Haber Detayı
Orta Doğu'da kabus senaryosu: Körfez ülkeleri, İran'a karşı savaşa girebilir
İran’ın hafta sonu Doha, Dubai ve Manama’daki ABD üslerine yönelik füze saldırıları Körfez’de derin endişeye yol açtı. Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) en az 3 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Saldırılar, bölge ülkelerini İran'a karşılık verip vermeme konusunda kritik bir kararın eşiğine getirdi.
İran’ın hafta sonu düzenlediği füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları, Körfez başkentlerinde büyük hasara ve önemli sayıda can kaybına neden oldu.
Doha, Dubai ve Manama’da bazı noktalar hedef alınırken, bölge ülkeleri çatışmanın doğrudan tarafı olup olmama konusunda karar vermeye çalışıyor.
Saldırılar, uzun süredir istikrar vurgusuyla öne çıkan Körfez şehirlerinde güvenli bölge algısını zedeledi.
BAE'de en az 3 kişinin yaşamını yitirdiği, pazar akşamı itibarıyla en az 58 kişinin yaralandığı açıklandı.
Katar, topraklarında 16 kişinin yaralandığını bildirdi.
Umman’da 5, Kuveyt’te 32 ve Bahreyn’de 4 kişinin yaralandığı duyuruldu.
Suudi Arabistan yönetimi, İran’ın Riyad ve doğu bölgesini de vurduğunu belirtti.
Füzelerin veya engellendikten sonra düşen parçaların Dubai’deki simge yapılar ve havaalanı çevresine, Manama’daki yüksek binalara ve Kuveyt havaalanına isabet ettiği aktarıldı.
Doha’daki bazı mahallelerden duman yükseldiği görüldü.
KÖRFEZ BAŞKENTLERİ HEDEFTEİran, İsrail ve ABD askeri varlıklarını hedef aldığını duyurduğu misilleme kapsamında Körfez genelinde füze ve İHA saldırıları gerçekleştirdi.
Bu saldırılar yalnızca fiziki hasara neden olmadı, aynı zamanda bölgenin güvenli liman imajını da etkiledi.
Uzmanlar, yaşananların sembolik etkisinin yüksek olduğunu ifade etti.
Al Jazeera’ye demeç veren New York Üniversitesi Abu Dabi’de Ortadoğu siyaseti profesörü Monica Marks, Körfez liderlerinin özellikle kritik altyapıya yönelik saldırı ihtimalinden endişe duyduğunu belirterek, Buradaki insanlar ve siyasi liderler için Manama, Doha ve Dubai'nin bombalanmasını görmek, ABD'liler için Charlotte, Seattle veya Miami'nin bombalanmasını görmek kadar tuhaf ve hayal edilemez bir durum dedi.
Gözden Kaçmasın ABD-İran savaşında son durum: Tahran'da patlama sesleri, İsrail fırsatı kaçırmadı, Lübnan'a saldırdı Haberi görüntüle Marks, gerçek kabus senaryosu olarak adlandırdığı durumun, elektrik şebekeleri, su arıtma tesisleri ve enerji altyapısına yönelik saldırılarla büyük çaplı bir savaşa dönüşebileceğini belirtti.Marks, su arıtma sistemleri olmadan, kurak Körfez ülkelerinin yaşanmaz hale geleceğine dikkat çekti.
Körfez ülkelerinin enerji altyapısı olmadan ekonomik olarak kırılgan hale geleceğini vurgulayan Marks; BAE, Katar, Kuveyt ve Bahreyn'in çıkarlarını korumaya yönelik adımlar atabileceğini ifade etti.
BÖLGESEL GÜVENLİK DENGESİ DEĞİŞİYORKing’s College London’dan Dr.
Rob Geist Pinfold, daha büyük riskin fiziki yıkımdan ziyade itibara yönelik olduğunu savunarak, Bu saldırılar o itibara zarar veriyor dedi.Körfez ülkelerinin yatırım ve turizm açısından istikrarlı merkezler olarak konumlandığını hatırlatan Pinfold, Gördüğümüz şey, Orta Doğu'da yeni bir paradigma ya da devletler arası savaşın çok eski bir paradigmasına dönüş.
Dezenformasyon, vekalet savaşı ve benzeri konularda gri bölge savaşlarını eskisi kadar görmüyoruz.
Aksine, yeni bir tırmanma seviyesiyle karşı karşıyayız. ifadelerini kullandı.
Marks ise İsrail’in geçen eylül ayında Katar’daki Hamas liderlerine yönelik saldırısından sonra Körfez ülkelerinin tehdit algısında değişim gözlemlediğini belirterek, Bugünkü değerlendirme çok farklı görünüyor dedi.
Gözden Kaçmasın İran komuta kademesine ağır darbe: Hatalar zinciri ve Kara Serçeler Haberi görüntüle İran’ın ilk hamlesinin geniş kapsamlı ve endişe verici derecede dağınık olduğunu kaydeden Marks, daha yoğun bir savaşa yol açacak gelişmelerin yaşanabileceğini sözlerine ekledi.
ORTA DOĞU ÇIKMAZISaldırılardan önce Umman, Washington ile Tahran arasında dolaylı görüşmelere arabuluculuk yapmıştı.
Umman Dışişleri Bakanı Badr Albusaidi, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklamayı bırakmayı ve mevcut stokunu önemli ölçüde seyreltmeyi kabul etmesinin ardından barışın yakında olduğunu açıklamıştı.
Ancak kısa süre sonra ABD ve İsrail’in füze saldırıları gerçekleşti.
Marks, Körfez İşbirliği Konseyi (GCC) ülkeleri bu savaşın haftalarca, hatta aylarca yavaş yavaş yaklaştığını gördüler ve onu durdurmak için büyük çaba sarf ettiler dedi.Savaşa katılmanın ve İsraillilerle işbirliği yapıyor gibi görünme ihtimalinin meşruiyet açısından risk taşıdığını ifade eden Pinfold ise, Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri bu savaşı istemedi.
Savaşa karşı lobi faaliyetlerinde bulundular dedi.
YARIMADA KALKANI KULLANILABİLİRPinfold, “Sonuçta bu hükümetler halkın görüşlerine yanıt veriyor.
Halklarını, topraklarını ve egemenliklerini korudukları şeklinde algılanmak istiyorlar.” ifadelerini kullanarak, Körfez ülkelerinin olası bir adımı Yarımada Kalkanı Gücü (PSF) gibi ortak bir GCC mekanizması üzerinden atabileceğini belirtti.Körfez ülkelerinin İsrail için çalıştıkları veya İsrail ile işbirliği yaptıkları imajını uyandırmak istemediğini savunan Pinfold, Sadece takip eden değil, liderlik eden olarak görülmek istiyorlar değerlendirmesini yaptı.
Gözden Kaçmasın ABD görüntüleri yayınladı: İran savaş uçakları böyle vuruldu Haberi görüntüle