Haber Detayı
Çin’in uçan uçak gemisi dünya gündeminde: Star Wars gerçek mi oluyor?
Çin, atmosferin sınırında görev yapacak devasa bir uçan ana gemi konseptini tanıttı. Bilim kurgu sahnelerini aratmayan bu platformun 88 savaş jetini taşıması planlanırken, uzmanlar bu projenin bir teknoloji gövde gösterisi mi yoksa gerçek bir hedef mi olduğunu tartışıyor.
Çin devlet televizyonu CCTV, Pekin yönetiminin savunma sanayindeki en sıra dışı vizyonlarından biri olarak kabul edilen devasa bir hava platformunun görüntülerini paylaştı. "Luanniao" adı verilen bu konsept araç, dünya atmosferinin sınırında asılı kalarak yörüngeye silah ateşleyebilen ve bünyesinde fütüristik jet filoları barındıran dev bir ana gemi olarak tasvir ediliyor.
Bir devlet kanalının, Star Wars filmlerinden fırlamış gibi görünen bu tasarımı aktif olarak tanıtması ve önümüzdeki 20-30 yıl içinde operasyonel hale gelebileceğini iddia etmesi teknoloji dünyasında büyük yankı uyandırdı.Çin folklorundaki mitolojik bir yaratıktan ismini alan Luanniao, teknik özellikleriyle de dudak uçuklatan cinsten.
Verilen bilgilere göre gemi, 242 metre uzunluğa ve 684 metre genişliğe sahip.
Maksimum kalkış ağırlığının ise 120 bin tonu bulacağı öngörülüyor.
Kıyaslama yapmak gerekirse, ABD Donanması'nın en büyük uçak gemisi olan USS Gerald R.
Ford yaklaşık 100 bin ton ağırlığında.
Ancak Luanniao, devasa kanat açıklığı sayesinde alan bazında mevcut tüm deniz platformlarını geride bırakıyor.
Bu devasa gövde, "Xuannu" adı verilen 88 adet insansız savaş jetini taşıyacak şekilde planlanmış.Bu hava kalesi, aslında "Güney Cennet Kapısı" anlamına gelen Nantianmen Projesi'nin amiral gemisi konumunda.
İlk kez 2017 yılında Çin Havacılık Sanayii Kurumu (AVIC) tarafından önerilen bu proje, sadece kağıt üzerinde de kalmıyor.
Tasarımın parçası olan altıncı nesil savaş uçağı "Baidi"nin gerçek boyutlu bir maketi 2024 Zhuhai Airshow'da sergilendi.
Ayrıca dikey kalkış yapabilen ve yapay zeka ile donatılan "Zihuo" gibi modeller de son yıllardaki savunma fuarlarında sıkça boy göstermeye başladı.
Bu durum, analistlerin projenin en azından bazı bileşenlerinin geliştirme aşamasına geçtiğine inanmasına yol açıyor.Savunma dünyası bu iddialara şüpheyle yaklaşsa da tamamen görmezden gelmiş değil.
Bazı uzmanlar, 120 bin tonluk bir kütleyi atmosferin sınırında sabit tutacak teknolojinin henüz mevcut olmadığını savunurken, Alman uzay analisti Heinrich Kreft gibi isimler projeyi "psikolojik harp" olarak tanımlıyor.
Batılı kaynaklar, bu tür görkemli sunumların rakipleri aşırı harcamaya itmek için bir tuzak olabileceğini öne sürüyor.
Ancak Çin'in lazer teknolojileri ve otonom sistemlerdeki hızlı ilerleyişinin, bu çılgın projenin en azından bir kısmının gelecekte gökyüzünde yer alabileceği ihtimalini canlı tuttuğu bir gerçek.