Haber Detayı
Tarih kitapları değişebilir: İnsanlığın şafağı Avrupa'ya mı kayıyor?
İki ayak üzerinde yürümenin sırrı Afrika'nın savanlarında değil, Avrupa'nın antik ormanlarında mı saklı? Profesör David Begun ve ekibi, 7 milyon yıldan daha eski olan uyluk kemiğinin insanlık tarihini nasıl en baştan yazabileceğini tüm detaylarıyla açıkladı.
İnsanlığın kökenine dair bildiğimiz tüm hikaye, Balkanlar'ın kalbinden gelen şaşırtıcı bir keşifle alt üst oldu.
On yıllardır bilim dünyasında kabul gören genel kanı, ilk insan atalarının yaklaşık 7 milyon yıl önce Afrika kıtasında ortaya çıktığı yönündeydi.
Ancak Bulgaristan’daki bir kazı alanında bulunan yeni kemik kalıntıları, soyağacımızın sanılandan çok daha eski olduğunu ve rotasının Afrika değil, Avrupa’yı gösterdiğini düşündürüyor.
Eğer bu bulgular kesinleşirse, insanlığın şafağına dair ders kitaplarının baştan yazılması gerekecek.Bu tartışmanın odağında, ilk kez ortaya çıkan tüm insan atalarını kapsayan grup yer alıyor.
Bugüne kadar bilinen en eski ve tartışmasız insan atası, Kenya’da yaşayan ve iki ayak üzerinde yürüme yeteneğiyle öne çıkan Orrorin cinsiydi.
Fakat Bulgaristan’ın Azmaka bölgesinde gün yüzüne çıkarılan bir uyluk kemiği, tüm dikkatleri Balkanlar'da yaşamış olan Graecopithecus türüne çevirdi.
Yaklaşık 24 kilogram ağırlığındaki bir dişiye ait olduğu düşünülen bu antik kemik, iki ayak üzerinde yürümenin en belirgin işareti sayılan uzun bir boyun yapısına sahip.İlk adımlar Balkanlar'da mı atıldı?Toronto Üniversitesi'nden Profesör David Begun ve ekibi, 7,2 milyon yıl öncesine tarihlenen bu kalıntının, bilinen en eski insan atası olabileceğini belirtiyor.
Araştırmacılara göre bu canlı, ağaçlarda yaşayan atalarımız ile tamamen yere inen modern insan arasındaki geçiş aşamasını temsil ediyor.
Ancak Graecopithecus, bugün bildiğimiz anlamda kusursuz bir yürüyüşçü değildi.
Kemik yapısındaki biyomekanik detaylar, bu türün hem iki ayağı üzerinde durabildiğini hem de gerektiğinde dört ayak üzerinde yürüdüğünü gösteriyor.
Yani iki ayak üzerinde yürüme yeteneği, bir anda değil, milyonlarca yıla yayılan çok aşamalı bir süreçle gelişti.Peki, bu canlılar neden ormanları bırakıp ayağa kalktı?
Bilim insanları bu değişimi iklim krizine bağlıyor.
Geç Miyosen döneminde Doğu Akdeniz ve Batı Asya’daki gür ormanlar yok olup yerini açıklıklara bırakınca, hayatta kalmak isteyen canlılar ağaçlardan inmek zorunda kaldı.
Yerde hareket etmek ve uzak mesafeleri görebilmek, iki ayak üzerinde durmayı zorunlu bir evrimsel baskı haline getirdi.Bu ilk yürüyüşçülerin daha sonra iklim değişikliği nedeniyle Afrika’ya göç ettiği ve orada bildiğimiz insanlık tarihini başlattığı tahmin ediliyor.