Haber Detayı

Radyoaktif eşik-1 Kirli bomba ve Atlantik’in nükleer kumarları
Serdar aliçavuşoğlu aydinlik.com.tr
27/02/2026 00:00 (1 saat önce)

Radyoaktif eşik-1 Kirli bomba ve Atlantik’in nükleer kumarları

Radyoaktif eşik-1 Kirli bomba ve Atlantik’in nükleer kumarları

Uluslararası güvenlik mimarisi tarihinin en kırılgan virajlarından birini alıyor.

Moskova’nın, Londra ve Paris’e yönelik Radyolojik Dağıtım Cihazı – “Kirli Bomba (Radiological Dispersion Device - RDD)” ve nükleer teknoloji transferi iddiaları, yalnızca bölgesel bir ihtilafın parçası değil; Atlantik ittifakı ile Asya’nın yükselen güç merkezleri arasında şekillenen yeni dünya düzeninin en sert kırılma noktalarından birini temsil ediyor.

Bu yazıda, Atlantik-Asya ekseninde radyoaktif materyallerin küresel rolü değerlendirecektir.

Mesele, yalnızca bir patlamanın fiziksel yıkımı veya radyoaktif izotopların yayılımı değildir.

Mesele, korkunun silah olarak kullanılması, algının yönetilmesi ve nükleer doktrinlerin “kırmızı çizgiler” üzerinden yeniden tanımlanmasıdır.

Rusya Federasyonu’nun son dönemde artan uyarıları, Dmitriy Medvedev’in “yanıtımız nükleer olur” sertliği, Sergei Naryshkin’in istihbari iddiaları ve Kremlin’in bu konuyu müzakere masasında bir kaldıraç olarak kullanma niyeti, bize şunu göstermektedir: Nükleer tabu, artık sadece “kullanmamak” üzerine değil, “kimin, ne zaman, hangi koşullarda kullanabileceği” üzerine kurulu yeni bir belirsizliğe evirilmektedir.

KİRLİ BOMBA NEDİR?

Kirli bomba (RDD), bir nükleer silah (atom bombası) değildir.

Fisyon veya füzyon reaksiyonuna dayalı bir nükleer patlama yaratmaz.

Bunun yerine, konvansiyonel bir patlayıcı (RDX, HMX, TNT, C-4, dinamit vb.) ile radyoaktif bir materyalin (Sezyum-137, Kobalt-60, İridyum-192, Stronsiyum-90 vb.) birleştirilmesiyle oluşturulur.

Amaç, patlamanın kinetik enerjisiyle radyoaktif materyali mikro boyutta partiküller haline getirerek rüzgâr, hava akımı ve insan hareketi yoluyla geniş bir coğrafyaya yaymaktır.

Literatürde RDD, üç temel etkiyle tanımlanmıştır.

Bunlardan birincisi nükleer sonuçlar doğurmamaktadır.

Yaralanma ve ölümlerin büyük çoğunluğu, patlamanın kendisinden kaynaklanır.

Şok dalgası, ısı ve uçan enkaz, konvansiyonel bir terör saldırısıyla aynı etki mekanizmasına sahiptir.

İkincil etki ise radyoaktif tozların solunması, cilde teması veya gıda/ su yoluyla alımı, iç kontaminasyona yol açmaktadır.

Üçüncül etkiye gelecek olursak ki asıl stratejik hedef budur, radyasyonun görünmez etkileridir.

Radyasyonun kokusuz ve hissedilmez olması, toplumsal paniği maksimize eder.

Bir şehir merkezinin veya limanın “kirlenmesi”, o bölgenin aylarca, hatta yıllarca ekonomik ve lojistik olarak devre dışı kalması demektir.

Temizlik maliyetleri, patlamanın kendisinden katbekat fazladır.

Bununla birlikte nükleer silah yapımı için zenginleştirilmiş uranyum veya plütonyum gerekirken, RDD için “düşük seviyeli” radyoaktif kaynaklar yeterlidir.

Bu kaynaklar; hastanelerde (radyoterapi, teşhis), endüstriyel radyografide, gıda ışınlama tesislerinde ve akademik araştırmalarda yaygın olarak bulunur.

Ancak, bu materyallerin çalınması, taşınması, patlayıcıyla güvenli bir şekilde birleştirilmesi ve hedefe ulaştırılması, organize bir terör ağı veya devlet destekli bir istihbarat operasyonu gerektirir.

Yani teknik bariyer düşüktür, ancak operasyonel bariyer yüksektir.

ATLANTİK EKSENİ The Moscow Times ve Aydınlık’ta yer alan haberler, Rusya’nın iddialarını net bir şekilde ortaya koymaktadır: İngiltere ve Fransa, Ukrayna’ya denizaltından fırlatılabilen balistik füze bileşenleri ve “kirli bomba” teknolojisi sağlamayı planlıyor.

Kremlin, bu iddiaları “uluslararası hukukun flagrant ihlali” olarak nitelendiriyor.

Bu iddiaların jeopolitik okuma açısından şu senaryolar öne çıkmaktadır: - Caydırıcılık ve Tırmandırma: Rusya, Batı’nın Ukrayna’ya yönelik askeri desteğinin sınırlarını “nükleer eşik” ile test ediyor. “Kirli bomba” iddiası, Batı’yı “nükleer yayılmacı” olarak konumlandırarak, Rusya’nın olası bir nükleer yanıtına meşru bir zemin oluşturacaktır. - Müzakere Kaldıracı: Dmitriy Peskov’un, bu bilgilerin müzakerelerde “dikkate alınacağı” yönündeki açıklaması, iddianın bir pazarlık unsuru olduğunu gösteriyor.

Moskova, “nükleer tehdit” kartını masaya sürüyor. - Asya’ya Mesaj: Rusya, bu iddiaları sadece Batı’ya değil, aynı zamanda Çin ve Hindistan gibi nükleer yayılmaya hassas Asya güçlerine de yöneltiyor. “Bakın, Atlantik ittifakı kuralları çiğniyor, nükleer istikrarı bozuyor” mesajı, Asya’nın tarafsızlığını veya Rusya’ya yakınlığını pekiştirmeyi amaçlıyor.

Rusya’nın nükleer doktrini, “devletin varlığına yönelik tehdit” durumunda nükleer silah kullanımına izin verir.

Eğer Rusya, Batı destekli bir Ukrayna saldırısını veya Ukrayna’nın kirli bomba kullanmasını “varoluşsal tehdit” olarak kodlarsa, nükleer yanıt seçeneği masada kalır.

Buna karşılık, NATO’nun “esnek tepki” (flexible response) stratejisi, nükleer kullanımı en son çare olarak görür.

Ancak “kirli bomba” gibi gri bir alanda, bu doktrinlerin nasıl etkileşime gireceği belirsizdir.

Haftaya: Asya ekseninin yükselişi ve alternatif güvenlik mimarisi

İlgili Sitenin Haberleri