Haber Detayı
Türk hava sahasında düşürülen füzenin hedefi ortaya çıktı: İncirlik Üssü
ABD-İsrail-İran savaşı altıncı gününe girerken Türkiye hava sahasına giren bir İran füzesi NATO mühimmatı ile imha edildi. Konuyla ilgili İran Büyükelçisi Dışışlerine çağrılırken Bakan Fidan Arakçi'ye tepki gösterdi. Sabah Gazetesi Yazarı Okan Müderrisoğlu hedefin İncirlik Üssü olduğunu belirtirken, "İran'a yönelik saldırıları da İran'ın ateşi, bölge ülkelerine yayma girişimini de eleştiren tek lider olan Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın "iç cephemizi sağlamlaştırma" çağrısının ve "barış diplomasisinin" önemi bir kez daha anlaşılıyor." ifadelerini kullandı. Öte yandan İsrail ve ABD'nin PJAK planına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Müderrioğlu, İran'ın Türkiye'nin terör konusundaki uyarılarını dikkat almadığını belirtti.
ABD-İsrail-İran savaşı altıncı gününe girerken Türkiye hava sahasına giren bir İran füzesi NATO mühimmatı ile imha edildi.
İRAN'A PEŞ PEŞE TEPKİLER ABD ve İsrail'in saldırıları sonrası Körfez'i ateşe veren İran'a Türkiye'den tepkiler peş peşe geldi.
FİDAN ARAKÇİ'Yİ ARADI Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'dan ateşlendikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen ve etkisiz hale getirilen balistik mühimmat konusunda Türkiye'nin tepkisini ileterek, çatışmaların yayılmasına neden olacak her türlü adımdan kaçınılması gerektiğini belirtti.
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre, Fidan, Arakçi ile telefonda görüştü.
Fidan, görüşmede, İran'dan ateşlendikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen ve etkisiz hale getirilen balistik mühimmat konusunda Türkiye'nin tepkisini ileterek, çatışmaların yayılmasına neden olacak her türlü adımdan kaçınılması gerektiğini kaydetti.
İRAN BÜYÜKELÇİSİ DIŞİŞLERİNE ÇAĞRILDI İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmatla ilgili Dışişleri Bakanlığına çağrılan İran'ın Ankara Büyükelçisi Muhammed Hasan Habibullahzade'ye Türkiye'nin tepkisi iletildi.
Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Bakanlığa çağrılan Habibullahzade'ye yaşanan hadiseyle ilgili Türkiye'nin tepkisi ve endişesi iletildi.
İMHA EDİLEN FÜZENİN HEDEFİ İNCİRLİK Konuyu köşesine taşıyan Sabah Gazetesi Yazarı Okan Müderrisoğlu füzenin hedefinin İncirlik Üssü olduğunu bildirdi.
Öte yandan İsrail ve ABD'nin PJAK planına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Müderrioğlu, İran'ın Türkiye'nin terör konusundaki uyarılarını dikkat almadığını belirtti.
İşte Müderrioğlu'nun 5 Mart tarihli yazısı: Soru, gayet açık ve net: 'İran'ın, bölge ülkelerine maliyet üretme ve çatışma alanını yayma stratejisinin bir gün Türkiye'yi de hedef alabileceği öngörüldü mü?' Bu sorunun cevabı Türk devlet geleneğinde ve devlet aklında gizli.
Nedenine gelince...
ABD-İsrail ikilisinin gerek Haziran 2025'teki saldırıları gerekse 28 Şubat 2026'da başlayan ikinci dalga operasyonu öncesinde Ankara, Tahran'daki muhataplarına diplomatik, istihbarı ve askeri kanallardan gerekli uyarıları yaptı!
İran tarafı, tahmin edileceği gibi komşu ülkelere değil, bu ülkelerdeki Amerikan varlıklarına misillemede bulunduğunu savundu!
Türkiye bu uyarıyla da yetinmedi.
İşte burası kritik!
NATO müttefiklerini de aktif göreve davet etti.
Yani, Türk topraklarına yönelebilecek füze tehdidine karşı ittifakın müteyakkız olmasını istedi!
Dün sabah saatlerinde gelişen hadise karşısında, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan anında bilgilendirildi ve kapsamlı analizler yapıldı. 'İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen balistik mühimmat için acaba kim düğmeye bastı?' Öncelikle bu konu aydınlatılmaya çalışıldı.
Yeri gelmişken belirtelim...
Türk ve NATO radarları füze izini süratle tespit ediyor.
NATO misyonu kapsamında Doğu Akdeniz'de bulunan ABD savaş gemisinden ateşlenen mühimmatla, İran'a ait füze vuruluyor.
Hedefin İncirlik üssü olduğu tahmin ediliyor.
Kıbrıs'taki üslere fırlatılan bir füzenin rotadan sapmış olabileceği iddiası ise şimdilik ikinci planda kalıyor.
Ankara, soğukkanlılığını korumakla birlikte yüksek kararlılık ve ittifak dayanışması üzerinden ilk mesajlarını veriyor.
İran'da Ayetullah Ali Hamaney'in ölümü sonrasında devlet yönetiminde zafiyet yaşandığı, bu tabloya güvenlik birimlerindeki dağınıklığın da eklendiği değerlendiriliyor.
Üst kademesinin felç olması nedeniyle İran ordusunun, 'mozaik komuta' sistemine geçtiği ve her birimin müstakil veya kontrolsüz reaksiyon verebildiği üzerinde duruluyor.
Buna rağmen, 'Türkiye, sınırlarına ve hava sahasına yönelebilecek her türlü kontrolsüz eylemi en net biçimde karşılıksız bırakmayacağını muhataplarına açıkça göstermiştir' denilerek, milli güvenliğimizi tehdit eden hiçbir girişimin karşılıksız kalmayacağı da kayda geçiriliyor.
Ve son iki söz...
İran'a yönelik saldırıları da İran'ın ateşi, bölge ülkelerine yayma girişimini de eleştiren tek lider olan Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın 'iç cephemizi sağlamlaştırma' çağrısının ve 'barış diplomasisinin' önemi bir kez daha anlaşılıyor.
İletişim Başkanlığı, MSB ve AK Parti Tanıtım Medya Başkanlığı'nın entegre, amaca dönük şeffaf bilgilendirme yaklaşımı da takdiri hak ediyor. *** KÜRT KİMLİĞİ Mİ, EMPERYALİST MAŞA MI?
Haziran 2025'taki 12 Gün Savaşları'nda, İsrail'in azmettirmesiyle İran'daki silahlı Kürt gruplarda rejime karşı kıpırdanma gözlenmişti.
Türkiye'nin, defalarca ikaz etmesine hatta koordinat bile vermesine karşın İranlılar meseleyi hep geçiştirmişti.
Şimdi acı gerçekle karşı karşıyalar.
Ankara açısından bakıldığında...
PKK terör örgütünün İran'daki zayıflıklardan yararlanmaya çalıştığı bir gerçek.
İsrail, PKK'ya müzahir Kürt güçlerinin, ülkenin içine sızabilmesi için sınırdaki İran karakollarını bombalıyor.
Bu unsurların İran'ın batısındaki bir kara operasyonunda kullanılması ihtimali artıyor!
Unutmadan! 22 Şubat 2026'da İran'daki beş büyük Kürt grup, 'İran Kürdistanı Siyasi Güçler İttifakı' adıyla ortak bir yapı oluşturdu.
İttifakın kurucuları arasında PJAK (Kürdistan Özgür Yaşam Partisi), İran Kürdistan Demokrat Partisi (PDKI), Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK), Khabat (İran Kürdistan Mücadele Örgütü) ve Komala (Kürdistan Emekçiler Topluluğu) yer alıyor.
Ortak deklarasyonlarında amaçlarını İran İslam Cumhuriyeti rejiminin devrilmesi ve Kürtlerin kendi kaderini tayin etme hakkının hayata geçirilmesi olarak açıkladıklarını da ben hatırlatayım!