNNİ Şİİ SAVAŞININ PUSUSUNA YATANLAR"İran, muhtemel savaşı topyekûn değerlendirdiğini; İsrâil’i ve ABD’nin bölgedeki üslerini hedefe koyduğunu ilân etti.

Ama İran’ın ilk başlarda dikkatli olacağını ve meselâ Türkiye’deki ABD veyâ NATO üslerine saldırmayacağını düşünüyorum.

Ama savaş uzar, ABD-İsrâl bpmbardımanlarının daha bunaltıcı seviyelere varırsa bu ihtimâmını bir tarafa bırakacağını ve hedefler husûsunda bir ayrım yapmayacağını zannediyorum.

Eğer Türkiye de hedefe girerse olabilecekleri düşünmek bile istemiyorum.

Savaşın bölgeselleşmesine en başta İsrâil’in ses çıkarmayacağını düşünüyorum.

Hatta bunu gizliden gizliye arzu ettiklerini de söyleyebilirim.

Bunun pratikte, hiçbir aktörün dışında kalamayacağı bölgesel, kanlı ve boyutları öngörülemeyecek kadar korkunç bir Sünni-Şii savaşına evrilmesi de yadırgatıcı olmayacaktır."GÜNEY AZERBAYCAN'I HAREKETE GEÇİREBİLİRLER"Savaş devâm ederken istihbaratların da boş durmayacakları ve İran’ı içinden sarsacak hareketleri kışkırtıp örgütlemek doğrultusunda tam mesâi yapacakları âşikâr.

Burada da Kürt kartları yeniden destelenerek açılıyor.

Endişem bunun bir provokasyon üzerinden, şimdilik sâkin duran Güney Âzerbaycan’a sıçratılmaları.

Kaldıraç operasyonlarının hedefi doğrudan rejimi devirmekten çok İran karşıtı cepheyi yaymak olabilir.

Endişelerim de burada yoğunlaşıyor.Göç tehlikesi, artacak petrol fiyatları ve doğalgaz tedârik sorunlarını elbette ben de görüyorum.

Ama burada, Ankara açısından daha derinlikli olarak gördüğüm tehlikelere işâret etmek istedim."Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri