Haber Detayı

Dijital çağda akademik özgürlük ve bilginin geleceği
Türkiye cumhuriyet.com.tr
05/03/2026 04:00 (3 saat önce)

Dijital çağda akademik özgürlük ve bilginin geleceği

Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen buluşmada, yapay zekânın üniversite üzerindeki etkileri masaya yatırıldı. Akademisyenler, atıf sayısına dayalı performans sisteminin bilimsel niteliği zayıflattığını vurguladı.

Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri ve BÜMED (Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği) ev sahipliğinde “Dijital Çağda Akademik Özgürlükler ve Bilgi Üretimi” buluşması düzenlendi.

Açılış konuşmasını yapan Murat Sevinç, Türkiye’de akademik özgürlüklerin tarihsel seyrine dikkat çekti.

Sevinç, yapay zekâ eksenli teknolojik sıçramanın üniversiteyi piyasa uyumlu bir kurum olarak tanımlayan anlayışı sarsmaya başladığını söyledi.

Sevinç’in çerçevesi tartışmayı temel bir soruya taşıdı: “Üniversite nedir ve ne olmalıdır?” “Dijital Dönüşüm ve Üniversitenin Geleceği” başlıklı panelde Cem Say, Gönenç Gürkaynak ve Albert Ali Salah, yapay zekânın üniversite üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

Say, yapay zekânın bilimsel araştırmayı hızlandırma potansiyeline dikkat çekti.

Ona göre bu teknoloji, büyük bilimsel problemlerin çözüm süresini kısaltabilir; hatta kanser gibi hastalıkların tedavisinde kapılar açabilir.

Ancak Say mevcut akademik sistemin sayısal performans ölçütlerine dayalı yapısını eleştirdi.

Bilimsel başarının atıf sayısına indirgenmesinin akademik niteliği zayıflattığını belirten Say’a göre yapay zekâ, bu standartlaşmış değerlendirme sistemini sarsabilir.

HIZ BASKISI Gürkaynak ise tartışmayı hız kavramı üzerinden ele aldı.

Akademisyenliğin temel erdemlerinden birinin “derin düşünme” olduğunu hatırlatan Gürkaynak, yapay zekânın hız baskısının bu alanı daralttığını vurguladı.

Bu eğitimde intihal, özgünlük ve katma değer tartışmalarını da beraberinde getiriyor.

Gürkaynak teknolojik altyapı ve internet erişimi gibi faktörlerin eşitsizlikleri derinleştirebileceği uyarısında da bulundu.

Salah ise sosyal medyanın ve internetin başlangıçta bilgiyi özgürleştiren araçlar olarak görüldüğünü ancak bugün algoritmik denetim ve izleme mekanizmalarıyla yeni kontrol alanları yarattığını belirtti.

Salah’a göre akademik performansın makale ve atıf sayılarına indirgenmesi, akademinin toplumsal güvenilirliğini aşındırıyor.

Onun çerçevesinde önemli vurgu öne çıktı: Sağlıklı toplum için güçlü akademi, bağımsız hukuk ve özgür basın birbirinden ayrı düşünülemez.

Bilgiye duyulan ihtiyaç artarken, güvenilir ve özgür akademik üretimin değeri büyüyor.

Üniversitenin nasıl bir kuruma dönüşeceği yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda siyasal ve etik tercih meselesi olarak önümüzde duruyor.

İlgili Sitenin Haberleri