Haber Detayı

Körfez ülkeleri savaşa girer mi? 'Kabus senaryosu masada...'
Dünya cumhuriyet.com.tr
02/03/2026 09:48 (3 saat önce)

Körfez ülkeleri savaşa girer mi? 'Kabus senaryosu masada...'

İran’ın hafta sonu Doha, Dubai ve Manama’yı hedef alan füze saldırıları, yalnızca görkemli cam ve beton kuleleri değil, Körfez ülkelerinin 'istikrar adası' imajını da sarstı. Şimdi bölge ülkeleri zor bir tercihle karşı karşıya.

İran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırıları, ABD ve İsrail’in cumartesi günü Tahran'a yönelik başlattığı geniş çaplı hava saldırılarının hemen ardından geldi.

Saldırılarda İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ve üst düzey askeri isimler öldürülmüş; ordu ve devlet tesisleri vurulmuş, bir kız ilk okulunu da hedefe alan saldırgan politika, en az 148 çocuk ve öğretmenlerinin hayatlarına mal olmuştu.

İran ise misilleme olarak İsrail ’i ve Körfez’deki ABD askeri varlıklarını füze ve insansız hava araçlarıyla hedef aldı.

Birleşik Arap Emirlikleri ’nde en az üç kişi öldü, 58 kişi yaralandı.

Dubai ’de simgesel binalar ve havalimanı, Manama ’daki gökdelenler ve Kuveyt Havalimanı isabet aldı.

Doha’da bazı mahallelerden duman yükseldiği görüldü.

Suudi Arabistan , İran’ın Riyad ve doğu bölgelerini de vurduğunu açıkladı.

Katar ’da 16, Umman ’da 5, Kuveyt ’te 32 ve Bahreyn ’de 4 kişinin yaralandığı bildirildi.

Körfez ülkeleri bu çatışmayı istemiyordu.

Saldırı öncesi haftalarda Umman , Washington ile Tahran arasında dolaylı görüşmelere aracılık ediyordu.

Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi , İran’ın zenginleştirilmiş uranyumu stoklamama ve mevcut stoku ciddi biçimde seyreltme taahhüdü vermesinin ardından barışın 'ulaşılabilir' olduğunu açıklamıştı.

İSRAİL, SAATLER SONRA SALDIRDI Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri, haftalardır hatta aylardır yaklaşan savaşı görmüş ve bunu engellemek için yoğun çaba harcamıştı.

King’s College London ’dan Rob Geist Pinfold , Körfez ülkelerinin askeri müdahaleyi önlemek için lobi yaptığını söyledi.

Ona göre şimdi savaşa katılmaları ve 'İsrail’le birlikte hareket ediyor' görüntüsü vermeleri, rejimlerinin meşruiyeti açısından büyük bir risk.

Ancak pasif kalmanın da bedeli var.

El Cezire 'ye konuşan Pinfold, İran’ın tekrar tekrar saldırdığı bir tabloda hiçbir şey yapmamanın da ülkelerin itibarını zedeleyeceğini vurguluyor. “Bu yönetimler kamuoyuna duyarlı.

Halklarını ve egemenliklerini koruduklarını göstermek isterler” diyor.

MÜDAHALE EDERLER Mİ?

Analistlere göre, Körfez ülkeleri sonunda harekete geçebilir; ancak bunu kendi koşulları altında yapmak isteyebilirler.

Pinfold, ABD ve İsrail’e hava sahalarını açmak yerine, 1984 ’te kurulan ve 2013’te Birleşik Askeri Komutanlığa evrilen KİK’e bağlı “Yarımada Kalkan Gücü” gibi ortak bir mekanizma üzerinden operasyon düzenlemelerinin daha olası olduğunu söylüyor. “İsrail’le birlikte hareket eden değil, liderlik eden aktör olarak görünmek isterler” diyen Pinfold’a göre bu, haftalardır kenarda kalan Körfez ülkelerinin inisiyatif aldığını gösterme fırsatı olabilir.

KABUS SENARYOSU Uzmanlara göre, Körfez liderlerinin en büyük korkusu kritik altyapıya yönelik saldırılar.

Elektrik şebekeleri, su arıtma ve deniz suyundan tatlı su elde eden tesisler ile enerji altyapısı en hassas noktalar. “Klima ve su arıtma olmadan, aşırı sıcak ve kurak Körfez ülkeleri fiilen yaşanamaz hale gelir.

Enerji altyapısı olmadan ise ekonomik olarak sürdürülemez olurlar” diyen New York Üniversitesi Abu Dabi’den Orta Doğu siyaseti profesörü Monica Marks , hükümetlerin bu çıkarları en az riske atacak adımları atacağını belirtiyor.

Pinfold ise daha derin tehlikenin fiziki değil, itibari olduğunu savunuyor.

Körfez ülkelerinin yatırım ve turizm için güvenli liman imajının zarar gördüğünü söylüyor.

VEKİLLER YERİNE DEVLETLER SAHNEDE Analistler, yaşananların bölgesel güvenlik dengelerinde dramatik bir değişime işaret ettiğini vurguluyor.

Uzun süredir Körfez ülkeleri tehdit algısını Husiler ve Hizbullah gibi devlet dışı aktörlere odaklamıştı.

Pinfold’a göre artık tablo farklı: “Orta Doğu’da ya yeni bir paradigma ya da eski bir döneme dönüş görüyoruz: Devletten devlete savaş.” Marks ise savaş öncesinde bazı Körfez ülkelerinin, özellikle BAE ’nin, İsrail’i bölgesel istikrar açısından İran’dan daha büyük tehdit olarak görmeye başladığını hatırlatıyor.

Ancak İran’ın 'geniş ve dağınık' ilk saldırı dalgası, dengeleri yeniden değiştirmiş olabilir.

Körfez ülkeleri şimdi hızla pozisyonlarını yeniden hesaplıyor.

Eğer İran, daha kontrollü bir tırmanma stratejisi izlerse, kenarda kalmak isteyebilirler.

Ancak füze saldırılarıyla yara alan gökdelenlerin gölgesinde bu seçeneğin giderek daraldığı belirtiliyor.

İlgili Sitenin Haberleri