Haber Detayı

İran halkı can derdinde... Şimdi ne olacak?
Dünya hurriyet.com.tr
01/03/2026 07:00 (5 saat önce)

İran halkı can derdinde... Şimdi ne olacak?

Trump ve Netanyahu’nun “rejimi devirin” çağrılarına rağmen İran’da benzin kuyrukları, nakit çekme telaşı ve kentlerden kaçış görüntüleri öne çıkıyor. Saldırıları destekleyen bir kesim olsa da analistler, ABD-İsrail baskısının ters teperek milliyetçi refleksleri tetikleyebileceği üzerinde duruyor.

ABD ve İsrail’in dün sabah saatlerinde İran’a yönelik başlattığı hava harekâtı, yalnızca askeri altyapıyı hedef alan sınırlı bir operasyon değil; doğrudan rejime yönelmiş ve açık siyasi sonuç üretmeyi amaçlayan bir müdahale olarak şekilleniyor.

ABD Başkanı Trump ve İsrail Başbakanı Netanyahu’dan İran halkına “rejimi devirin” çağrıları gelirken, İsrailli bir askeri yetkili de, “Gelişmeler, İran halkının ayaklanmasına da bağlı olarak ilerleyecek” dedi.

Ancak sahadan gelen ilk haberler İran halkının “can derdine” düştüğünü gösteriyor.ÜÇ AYAKLI STRATEJİAnalistler Washington ve Tel Aviv’in stratejisini liderlik ve komuta zincirini zayıflatmak, ekonomik ve güvenlik şoku etkisiyle rejimi istikrarsızlaştırmak ve İran’da rejim muhaliflerinin kitlesel mobilizasyonunu tetiklemek olarak üç ayaklı olduğu görüşünde.

Peki ABD-İsrail ikilisinin bu hedeflerine ulaşması ne kadar mümkün?

Gözden Kaçmasın Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Trump arasında kritik görüşme Haberi görüntüle PROTESTOLAR TETİKLENİR MİSaldırılar, İran’da 28 Aralık 2025’te başlayan ve geçen ay rejimin kanlı baskısı sonrası binlerce kişinin ölümüyle sona eren protesto gösterilerinden kısa süre sonra başladı.

Protestolar genel halk kitlesinden ziyade üniversite kampüslerinde yeniden alevlenme eğilimi gösteriyor.

Son bir haftada ülkedeki en az 10 kampüste üniversite öğrencilerinin rejim karşıtı gösteriler düzenlemesi üzerine birçok kampüs kapatıldı ve uzaktan eğitime geçildi.

İran sokaklarında dünkü saldırılar sonrası sevinçle dans eden ve “Hamaney’e ölüm” diye evlerinin pencerelerinden bağıran insanların görüntüleri de sosyal medyaya yansıdı.

Reuters’a konuşan bir İranlı, “Bırakın (rejimi bombalasınlar” dese de İranlı muhaliflerin ciddi bir kısmı ABD-İsrail saldırıları ile rejim arasında sıkışmış hissediyor.

ABD ve İsrail saldırılarına hedef olan İran’da insanlar market ve benzin istasyonlarına akın etti.‘ÜLKEMİZ IRAK OLMASIN’Nitekim İran kentlerinden gelen ilk haberlere göre rejim karşıtı toplumsal enerjiden çok “hayatta kalma” içgüdüsü ağır basıyor.

Reuters haber ajansı, saldırılar sonrası insanların benzin istasyonlarında uzun kuyruklar oluşturduğu, nakit çekmek için ATM’lere akın ettiği ve imkânı olanların büyük kentleri terk etmeye başladığını bildirdi.

Reuters’a konuşan bir kadın, “Çocuklarım korkuyor, nereye gideceğimizi bilmiyoruz” derken, bir başkan İranlı ise “Rejim karşıtıyım ama ülkemin Irak’a dönmesini istemiyorum” ifadelerini kullanıyor.‘SALDIRILAR TERS TEPEBİLİR’İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden Doç.

Dr.

Hakan Güneş de Hürriyet’e yaptığı değerlendirmede, ABD-İsrail saldırılarının milliyetçi refleksi güçlendirerek “ülke savunması” algısını tetikleme ihtimaline işaret ediyor.

Özellikle Haziran 2025’teki 12 Gün Savaşı’nın ardından rejimin pozisyonunu güçlendirdiğine dikkati çeken Güneş, “Muhalifler artık daha temkinli davranıyor.

Geçen ay sonlanan protestolar ses getirse de İran’da son 20 yılda kitlesel katılımın en düşük kaldığı gösteriler oldu.

Özellikle okulların ve sivil bölgelerin hedef alınması rejim muhaliflerinde bile ABD-İsrail ikilisine karşı milliyetçi bir tepki oluşturabilir” ifadelerini kullanıyor.

Dün başlayan saldırılarda yakın dönemdekilerden farklı olarak “şok etkisi” olmadığına da dikkat çeken Güneş, “İstihbarat merkezli şoke edici bir faktör henüz devreye girmedi ve rejimin merkezi isimlerinde bir kayıp yok.

Bu bakımdan halkın en azından kısa vadede temkinli davranması öngörülebilir” dedi.

Gözden Kaçmasın Orta Doğu'daki 'büyük savaş'a dünyadan peş peşe tepkiler Haberi görüntüle ‘UZUN VADE ETKİLERİ BELİRSİZ’Öte yandan Güneş, orta ve uzun vadeli senaryolar için ise belirsizlik olduğunu vurguluyor.

Rejimi istikrarsızlaştıracak saha gelişmelerinin yaşanması durumunda gayrı nizami silahlı gruplar ve rejim güçleri arasında çatışmalar çıkabileceğini belirten Güneş, halk ve güvenlik güçleri arasında büyük çaplı bir çatışma senaryosunu ise uzak ihtimal görüyor.

Sürgündeki Kürt grupların geçen hafta yaptığı ittifak açıklamasını da bu çerçevede değerlendiren Güneş, “Bu gruplar uzun süredir ülkenin küçük bir kısmında varlığını sürdürüyor.

Ancak hem etkin oldukları bölgeler hem de etki güçleri sınırlı.

Rejimin olası çözülmesinde dahi yeni kurulacak yapının rengini belirleyecek güçleri yok.

Yine de son protesto dalgasında bazı köy ve kasabaları ele geçirdiklerini ilan etmişlerdi.

Yine bir karışıklık durumunda sahaya inerek çatışacaklarını söylemek mümkün” değerlendirmesini yapıyor.ABD-İSRAİL GÖREV PAYLAŞIMI YAPMIŞİran Araştırmaları Merkezi’nden akademisyen Oral Toğa da kitlesel mobilizasyonun Hameney’in ölümü, güvenlik güçlerinde çatırmada, ordu ya da Devrim Muhafızları Ordusu’nda (DMO) farklı tutum benimseyen kanatların ortaya çıkması gibi birçok faktörün bir araya gelmesine bağlı olduğunu vurguluyor. “İnsanlar şu an hayatta kalma modundalar.

Benzin, nakit, gıda stoklamaya çalışıyorlar.

İnsanlar sisteme karşı bile olsalar ülkelerinin Irak’a, Suriye’ye dönmesini istemiyor olmalarından dolayı konsolidasyon tepkisi daha olası” diyen Toğa, tıpkı Güneş gibi saldırıların milliyetçi tepkiyi tetikleyebileceği görüşünde: “Sivil kayıpların artması, özellikle okul saldırısı gibi görüntüler, toplumda milliyetçi refleks yaratıp rejim etrafında konsolidasyon sağlayabilir.

Dış saldırı altındaki toplumlar tarihte her iki yöne de gitmiştir — hem çöküşe hem kenetlenmeye.

Hangisinin ağır basacağını şu an kimse kesin bilemez.” Gözden Kaçmasın Hamaney’in öldüğünü İran doğruladı: 40 günlük yas ilan edildi Haberi görüntüle ‘İRAN HALKI DİRENÇ GÖSTEREBİLİR’İlk dalga saldırılarda İsrail’in siyasi-askeri liderliği hedef aldığı ve ABD’nin füze programı ile nükleer altyapıyı vurduğu bir görev dağılımına dikkati çeken Toğa, “İran’ın dağlık coğrafyası ve onlarca yıldır inşa ettiği yeraltı altyapısı, hava gücüyle tamamen imha edilmesi teknik olarak son derece güç hedefler sunuyor” sözleriyle hava saldırılarının askeri anlamda da kesin sonuç üretemeyebileceğine dikkati çekiyor.Toğa’ya göre olası bir iç savaş ise DMO içinde bir ayrışma olmadan çok mümkün değil. “Bu yapı sadece askeri değil aynı zamanda İran ekonomisinin büyük bölümünü kontrol eden bir aktör” diyen Toğa, rejimin çözüldüğü senaryoda bile geçiş sürecini DMO’nun yönetmek isteyeceğini belirtiyor.

Toğa’ya göre iç savaş senaryolarının önündeki bir diğer engel İran halkının tutumu: “İran’ın devlet geleneği Suriye veya Libya’dan çok daha güçlü.

Toplumda ‘devletsizlik’ korkusu çok derin.

Bu, hem çözülmeyi frenleyebilecek hem de çözülme başlarsa onu daha travmatik kılabilecek bir faktör.

İran toplumunun buna karşı göstereceği direnci de hafife almamak gerekir.”

İlgili Sitenin Haberleri