Haber Detayı

Boşanma ve velayet davası 3 yıl sürdü! Bilirkişi raporuna rağmen velayet babaya verildi
Yerel haberler tv100.com
04/03/2026 11:29 (2 saat önce)

Boşanma ve velayet davası 3 yıl sürdü! Bilirkişi raporuna rağmen velayet babaya verildi

Diyarbakır’da 3 yıldır süren boşanma ve velayet davasında, 7 yaşındaki E.K.’nin velayeti uzman raporlarına rağmen babaya verildi. Annenin tek başına yürüttüğü bakım ve çölyak tedavisi süreci, deprem sırasında yaşanan zorluklar ve mahkeme kararına tepki sosyal medyada gündem oldu.

Diyarbakır'da Ö.K (29) ile eşi arasında devam eden boşanma ve velayet davası 3 yıl sürdü.

Dosya kapsamında 3 ayrı bilirkişi raporu temin edildi.

Dosyaya sunulan 3 ayrı bilirkişi raporunun tamamında 7 yaşındaki E.K.'nin velayetinin anneye verilmesinin çocuğun üstün yararına uygun olacağı belirtilirken, annenin çocuğun bakım, eğitim ve gelişim ihtiyaçlarını karşılama konusunda daha yeterli olduğu ifade edildi.

Altıncı ve yedinci celselerde dava ertelendi.

Son celsede ise mahkeme çocuğun geçici velayetini babaya verdi.

Ö.K., çocuğun halen halası tarafından bakıldığını iddia etti.

Ö.K., "Depremden önce kızım çölyak hastasıydı.

Ben tek başıma kızımı hastanelere götürdüm.

Tanılarını falan hep tek başıma mücadele ederek yaptırdım.

Sonra biyopsi yaptıktan sonra çölyak tanısı koyuldu.

Bu süreçte hiçbir şekilde kimse yanımızda yoktu.

Her aşamada ben tek başıma bir kadın olarak bunu yürüttüm.

Kızıma biyopsi yapıldıktan sonra, çölyak raporunu aldıktan sonra glutensiz diyet uygulamam gerekiyordu.

Kimse maddi olarak destek sunmadı.

Her seferinde kendi ailemden para istiyordum.

Çölyak ürünleri çok pahalı, glutensiz ürünler çok pahalı.

Ona rağmen hiçbir şeyini eksik etmemeye çalışıyordum.

Alıyordum ve çok şükür değerlerini biraz düşürdüm.

Kızımın durumu biraz iyiye gitti ve gelişimi düzeldi" dedi. 6 Şubat depremlerinde kızıyla tek kaldığını ve kendi ailesine sığındığını anlatan Ö.K., şu ifadeleri kullandı:''Deprem gördük.

Biz kızımla birlikte depremde yalnız evdeydik.

Babayı aradım, sabah saat 5-6 gibi babaya hiçbir şekilde ulaşamadım.

Cebimde sadece 5 lira vardı ve ben sokakta kalmıştım.

Baba hiçbir şekilde bize maddi destek göndermedi.

Bu olanlar birikti ve ben artık boşanma kararını verdim.

Depremden bu yana ben boşanma davasını açtım.

Kızımın okul düzeni de sağlığı da bir tık da olsa iyiydi. 3 tane uzman raporu anneden yana rapor çıkarmasına rağmen son duruşmada kızımın velayeti babaya verildi.

Baba kendisi dile getiriyor, ben inşaatta çalışıyorum, şehir dışında kalıyorum, kızım halasında kalacak, halası bakacak diyor.

Bir kadın olarak ne yapacağımı bilmiyorum ve sesimi bir şekilde duyurmak istiyorum.

Tek istediğim şey kızımın sağlıklı ve huzurlu bir ortamda büyümesi, ne sağlığından ne eğitimden mahrum kalmaması.

Kızım sağlıklı bir ortamda, huzurlu bir ortamda büyüsün istiyorum.

Ne okulundan ne de sağlığından mahrum kalsın istemiyorum.

Ben adaletin yerini bulmasını istiyorum.'' DAVA 3 YILDIR SÜRÜYORÖ.K.'nın avukatı Elif Göçtürk ise davanın yaklaşık 3 yıldır sürdüğünü ve son 1 yıldır yapılan üç celsede de dosyanın tekemmül etmesine rağmen, dosyada herhangi bir eksiklik bulunmamasına rağmen duruşmaların sürekli ertelendiğini söyledi.

Göçtürk, "Müvekkilimin anayasada güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkını açık bir şekilde ihlal etmektedir.

Öte yandan dosya kapsamında geçici velayete ilişkin 3 ayrı inceleme raporu ve uzmanlık raporu alındı.

Bu raporlarda çocuğun üstün yararı gereği velayetin müvekkilime verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Bunlar pedagojik ve bilimsel açıklamalara, yani gerekçelere dayanarak belirtilmiştir.

Zaten yargılamanın da her safhasında davalı baba çocuğa fiilen bakamayacağını, sürekli şehir dışında çalıştığını belirtmektedir.

Ancak buna rağmen velayet davalı babaya verildi.

Bu durum çocuğun sürekli üçüncü kişilerle yaşamak zorunda kaldığını, riskli bir sosyal çevrede yaşamak zorunda bırakıldığını göstermektedir.

Bu da ileride çocuğun kişisel yaşamını ve kişisel gelişimini ciddi bir şekilde etkilemektedir.

Son olarak şunu belirtmek istiyorum, velayet sadece çocuğun bakma yetkisinin davanın taraflarına verilmesi değildir.

Velayet aynı zamanda çocuğun eğitim hayatının sürdürülmesi, çocuğun kişisel gelişiminin sağlıklı bir biçimde sürdürülmesi ve çocuğun güvenliğinin temin edilmesini kapsamaktadır'' şeklinde konuştu.

İlk 6 duruşmanın tanık dinletilmesi ya da eksik hususlar, bilirkişi raporları ve inceleme raporları gibi nedenlerle ertelendiğini aktaran Göçtürk, şu ifadeleri kullandı:''Ancak son 3 duruşmada herhangi bir gerekçe gösterilmeden duruşmaların ertelendiğini görüyoruz.

İlk duruşmadan beridir biz şunu belirtiyoruz; çocuğun velayetinin anneye verilmesi gerekiyor.

Nitekim dosyaya giren inceleme raporları ve uzmanlık raporları da davacı müvekkilimin, çocuğun üstün yararı gereği velayetinin annede kalması gerektiğini belirtmiştir.

Ancak bunların dikkate alınmadığını görüyoruz maalesef."

İlgili Sitenin Haberleri