Haber Detayı

Kurumsal yönetimde inisiyatif krizi
Dünya# dunya.com
28/02/2026 00:00 (2 saat önce)

Kurumsal yönetimde inisiyatif krizi

KOBİ’lerden dev holdinglere kadar uzanan ‘geleneksel yönetim refleksi’nin aslında bir şirketin sahip olabileceği en büyük sermayeyi —yani yetişmiş insan aklını— nasıl atıl bıraktığını görüyoruz. Gerçek kurumsallaşma, patronun masadan kalkması değil; masadaki diğer sandalyelere oturan tecrübeli isimlere, o masanın bir parçası olduklarını hissettirmesiyle başlar.

Ekonomist - Bankacı UĞUR GÜNDÜZ“Adem abi, olmadı maale­sef.

Biz Excel bilen, etkin sunum yapabilen, pratik bir fi­nans yöneticisi arıyoruz.

Banka ilişkilerin iyi, saygın birisin ama biz daha teknik birini arıyoruz. -Tablo mu?

Ben uzun yıllar yöne­ticilik yaptım.

Ne istediğimi söy­ler, yönlendirme yapar ve uzman arkadaşları görevlendiririm.

Za­ten beni sizin söylediklerinizi yapmam için çalıştırmak mantık­lı değil.

Benim önerilerimi dikka­te alacak ve tecrübelerimden fay­dalanacaksanız çalıştırın.

Yoksa istediklerinizi yapacak, sorgula­mayan birini daha az ücretle bul­mak zor değil.

İyi günler.”Patronun istediği, elinde laptop, patronun söylediklerini rapora dö­ken, tablolar hazırlayan, genellikle teknik terimler kullanan bu kişi­ler, yeni bir vizyon yaratmaz, sade­ce patronun söyledikleri çerçeve­sinde bir öngörü yaratır.KOBİ’lerden dev holdinglere ka­dar uzanan ‘geleneksel yönetim refleksi’nin aslında bir şirketin sa­hip olabileceği en büyük sermayeyi —yani yetişmiş insan aklını— nasıl atıl bıraktığını görüyoruz.Patronun dediğınıyapmakBir şirketin büyüme evresinde, kurucu patronun her şeye hakim olma isteği başlangıçta bir avantaj­dır; hızlı karar almayı ve tutkuyla çalışmayı sağlar.

Ancak şirket be­lirli bir ölçeğe ulaştığında, patro­nun her kararın merkezinde olma­sı bir darboğaza dönüşür.Profesyonel bir yönetici, sade­ce operasyonu yürütmek için de­ğil, kendi uzmanlık alanındaki viz­yonu şirkete enjekte etmek için işe alınır.

Bir profesyonel sadece pat­ronun talimatlarını uyguluyorsa:● Katma değer sıfırlanır: Şir­ket, yöneticinin tecrübesinden de­ğil, sadece ‘elinden’ faydalanmış olur.● Yetenek göçü başlar: Gerçek profesyoneller, fikirlerinin önem­senmediği ve inisiyatif alamadık­ları yerde ‘dekorasyon unsuru’ ol­mayı reddeder ve ilk fırsatta ayrılır.● Hata riski artar: Tek bir ki­şinin vizyonuna hapsolmuş bir şir­ket, o kişinin kör noktalarına da hapsolmuş demektir.Güç zehirlenmesi ve ‘veliaht’ sendromuÖzellikle aile şirketlerinde ‘pat­ronun oğlu’ figürü, kurumsallaş­manın önündeki en büyük psikolo­jik bariyerdir.● Liyakat VS. kan bağı: Tec­rübeli bir yönetici, 25 yıllık biriki­miyle bir risk analizi yaparken, ve­liahtın sadece ‘soyadı gücüyle’ bu analizi çöpe atması, kurum kültü­rünü temelinden sarsar.● Güven sorunu: Patronlar ge­nellikle "Benim kadar kimse bu işi sahiplenmez" yanılgısına düşer­ler.

Oysa profesyonel bağlılık, hisse sahipliğinden değil, başarıya ortak edilmekten beslenir.İdeal denklem: Yöneticinin dediklerinin yapılmasıBir profesyonel asıl faydayı pat­ronu yönlendirebildiğinde sağlar.

Bu, patronun etkisizleşmesi de­ğil, akıllı bir liderlik sergilemesi de­mektir.

Bir patronun sorması gere­ken temel soru şudur: "Ben en akıllı insan olduğum küçük bir dükkan mı yönetmek istiyorum, yoksa ben­den daha zeki ve tecrübeli insanla­rı yönettiğim büyük bir organizas­yon mu?"Gerçek kurumsallaşma, patro­nun masadan kalkması değil; ma­sadaki diğer sandalyelere oturan tecrübeli isimlere, o masanın bir parçası olduklarını hissettirmesiy­le başlar.

Profesyonel yönetici ma­liyet kalemi değil, kaldıraçtır.

An­cak bu kaldıracı kullanmak için eli­nizi üzerinden çekmeniz gerekir.Patronun elini operasyondan çekmesi bir gecede olmaz; bir "gü­ven ve sistem" inşa sürecidir.

Pro­fesyonellerin önünü açmak için ge­çiş stratejisi uygulanmalıdır.1‘karar yetki matrisi’ oluşturunPatronlar genellikle her şeye ka­rışırlar çünkü sınırların nerede bittiği belirsizdir.

Yetki karmaşa­sını bitirmek için bir tablo oluştu­rulmalıdır.● Stratejik kararlar: Yatırım, ortaklık, marka vizyonu (patron + yönetici).● Operasyonel kararlar: İşe alım, bütçe yönetimi, süreç iyileş­tirme (sadece yönetici).● Kritik eşik: Örneğin 500 bin lira altındaki harcamalarda yöne­tici tam yetkili, üstünde ise patron onayına tabi olmalıdır.2 ‘veri ile yönetim’ kültürüne geçinPatronun "Ben böyle hissediyo­rum" dediği yerde, profesyonel "Ve­riler bunu söylüyor" diyebilmelidir.● KPI (temel performans göstergeleri): Yöneticiye "Ne ya­pacağını" söylemek yerine, ona "Hangi hedefe ulaşması gerekti­ğini" söyleyin.

Hedef netleşince, o hedefe giden yolu profesyone­lin çizmesine izin verilmelidir.

So­nuçlar başarılıysa, patronun mü­dahale etme bahanesi kalmaz.3 "veliaht" mentorluk programıPatronun oğlunun/kızının yöne­time girmesi kaçınılmazsa, bu bir çatışma değil eğitim süreci olarak tasarlanmalıdır.● Çıraklık dönemi: Evlat, pro­fesyonel yöneticinin üstü olarak değil, onun asistanı/öğrencisi ola­rak işe başlamalıdır.

Hata yapma lüksü profesyonelin denetiminde olmalı, profesyonel yöneticiye ‘ve­liahdı yetiştirme’ sorumluluğu ve yetkisi verilmelidir.4 gölge yönetim kurulu (danışma kurulu)Patronlar genellikle profesyo­nelden gelen eleştiriyi "şahsi" al­gılayabilir.

Dışarıdan bağımsız bir danışman veya emekli bir yönetici­nin olduğu bir danışma kurulu ku­run.

Profesyonel yöneticinin fikir­leri bu kurulda onaylanırsa, patron "tek bir kişinin lafına" değil, "ku­rumsal bir akla" uyduğunu hisse­der ve egosu zedelenmez.5 ‘mikro-yönetim’ detoksuPatronun her e-postada (CC) ol­masını veya her toplantıya girme­sini engelleyin.● Haftalık raporlama: Patro­nun merakını dindirmek için anlık müdahaleler yerine, haftalık kap­samlı bir rapor sunulmalıdır.

Pat­ron, ‘bilgi sahibi olduğunu’ hisset­tiğinde ‘müdahale etme’ ihtiyacı azalacaktır.Patronlara söylenmesi gereken o acı gerçek: "Sizden daha az ka­zanan veya daha az tecrübeli biri­nin sizin verdiğiniz kararları ay­nen onaylaması size konfor sağlar ama şirketi büyütmez.

Size 'Hayır, bu yanlıştır' diyebilen bir profesyo­nel, aslında sizin servetinizi koru­yan kişidir."

İlgili Sitenin Haberleri