Haber Detayı

Sümeyye Erdoğan Bayraktar: 28 Şubat’ı konuşmaya devam edeceğiz
Gündem hurriyet.com.tr
27/02/2026 15:47 (2 saat önce)

Sümeyye Erdoğan Bayraktar: 28 Şubat’ı konuşmaya devam edeceğiz

İstanbul Üniversitesi'nde düzenlenen '28 Şubat: Çağdışı Sürecin Anatomisi' panelinin ardından Beyazıt Meydanı'nda açıklamalarda bulunan KADEM Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, Biz 28 Şubat'ı konuşmaya devam edeceğiz. Demokratik hafıza, güçlü toplumların temelidir. Çünkü hak ihlalleriyle yüzleşmek, hukuk devletini güçlendirir dedi.

Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) tarafından İstanbul Üniversitesi’nde ‘28 Şubat: Çağdışı Sürecin Anatomisi’ başlıklı bir panel düzenlendi.

Programın ardından KADEM Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar tarafından Beyazıt Meydanı’nda bir basın açıklaması gerçekleştirildi.‘28 ŞUBAT YALNIZCA BİR TAKVİM YAPRAĞI DEĞİL’KADEM Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, Bugün burada, İstanbul’un hafızasında ve Türkiye’nin demokrasi tarihinde sembolik bir yere sahip olan Beyazıt Meydanı’nda bir araya geldik. 28 Şubat’ın üzerinden tam 29 yıl geçti.

O günler geride kaldı.

Ancak o günleri mümkün kılan zihniyetin tamamen ortadan kalktığını söylemek ne yazık ki hala mümkün değil.

Biz bugün burada geçmişe takılı kalmak için değil; hak ve özgürlüklerin kıymetini hatırlamak için bulunuyoruz.

Çünkü 28 Şubat yalnızca bir takvim yaprağı değildir. 28 Şubat, temel hak ve özgürlüklerin çeşitli mekanizmalarla sınırlandırılabildiği bir dönemin adıdır.

İnancı, kimliği ve kıyafeti nedeniyle insanların devlet eliyle kamusal alandan dışlanabildiği bir zihniyetin adıdır dedi.'BAŞÖRTÜLÜ KADINLAR ÇOK ZOR PSİKOLOJİK SÜREÇLERDEN GEÇTİ'Bayraktar, Başörtülü kadınlar yaşadıkları toplumdan dışlanma, ötekileştirilme ve ayrımcılığa uğrama gibi çok zor psikolojik süreçlerden geçti.

Yine zorunlu sebeplerle başörtüsünü çıkarmak zorunda kalanlar, etkisi uzun yıllar süren psikolojik travmalar yaşadı.

Bu süreçte, dini kimliği nedeniyle binlerce insan baskıya uğrayarak eğitim, çalışma hayatı ve kamusal alandan dışlandı.

Ancak bu baskılar yalnızca başörtülü kadınlarla sınırlı değildi; erkekler de doğrudan hedef alındı, fişleme, soruşturma, görevden uzaklaştırma ve meslekten ihraç gibi uygulamalarla karşı karşıya bırakıldı.

Üstelik sadece üniversite öğrencileri değildi yasakların muhatapları.

İmam Hatip Lisesi öğrencileri dahi polis tarafından zorla okullardan çıkarıldı Ben de onlardan biriydim.

Daha 16 yaşında arkadaşlarımla birlikte okul kapısının önünde günlerce polisle karşı karşıya bırakıldık.

Başörtülü olarak okuluma devam edemediğim için okulumdan ayrılmak başka bir şehirde eğitimime devam etmek zorunda kaldım.

O yaşta verilmesi çok zor bir mücadelenin içine girdik.

Tarih boyunca bu topraklarda demokrasiye, insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne zarar veren pek çok müdahale yaşanmıştır.

Ancak bunların en dikkat çekicilerinden biri şüphesiz 28 Şubat 1997'de yaşanan ve post-modern darbe olarak nitelendirilen süreçtir.

Bu sürecin en dikkat çekici yönlerinden biri, sınırsız yetkilerle donatılmış sivil ve askeri otoritelerin, demokrasiye dolaylı yollardan müdahale etmiş olmasıydı şeklinde konuştu.'BİNLERCE KADIN EĞİTİM HAYATINDAN KOPARILMIŞ'Bayraktar, Bu süreç aynı zamanda toplumsal dokuyu derinden sarsan, bireysel hak ve özgürlükleri hiçe sayan; ekonomik hayata doğrudan müdahale eden, sermaye yapısını yeniden dizayn etmeye yönelen, iş dünyasına yönelik baskı ve tasfiyeleri beraberinde getiren bir dönemdi.

Kamu ihalelerinden finansal denetime, şirketlere yönelik fişlemelerden iş insanlarına uygulanan açık ve örtülü yaptırımlara kadar uzanan bu müdahaleler, milyonlarca insanın hayatını etkileyen sistematik bir baskı ve ayrımcılık düzeni oluşturdu.

Üniversitelerde ve kamu kurumlarında uygulanan yasaklar nedeniyle binlerce kadın eğitim hayatından koparılmış, meslek sahibi olma hayallerinden vazgeçmek zorunda bırakılmıştır.

Kamuoyunda ikna odaları olarak bilinen çağdışı ve karanlık uygulamalar, döneme damgasını vuran olaylardan sadece birkaçıdır.

İmam hatip ve meslek lisesi öğrencilerinin üniversiteye girmesini engellemek için getirilen katsayı uygulaması, eğitimde ciddi bir adaletsizliğe yol açmış, binlerce öğrencinin akademik geleceğini karartmıştır.

Memurlar, akademisyenler, öğretmenler ve özel sektörde çalışan pek çok insan sadece dini değerlerine bağlı oldukları için işlerinden edilmiş ya da istifaya zorlanmıştır ifadelerini kullandı.‘28 ŞUBAT’I YAŞAYANLARIN HAFIZASINDAN O GÜNLER HİÇ SİLİNMEDİ’Bayraktar, Medyanın bir kısmı 28 Şubat sürecinde taraflı bir tavır sergileyerek halkın dini değerleri üzerinden algı operasyonları yapmış, başörtülü kadınlar, sakallı veya namaz kılan erkekler gibi toplumun belli kesimlerini irticai faaliyet bahanesiyle hedef haline getirmiştir.

Üzerinden 29 yıl geçti.

Ama özellikle 28 Şubat’ı yaşayanların hafızasından o günler hiç silinmedi.

Bugün bazıları “Bu konu artık kapanmadı mı?ö diyor. “28 Şubat edebiyatı yapılıyorö deniliyor. “Artık böyle sorunlar yokö deniliyor.

Bugün 28 Şubat'ı hatırlamak, yalnızca geçmişi anlamak değil, aynı zamanda geleceğimizi şekillendirmek adına da önemli.

Çünkü demokrasiye, insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne sahip çıkma bilinci, ancak bu tür olayların unutulmamasıyla ve tamamen silinmesiyle mümkün olabilir.

Bugün, hak, adalet ve özgürlük ilkelerini savunmaya devam etmek, toplumun her kesimi için eşit hakların teminat altına alındığı bir gelecek inşa etmek zorundayız.

Önemli bir noktaya daha temas etmek istiyorum dedi.'DAHA ADİL BİR GELECEK İNŞA ETMEK İSTİYORUZ'Bayraktar, “28 Şubat zihniyeti kamusal alandan kalksa da bazı alanlarda bu zihniyetin tezahürlerine rastlayabiliyoruz.

Başörtülü olduğu için özel şirketler tarafından mülakatta elenen, tesettür mayosu giydiği için site havuzlarına alınmayan, patronunun yöneticisinin sözlü baskısına maruz kalan kadınların haberlerini sizler de görüyorsunuzdur.

Biz buradan açıkça ifade ediyoruz.

Unutmak, yok saymaktır.

Yok saymak ise aynı hatalara zemin hazırlamaktır.

Eğer hak ihlalleriyle yüzleşmezsek, benzer süreçlerin tekrar etme riski her zaman vardır.

Bizim için bu mesele bir mağduriyet dili üretmek değil; hukuk devleti ilkesini ve demokratik hafızayı canlı tutmaktır.

Unutarak değil, hatırlayarak daha adil bir gelecek inşa etmek istiyoruz ifadelerini kullandı.'HUKUK METİNLERİ TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİLDİR'Bayraktar, Bugün gençlerle konuştuğumuzda, 28 Şubat’ta yaşananları duyduklarında şaşırdıklarını görüyoruz: “Gerçekten böyle şeyler oldu mu?ö diye soruyorlar.

Bu soru bile hafızanın ne kadar hızlı silinebildiğini gösteriyor.

Evet, genç kuşakların büyük çoğunluğunun inanca, düşünceye, kıyafete karşı bir tahammülsüzlüğü yok.

Bu bizim için umut verici.

Ancak az da olsa hala özellikle bazı kurumsal ve özel sektör pratiklerinde karşımıza çıkabilen dışlayıcı, topluma zarar veren bir zihniyet varlığını sürdürüyor.

Değişmesi gereken şey işte bu zihniyettir. 28 Şubat bize şunu öğretti: Hukuk metinleri tek başına yeterli değildir.

Kurumlar tek başına yeterli değildir.

Asıl belirleyici olan, zihniyettir.

Eğer bir toplumda hangi kimliğin makbul, hangisinin sorun olarak görüleceğine dair örtük bir hiyerarşi varsa; orada demokrasi her zaman kırılgandır dedi.'HAFIZAMIZA SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ'Bayraktar, Biz 28 Şubat'ı konuşmaya devam edeceğiz.

Demokratik hafıza, güçlü toplumların temelidir.

Çünkü hak ihlalleriyle yüzleşmek, hukuk devletini güçlendirir. 29 yıl önce yaşananlar yalnızca belli bir kesimin değil, bu ülkenin demokrasi tecrübesinin bir parçasıdır.

Bu nedenle 28 Şubat’ı anmak; bir grubun değil, toplumun tamamının ortak sorumluluğudur Biz unutmadık.

Hiçbir sahnesini unutmadık.

Unutmayacağız.

Unutturmayacağız.

Ama bunu öfkeyle değil; adalet talebiyle yapacağız.

Kutuplaşma diliyle değil; hak temelli bir duruşla yapacağız.

Geçmişe saplanarak değil; daha özgür bir gelecek inşa etmek için yapacağız.

Buradan bir kez daha ifade ediyoruz.

Kadın erkek hiçbir bireyin hayatı; inancı, kimliği veya kıyafeti nedeniyle karartılamaz.

Demokrasi; farklılıkların tehdit değil zenginlik olarak görüldüğü bir düzenle mümkündür.

Biz, o düzenin güçlenmesi için hafızamıza sahip çıkmaya devam edeceğiz dedi.

İlgili Sitenin Haberleri