Haber Detayı

EĞİTİMCİLERDEN ÇAĞRI: Türkçe dersine katıl, kimliğine sahip çık
Avrupa aydinlik.com.tr
01/03/2026 14:05 (3 saat önce)

EĞİTİMCİLERDEN ÇAĞRI: Türkçe dersine katıl, kimliğine sahip çık

Almanya’da Türkçe dersleri konusunda eğitimciler seferberlik başlattı. ‘Çocuğunuzu Türkçe derslerine kaydettirin’ çağrısı yapan dernekler derslerin neden önemli olduğu hakkında bilgilendirmeler yapıyor. Özellikle de velilerin kayıt süresini kaçırmamaları önemli.

Almanya’da gelecek yıl Türkçe dersi okumak isteyenler için kayıtlar alınıyor.

Eğitimciler de kayıtların alındığı bu dönemde derslere katılımların fazla olması için çalışıyor.

Dernekler ‘Çocuklarınızı Türkçe derslerine kaydettirin’ çağrısı yapıyor ve bu konuda etkinlikler düzenliyor.

Kayıtlar okullara göre değişiklik göstermekle birlikte mart ayında da devam edecek.

Eğitimciler, velilere bu süreleri kaçırmamaları konusunda uyarıda bulunuyor.

Aydınlık Avrupa’nın sorularını yanıtlayan eğitimciler kayıtlarla ilgili bilgi verdi ve Türkçe derslerinin neden önemli olduğunu açıkladı.

Hessen Türk Öğretmenler Derneği (TÖDER) Başkanı ve Türkçe öğretmeni Zeynel Fırat “Türkçe dersi ile çocuk kendi kültürünü kendi dilini öğreniyor.” dedi.

TÜRKÇE DERSLERİ KAN KAYBEDİYOR Hessen eyaletinde Türkçe derslerine katılımın her yıl azaldığına dikkat çeken Zeynel Fırat, hem öğretmen sayısındaki düşüşe hem de velilerin yeterince derse sahip çıkmadığına vurgu yaptı.

Fırat, Hessen’de yıllar içinde ciddi bir öğretmen kaybı yaşandığını belirterek, “Bir dönem 270 öğretmen vardı, bugün sayı çok düşük.

Emekli olanların yerine yeterince atama yapılmadı.

Öğretmen sayısı azalınca dersler de doğal olarak daraldı.” dedi.

Türkçe derslerinin müfredat dışına itilmesinin katılımı düşürdüğünü ifade eden Fırat, derslerin öğleden sonraya alınması ve not sisteminde yeterince yer bulamamasının velileri ve öğrencileri olumsuz etkilediğini söyledi.

Fırat, “Dersler planın dışına çıkarılınca ve öğleden sonraya alınınca katılım ciddi şekilde azaldı.” diye konuştu.

Bazı bölgelerde öğrencilerin çok uzak okullara yönlendirildiğini belirten Fırat, bunun fiili bir engel oluşturduğunu dile getirdi: “Bir öğrenci dört saate varan yolculukla başka bir okula gitmek zorunda bırakılıyor.

Veli doğal olarak vazgeçiyor.

Oysa veli talep ederse ders kendi okulunda açılabilir.” VELİLER BİLİNÇLİ OLMALI Fırat, en önemli noktanın velilerin bilinçli ve kararlı olması olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Veli isterse kendi okulunda bu ders açılır.

Sekiz velinin imzası bile birçok durumda yeterli olabiliyor.

Bu bir haktır.

Ama biz velilerimize bu hakkı yeterince anlatamadık.” Derneklerin ve köy derneklerinin de konuyu gündemlerine alması gerektiğini belirten Fırat, “Folklor, kültürel etkinlikler elbette önemli ama eğitim meselesi öncelikli olmalı.

Dernekler eğitim konusunu planlarına almalı.” dedi.

ÇOCUK KENDİ KÜLTÜRÜNÜ, KENDİ DİLİNİ ÖĞRENİYOR Türkçe dersinin önemine de dikkat çeken Fırat, anadil eğitiminin yalnızca bir dil dersi olmadığını belirterek, “Türkçe dersiyle çocuk kendi kültürünü, kendi dilini öğreniyor.

Ailesiyle bağını güçlendiriyor.

Türkçe bilimsel bir dildir.

Anadilini sağlam öğrenen çocuk ikinci dili de daha kolay öğrenir.

Çok dillilik başarıyı artırır.” açıklaması yaptı Almancanın öğrenilmesi ile Türkçenin birbirine engel olmadığını vurgulayan Fırat, “Çocuk hem Almancayı hem Türkçeyi öğrenebilir.

Dil küçük yaşta öğrenilir. ‘Önce Almanca, sonra Türkçe’ yaklaşımı doğru değil.” ifadelerini kullandı.

Türkçe derslerinin her yıl kan kaybettiğini belirten Fırat, sözlerini şöyle tamamladı: “Çocuklarımızın anadilini öğrenmesi kimliği ve geleceği için çok önemli.” ‘ANADİLİ OLMAYAN ÇOCUK YARIMDIR’ Almanya’nın Kuzey Ren Vesfalya eyaletine bağlı Kreis Lippe bölgesinde Türkçe öğretmenliği yapan Sibel Öztürk, çocuklara anadilini öğretmek için canla başla çalışan eğitimcilerden birisi. 30 yıldır öğretmenlik yapan Öztürk, anadil eğitiminin çocukların kimlik gelişimindeki belirleyici rolüne dikkat çekiyor. ‘RÜYALARINIZI HANGİ DİLDE GÖRÜYORSUNUZ?’ Velilerle yaptığı toplantılarda dikkat çekici bir soruyla söze başladığını anlatan Öztürk, anadilin insanın özü olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Velilere ilk sorduğum soru şu: Rüyalarınızı Almanca mı görüyorsunuz?

Kimse rüyasını yabancı bir dilde görmez.

İnsan rüyasını kendi anadilinde görür.

Bizim dilimiz Türkçe.

Buradan hareketle Türkçenin neden vazgeçilmez olduğunu anlatıyorum.” Anadilin yalnızca bir iletişim aracı olmadığını vurgulayan Öztürk, Türkçenin çocukların aile bağlarını ve kimliklerini koruduğunu belirterek, “Eğer çocuk anadilini öğrenmezse birkaç yıl sonra annesiyle babasıyla bağı zayıflayabilir.

Kültürel olarak yabancılaşabilir.

Kendi zenginliğinin farkına varamaz.

Anadili olmayan bir çocuk yarımdır.

Vatan sevgisi, kendi ülkesine duyduğu o bağlılık, bayrak sevgisi bunlar çok önemli değerler.

Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatını anlamayan, Kurtuluş Savaşı'nı bilmeyen, Türkiye Cumhuriyeti tarihini bilmeyen bir çocuk, kendilerine ne gibi nimetler verildiğinin farkına varmayan bir toplum, sonunda yok olmaya mahkumdur.” dedi. ‘ANADİLİ GÜÇLÜ OLAN BAŞARILI OLUYOR’ Öztürk’e göre anadili güçlü olan çocuk daha başarılı oluyor: “Bir çocuğun Almanca’da ‘Apfel’ kelimesini öğrenebilmesi için önce ‘elma’ kavramını bilmesi gerekir.

Temel anadildir.

Temeli sağlam olmayan binanın üstüne ne koyarsanız koyun ayakta duramaz.

Anadilinde güçlü olan çocuk diğer bütün dillerde de başarılı olur.” 30 yıllık meslek hayatında çok sayıda öğrencisinin mühendis, doktor, avukat ve öğretmen olduğunu belirten Öztürk, “Hepsinin ortak noktası anadillerine hâkim olmalarıydı.” dedi. ‘BU ÇOCUKLAR BU TOPLUMUN PARÇASI’ Türkçenin yalnızca Türkiye ile bağ kurmak için değil, yaşanılan toplum için de bir zenginlik olduğunu dile getiren Öztürk, “Bu çocuklar artık ‘misafir işçi’ çocukları değil.

Bu toplumun bir parçası.

Ne kadar fazla dil, o kadar zengin bir ülke.” ifadelerini kullandı.

Zor şartlarda görev yaptıklarını anlatan Öztürk, beş okulda ders verdiğini, geçmişte dokuz okul arasında mekik dokuduğunu belirterek “Biz burada birer köy öğretmeni gibiyiz.

Çantamızı alıp dolaşıyoruz.

Öğretmenlik zil çalınca başlayıp biten bir iş değil.

Öğrencinin ne kazanacağını düşünerek iki adım ilerisini planlamak zorundayız.” dedi.  ‘İŞBİRLİĞİYLE GÜÇLENECEĞİZ’ Velilere çağrıda bulunan Öztürk, anadil eğitiminin aile-öğretmen iş birliğiyle güçleneceğini hatırlatarak “Sadece ‘çocuğunuzu kaydettirin’ demek yetmez.

Veli de o masaya oturmalı.

Anne baba çocukla birlikte çalışmalı.

O zaman hem aile bağı güçlenir hem dil gelişir.” ifadelerini kullandı.  “Biz insan yetiştiriyoruz, robot değil” diyen Öztürk, “Okul, aile, öğretmen, sosyal çevre ve yaşanılan toplum uyum içinde olursa çocuk hem anadilini öğrenir hem diğer derslerde başarılı olur hem de kimliğini kaybetmez.” dedi. ‘Türkçe dersleri başarının anahtarıdır’ Almanya’nın Kuzey Ren Vesfalya eyaletine bağlı Gelsenkirchen kentinde Türkçe öğretmenliği yapan Yağmur Aslan mesleğini tutkuyla yapan bir eğitimci. 11 yıldır öğretmenlik yapan Aslan, Türkçe derslerinin çocukların hem akademik hem de duygusal gelişiminde önemli rol oynadığını söyledi.

Dört farklı okulda görev yapan Aslan’ın toplam 204 öğrencisi var.

Türkçe derslerine kayıt sürecinin yalnızca öğretmenle sınırlı olmadığını vurgulayan Aslan, okul yönetimi ve velilerin de sorumluluğu olduğunu hatırlattı: “Kayıt dönemi diyoruz ama burada okul yönetiminin desteği, öğretmenin çabası ve velinin isteği birlikte olmalı.

Çalıştığım bir okulda müdürümüz bütün okula başvuru formlarını dağıtıyor.

Türk, Alman fark etmez herkese ulaşıyor. 15 Mart’a kadar kayıtları topluyoruz ve sistem tıkır tıkır işliyor.

Ama başka bir okulumda listeyi ben çıkarıyor, velileri tek tek arıyor, kayıt için mücadele veriyorum.” Bazı okul yöneticilerinin Türkçe dersine destek verdiğini, bazılarının ise “seçmeli ders” diyerek geri planda bıraktığını söyleyen Aslan, “Bir müdür ‘çok kıymetli bir ders’ derken, bir diğeri ‘çocuk zaten iki dilli büyüyor, Almancası güçlü olsun’ diyebiliyor.

Bu yaklaşım bizi geriletiyor.” ifadelerini kullandı. ‘VELİLER DAHA DUYARLI DAVRANMALI’ Son yıllarda velilerin profilinin değiştiğini belirten Aslan, artık Almanya’da doğup büyümüş ebeveynlerin çoğunlukta olduğunu söyledi.

Aslan, “Eskiden Türkiye’den gelen aileler daha yoğundu.

Şimdi velilerin çoğu burada doğmuş büyümüş.

Bazıları ‘Ben de Türkçe dersine gittim ama Türkçem iyi değil, çocuğum boşuna gitmesin’ diyor.

Bu beni çok yaralıyor.

Tam tersine bu yüzden çocukların gelmesi gerekiyor.

Çocuk oyun oynayacağı iki saati Türkçe dersine ayırsa büyük bir zenginlik kazanacak.

Sınıflarımız 12–15 kişilik, adeta özel ders gibi.” dedi.  ‘TÜRKÇE, ALMANCA BAŞARIYI DA ETKİLİYOR’ Aslan, Türkçe dersinin Almanca başarısını da doğrudan etkilediğini belirterek şunları söyledi: “Karneler dağıtıldığında öğretmen arkadaşlar da fark ediyor.

Türkçe notu ile Almanca notu genelde paralel.

Anadilinde kendini rahat ifade eden çocuk Almanca’da da özgüvenli oluyor.” Çocukların sözlü ifade becerilerini özellikle desteklediğini belirten Aslan, “Alman eğitim sisteminde parmak kaldırıp konuşmak çok kıymetli.

Çocuk anadilinde özgüven kazandığında diğer derslerde de daha aktif oluyor.” görüşünde. ‘BU SADECE DİL DEĞİL, KÜLTÜR AKTARIMI’ Türkçe derslerinin yalnızca dil bilgisi öğretmekten ibaret olmadığını vurgulayan Aslan, kültürel aktarımın da önemli bir parçası olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Ramazan’ı da anlatıyorum, Paskalya’yı da.

Ben Hatay’da büyüdüm; farklı din ve kültürlerle iç içe yaşadım.

Çocuklara saygıyı öğretiyorum.

Nereden geldiklerini bilsinler ama bulundukları topluma da saygı duysunlar istiyorum.” 23 Nisan için hazırlık yaptıklarını belirten Aslan, farklı yörelere ait müzik ve danslarla çocukların kültürel çeşitliliği tanıdığını söyledi. “Karadeniz’den, Doğu’dan, Antep’ten şarkılar öğreniyorlar.

Çocuk Antep’te baklava yenildiğini, Malatya’da halay çekildiğini biliyor.

Bu bir bilinç oluşturuyor.” ifadelerini kullandı.

Aslan sözlerini şöyle tamamladı: “Türkçe anadil dersi bir lüks değil, bir ihtiyaç.

Bu sadece bir ders değil; kimlik, özgüven ve gelecek meselesi.

Anadili güçlü olan çocuk her yerde güçlü olur.”

İlgili Sitenin Haberleri

ÖTZİ Berna bridge aydinlik.com.tr
4 saat önce

ÖTZİ