Haber Detayı

İran Vurmaya Devam Ediyor:  ABD ile Müzakere Etmeyeceğiz!
Manşetler dogruhaber.com.tr
05/03/2026 05:48 (1 saat önce)

İran Vurmaya Devam Ediyor: ABD ile Müzakere Etmeyeceğiz!

ABD ve soykırımcı israilin İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik saldırılarıyla başlayan savaş sürerken, diplomasi ihtimali tamamen ortadan kalkmış görünüyor. Tahran yönetimi müzakere masasını havaya uçuran ABD ile müzakere kapısını kapattığını açıklarken, Fransa ise İran İslam Cumhuriyeti’ne ait İHA’lara yönelik hava müdahalesiyle askeri olarak savaşa katılmış oldu.

ABD ve soykırımcı israil rejiminin İran İslam Cumhuriyeti’ne açtığı savaş beşinci gününde de devam etti.

İran Devrim Muhafızları, D650 kilometre uzaklıkta bulunan bir Amerikan muhribini hedef alan füze operasyonu gerçekleştirdiğini açıkladı.

Açıklamada, muhribin bir ABD ikmal gemisinden yakıt aldığı sırada vurulduğu ve saldırının Hint Okyanusu’nun derinliklerinde, yaklaşık 600 kilometre mesafede gerçekleştiği belirtildi.

Devrim Muhafızları, Amerikan muhribine yönelik saldırının “Gadr-380” ve “Talaeiye” füzeleriyle gerçekleştirildiğini ve hedef alınan gemide de büyük çaplı yangın çıktığını duyurdu.

Devrim Muhafızları’na bağlı Hatemu’l Enbiya Karargahı ise yaptığı açıklamada, Dubai’de bulunan Amerikan piyade birliklerinden 160 askerin hedef alındığını ve bunlardan 100’ünün öldürüldüğünü duyurdu.

Karargah ayrıca Bahreyn’de Şeyh İsa bölgesindeki ABD üssünün, Kuveyt’te bulunan Amerikan piyade birliklerinin de onlarca kamikaze İHA ile vurulduğunu açıkladı.

Öte yandan Washington Post’a konuşan iki kaynak, Suudi Arabistan’daki ABD Büyükelçiliği içinde bulunan CIA’e ait bir tesise, pazartesi günü İran İslam Cumhuriyeti’ne ait olduğu düşünülen bir insansız hava aracıyla saldırı düzenlendiğini bildirdi.

Ayrıca çarşamba günü sabah saatlerinde Tel Aviv'de, işgal altındaki Kudüs'te ve Batı Şeria'daki yerleşim yerlerinde İran’ın füze saldırıları nedeniyle sirenler çalmaya başladı.

İran Devrim Muhafızları, "Gerçek Vaat 4" Operasyonunun on yedinci aşaması kapsamında Amerikan ve israil hedeflerine 40'tan fazla füze fırlattığını duyurdu.

HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA TAM KONTROL SAĞLANDI İran Devrim Muhafızları ayrıca dünya petrol ticareti açısından büyük öneme sahip Hürmüz Boğazı üzerinde “tam kontrol” sağladıklarını açıkladı.

İran’ın Fars Haber Ajansı, Devrim Muhafızları’nın üst düzey deniz yetkililerinden Muhammed Ekberzade’nin şu sözlerini aktardı: “Hürmüz Boğazı şu anda Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri’nin tam kontrolü altındadır.” ABD Başkanı Donald Trump ise salı günü yaptığı açıklamada, gerekmesi halinde ABD donanmasının Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol tankerlerine eşlik edebileceğini söylemişti.

MÜZAKERE YOK, UZUN SAVAŞA HAZIRLIKLIYIZ Şehit İran İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Ali Hamaney’in üst düzey yardımcılarından Muhammed Muhbir, yaptığı açıklamada ülkesinin “ABD ile müzakere etmeyi düşünmediğini ve Ortadoğu’daki savaşı gerektiği sürece sürdürebileceğini” söyledi.

Muhbir, İran İslam İnkılabı devlet televizyonuna yaptığı konuşmada ayrıca “Tahran’ın Amerikalılara güvenmediğini ve onlarla herhangi bir müzakere için hiçbir temel bulunmadığını” belirtti.

TRUMP MÜZAKERE MASASINI HAVAYA UÇURDU İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de ABD Başkanı Donald Trump’ı sert sözlerle eleştirerek onun hem diplomasiyi hem de kendisini seçen Amerikalıları ihanete uğrattığını söyledi.

Arakçi, X hesabından yaptığı paylaşımda, Umman arabuluculuğunda ABD ile yürütülen nükleer görüşmeler sırasında yaşananların “müzakere masasının kinle havaya uçurulması” anlamına geldiğini ifade etti.

Arakçi paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Nükleer müzakereler bir emlak anlaşması gibi ele alındığında, gerçek dışı beklentilerin karşılanması imkansızdır.” Bakan ayrıca sonucun intikam duygusuyla müzakere masasının patlatılması olduğunu söyledi.

İRAN LİDERLER MECLİSİ ÜYESİ: DEVRİM LİDERLİĞİ İÇİN ÖNERİLEN İSİMLER BELİRLENDİ İran Liderler Meclisi üyesi Ayetullah Seyyid Ahmed Hatemi, İran’da devrim ve İslam Cumhuriyeti liderliği makamı için önerilen isimlerin belirlendiğini açıkladı.

Hatemi, devlet televizyonuna yaptığı telefon bağlantısında, “Liderler Meclisi en kısa zamanda yeni lideri seçecektir.” dedi.

Hatemi ayrıca, “Yeni liderin seçimine yaklaştık ve çalışmalarımızı yasal çerçeve içinde yürütüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Ayetullah Hatemi, “Düşmanlar, lider Seyyid Hamaney’in şehit edilmesinin ardından Liderler Meclisi’ni hedef almaya çalışıyor.” diye konuştu.

Öte yandan Liderler Meclisi üyesi Seyyid Mücteba Hüseyni ise yeni liderin seçilme sürecinin ne kadar süreceğinin henüz net olmadığını belirtti.

Hüseyni, sürecin çeşitli şartların değerlendirilmesini ve istişareleri gerektirdiğini ifade etti.

Hüseyni ayrıca, Liderler Meclisi’nin mümkün olan en kısa sürede toplanmasını ve yeni liderin seçimine ilişkin nihai kararını açıklamasını umduğunu söyledi.

AVRUPA’DA İKİ FARKLI TUTUM: BİRİSİ BU SUÇA ORTAK OLMAM DEDİ, DİĞERİ SAVAŞA KATILDI ABD ve soykırımcı israilin İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik saldırılarıyla başlayan savaş genişlerken Avrupa’da dikkat çeken iki farklı tutum ortaya çıktı.

Fransa askeri olarak savaşa dahil olurken, İspanya ise saldırılara destek vermeyi reddederek Washington’un baskısına rağmen geri adım atmadı.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, Fransız Rafale savaş uçaklarının bölgede İran İslam Cumhuriyeti’ne ait insansız hava araçlarını etkisiz hale getirdiğini açıklayarak Paris yönetiminin fiilen savaşa katıldığını duyurdu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Orta Doğu’ya askeri sevkiyat emri verdiğini açıkladı.

Macron, Charles de Gaulle uçak gemisi, hava unsurları ve ona eşlik eden fırkateynlerin Akdeniz’e doğru yola çıkarıldığını belirtti.

Macron ayrıca savaşın sorumluluğunu İran İslam Cumhuriyeti’ne yükleyerek Tahran’ı “tehlikeli nükleer program yürütmek, balistik füze kapasitesini artırmak ve bölgedeki silahlı grupları desteklemekle” suçladı.

Fransa’nın aksine İspanya, ABD’nin Tahran yönetimine yönelik saldırılar için İspanyol askeri üslerini kullanma talebini reddetti.

Washington yönetimi bunun ardından Madrid’i ticari ilişkileri kesmekle tehdit etti.

ABD Başkanı Donald Trump, İspanya ile “tüm ticari ilişkilerin durdurulabileceğini” söyledi ve Hazine Bakanı Scott Bessent’e bu yönde talimat verdiğini açıkladı.

Madrid yönetimi ise geri adım atmadı.

İspanya hükümeti yaptığı açıklamada ülkenin olası ekonomik sonuçları karşılayacak kaynaklara sahip olduğunu ve gerekirse tedarik zincirlerini çeşitlendirebileceğini belirtti.

İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, hükümetlerinin tutumunun açık olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Uluslararası hukukun ihlal edilmesine hayır diyoruz.

Dünyanın sorunlarının bombalarla çözülebileceği düşüncesine de hayır diyoruz.

Misilleme korkusuyla dünya için kötü olan bir şeyin suç ortağı olmayacağız.” Sánchez ayrıca İspanya’nın ekonomik, kurumsal ve ahlaki gücüne güvendiklerini ifade etti.

ABD güçleri halihazırda İspanya’daki Rota Deniz Üssü ve Morón Hava Üssünü kullanıyor.

Madrid yönetimi ise bu üslerin yalnızca Birleşmiş Milletler Şartı ile uyumlu faaliyetlerde kullanılabileceğini vurguluyor. 2003 Irak işgalinde ABD’ye güçlü destek veren İspanya’nın bugün farklı bir çizgi izlemesi Avrupa’da dikkat çekici bir kırılma olarak değerlendiriliyor.

MÜHİMMAT BİTİYOR: ABD’DEN SİLAH ŞİRKETLERİNE BASKI ABD’nin Orta Doğu’daki Merkez Kuvvetler Komutanı Amiral Brad Cooper, İran İslam Cumhuriyeti ile savaşın beşinci gününde yaptığı açıklamada Washington’un stratejisini ortaya koydu.

Cooper, yayımlanan görüntülü bilgilendirmede İran’ın şimdiye kadar 500’den fazla balistik füze ve 2000’den fazla insansız hava aracı fırlattığını öne sürerek “Tahran’ın bize saldırma kapasitesi giderek azalıyor” iddiasında bulundu.

Ancak sahadaki gelişmeler ve Washington’daki hazırlıklar bu iddiayla çelişen bir tablo ortaya koyuyor.

Konuya yakın beş kaynağa göre ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Cuma günü Beyaz Saray’da ülkenin en büyük savunma sanayi şirketlerinin üst düzey yöneticileriyle bir toplantı yapmayı planlıyor.

Toplantının ana gündem maddesi, devam eden askeri operasyonlar nedeniyle hızla azalan mühimmat stoklarını yeniden doldurmak ve silah üretimini hızlandırmak olacak.

Kaynaklar, Lockheed Martin ve RTX (Raytheon’un ana şirketi) başta olmak üzere büyük savunma şirketleri ile önemli tedarikçilerin toplantıya davet edildiğini belirtti.

Yetkililere göre toplantıda üreticilere üretimi hızlandırmaları için ciddi baskı yapılması bekleniyor.

Toplantının, Savunma Bakan Yardımcısı Steve Feinberg’in Pentagon adına talep ettiği yaklaşık 50 milyar dolarlık ek savunma bütçesi süreciyle aynı döneme denk geldiği ifade edildi.

Bu bütçenin kısa süre içinde onaylanabileceği belirtiliyor.

Yeni kaynakların, son çatışmalarda kullanılan mühimmatın yerine yenilerinin alınmasını finanse etmesi planlanıyor.

Pentagon’un ayrıca performansı yetersiz bulunan savunma yüklenicilerinin bir listesini yayımlamaya hazırlandığı bildirildi.

Listeye giren şirketlere durumu düzeltmeleri için 15 gün süre verilecek ve bu süre içinde yönetim kurulları tarafından onaylanmış bir iyileştirme planı sunmaları gerekecek.

Aksi takdirde Pentagon’un sözleşmeleri feshetme dahil çeşitli yaptırımlar uygulayabileceği ifade ediliyor.

ABD’nin İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik saldırıları 28 Şubat 2026’da başlamıştı.

Operasyonlarda Tomahawk seyir füzeleri, F-35 hayalet savaş uçakları ve düşük maliyetli saldırı dronları kullanıldı.

Ancak Washington’un silah stokları yalnızca bu savaşta değil, son yıllardaki diğer çatışmalarda da ciddi şekilde tüketildi.

ABD, 2022’de Rusya-Ukrayna savaşı sırasında Kiev’e yapılan silah sevkiyatları ve israilin Gazze’de yürüttüğü savaş için sağlanan destek nedeniyle milyarlarca dolarlık mühimmat harcadı.

KÖRFEZ’İN GÜNLÜK ÖNLEYİCİ FÜZE TÜKETİMİ ABD’NİN YILLIK ÜRETİMİNİ AŞIYOR İran İslam Cumhuriyeti’nin ABD çıkarlarını hedef alan saldırılarına karşı Körfez ülkelerinin kullandığı önleyici füzelerin tüketimi dikkat çekici seviyelere ulaştı.

İngiliz dergisi The Economist, bölgedeki günlük önleyici füze kullanımının ABD’nin yıllık üretim kapasitesini aşan bir düzeye çıktığını bildirdi.

Dergiye göre Tahran’ın füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı Körfez ülkeleri tarafından kullanılan önleyici füzeler, üretim kapasitesi açısından sürdürülebilir sınırların üzerine çıkmış durumda.

Haberde, yalnızca iki gün içinde Körfez ülkelerinin yaklaşık 800 adet “PAC-3” veya “THAAD” tipi önleyici füze kullanmış olabileceği ifade edildi.

The Economist’in aktardığına göre savunma sanayi şirketi Lockheed Martin yılda yaklaşık 600 adet PAC-3 önleyici füze üretebiliyor.

THAAD sistemi için üretim kapasitesinin ise bunun da altında olduğu belirtiliyor.

Bu tablo, bölgede kullanılan önleyici füze miktarının ABD’nin yıllık üretimini bile aşan bir hızla tüketildiğini gösteriyor.

Dergi, mevcut tüketim hızının devam etmesi halinde Körfez ülkelerinin önleyici füzelerini daha sınırlı kullanmak zorunda kalabileceğini ve hangi bölgeleri savunacaklarına dair öncelik belirlemek durumunda kalabileceklerini vurguladı.

Öte yandan The Washington Post gazetesi de yayımladığı haberinde, ABD ve israilli yetkililerin Tahran’ın saldırılarının hızına ve kapsamına hazırlıklı olmadığını yazdı.

Gazeteye konuşan yetkililere göre Washington ve Tel Aviv yönetimleri, İran İslam Cumhuriyeti’nin bu kadar yoğun füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenleyebileceğini öngöremedi.

İlgili Sitenin Haberleri