Haber Detayı

1946’dan 2026’ya Mahabat dersleri: Tarih sizi bağırarak uyarırken (1)
Latif bolat aydinlik.com.tr
08/03/2026 00:00 (3 saat önce)

1946’dan 2026’ya Mahabat dersleri: Tarih sizi bağırarak uyarırken (1)

1946’dan 2026’ya Mahabat dersleri: Tarih sizi bağırarak uyarırken (1)

Bu yazıyı yazdığımız şu dakikalarda, ABD’nin yeniden “işe aldığı” işsiz kalmış PKK’lı erkekler ve saçını örmüş PKK’lı kızlar, birer birer Hakkari’nin dağlarından İran’a sızdırılmaktalar.

Yukarıdan gelen emir üzerine, barış marış, kaynaşma, bütünleşme laflarını bir anda unutup, gizledikleri silahları yeniden eline alanlar yola düşmüş durumdalar.

Ne de olsa, Hakkari-Yüksekova ile İran sınırı kuş uçuşu sadece 40 kilometre!

İran’daki silahdaşları olan PJAK sürüsüne katılıp, Trump ve Netanyahu’nun askerleri olarak, İran’a karşı karadan bir cephe açacaklar güya.

Tarihe kısa bir göz atınca, “bu arkadaşların öğrenmesi için, daha kaç tane acı ders gerekecek acaba” diye sormadan edemiyor insan doğrusu.

Mahabat Cumhuriyetinin 22 Ocak 1946’da kuruluşu ‘ROJAVA’NIN ÖZERKLİĞİ’ MAHABAT’A BAĞLANIRKEN 2013 senesinde, Ocak ayının 22’siydi.

Suriye’nin kuzeyinde Amerikan planları sonucunda perişan edilen toprakların bir kısmı ile ilgili, aşağıdaki haber yayınlandı.

Türkiye’deki sözde Kürt milliyetçileri için büyük kutlamalara sebep olan haber şöyleydi: “Rojava’nın üç kantonundan biri olan Cizîrê Kantonu, bugün demokratik özerk yönetimi ilan ederken, ilanın 22 Ocak 1946’da İran’daki Mahabat Kürt Cumhuriyet’in kuruluş yıldönümüne denk gelmesi dikkat çekti.” 1970’li yıllarda, bu “Rojava” adı verilen Suriye topraklarının tam karşısındaki Nusaybin’imizin lisesinde müzik öğretmenliği yaptığım için, habere biraz daha ilgi ile baktım elbette.

Kaldı ki yine o yıllarda, daha PKK kurulmadan çok önceleri bile, sosyalist Kürt arkadaşlarımızdan sürekli şekilde “Mahabat Cumhuriyeti” konusunda övgüler duyardık.

Hatta Ankara’nın meydanlarında “Halklara Özgürlük” sloganı atılırken, akıllarda hep bu Mahabat Kürt Cumhuriyeti tecrübesi ve ideali vardı sanırım.

Son zamanlarda çıkan bu Rojava benzetmesi ve bağımsız devlet rüyaları ile İran’a saldırtılan Kürt ve Beluci örgütlerine hatırlatmak amacıyla, tarihin arka odalarına dalıp, bu Mahabat Cumhuriyeti’nin ne olup ne olmadığına bir bakalım dedik.

İşte bulduklarımız ve zaten herkesin bildikleri: DÜNYA SAVAŞINDAKİ FIRSATÇILIK Tarihin bir garip cilvesi olmalı ki, Kürt etnik milliyetçiliği temelinde ayrılıkçılık hevesleri, ilk defa Kürtlerin daha güçlü olduğu Türkiye veya Irak’ta değil de, en zayıf olduğu İran’da meydana çıktı.

Bu bölgede, İkinci Dünya Savaşından dolayı bir otorite boşluğu ortaya çıkmıştı zaten.

İkinci Dünya Savaşı sırasında, Temmuz 1941’de, İngiltere ve Sovyetler Birliği İran’ın işgali konusunda anlaştı.

Savaşta Almanya tarafında oynama talihsizliği gösteren İran Şahı Rıza’yı iktidardan indirip, yerine oğlu Muhammed Rıza’yı Tahran’da yönetime getirdiler.

Mezopotamya’daki varlığını korumak isteyen İngilizler güneyden, Kafkaslardaki genç cumhuriyetlerini güvence altına almak isteyen Sovyetler ise kuzeyden girerek, İran’ı ikiye böldüler ve işgal ettiler.

Bu ülkeler, bilinçli olarak Mahabat’tan Saqqız’a kadar olan Kürt bölgesini “sahipsiz bölge” olarak bıraktılar.

İngilizler Kürtlerin bu bölgede herhangi bir şekilde bağımsız bir devlet kurmasına karşıydılar.

Çünkü bu, idareleri altında olan bölgedeki Arap ve Kürt aşiretlerinin de bağımsızlık konusunda iştahlarını kabartabilecekti.

Ama Sovyetler bu konuda İngilizlerden daha cömerttiler.

Çünkü kendileri açısından İngiltere ile aralarında bir “yastık bölge” görevi görecek olan Batı İran’daki Kürtlerin Sovyet tarafına eğilim göstermeleri en uygun siyaset olacaktı.

Ve bunu yapmak için fazla da çalışmaları gerekmedi.

İKİLİ, ÜÇLÜ OYNAYAN AŞİRET LİDERLERİ Bu otorite boşluğunda, bölgedeki Kürt, Ermeni ve Süryani aşiretleri kendi kasabalarında oldukça bağımsız yönetimler oluşturmaya ve çevredeki köylere bile saldırmaya başladılar.

Tahran yönetimi ise aşiret reislerini birbirlerine karşı kullanmaktaki tarihi ustalığını yeniden sahneye koydu.

Mariwan aşiret reisi Mahmud Khan Kanisanan, Bana aşireti reisi Hama Rashid, Kalhur aşiretinden Abbas Qabudian, Dihbukri reisi Ali Agha, Mahabat’dan Sadr Qazi gibi Kürt liderler, mahalli özerklik ile Tahran’a bağlılık konusunda, sürekli saf değiştiren pozisyonlarda siyaset yapmaya çalıştılar.

Başlangıçta, Kürt aşiret liderleri İngilizlere başvurup bağımsızlık konusunda destek istediler.

Ama Sovyetler daha önce davranıp, otuz kadar önemli Kürt aşiret liderini Bakü’ye topladı.

Bunlar arasında Mahabat’ın tartışmasız lideri Qazi Muhammed de vardı.

Bakü dönüşünde, Qazi Muhammed ve Şeyh Abdullah Gilani, Kürt bağımsızlık hareketinin liderleri olarak destek görmenin de etkisiyle sivrildiler.

Qazi Muhammed Mahabat’ın önde gelen dini ve dünyevi otoritelerinden biriydi.

Gilani ise meşhur Nakşibendi şeyhi Abdülkadir’in oğluydu ve bölgedeki en saygı gören Nakşi şeyhlerindendi.

Ama Kürt şeyhlerindeki bu bağımsızlık eğilimini gören Sovyetler, siyasi olarak ürktüler ve sadece özerklik konusunda destek olacaklarını belirtip Kürt özerklik hareketinin başına kendi kontrollerindeki Kardar Shikak aşireti reisi Amir Khan’ı getirdiler.

Sarı bölge: Mahabat Kürt Cumhuriyeti 1946, Mavi bölge: Belucilerin yaşadığı kısım KOMALA’DA AĞA VE ŞEYHLER EGEMEN OLUR Gerek Rıza Şah’ın baskıları gerekse de ekonomide meydana gelen değişim sonucunda, göçebe Kürt kabilelerinin şehirleşme süreci de son hızla devam etmekte olduğu için, şehirlerdeki aşiret reislerinin toplumsal organizasyondaki rolleri de oldukça artacaktı bu dönemde. 16 Ağustos 1943’te, bu şehirli aydınlardan biri olan Abdulrahman Zabihi’nin önderliğinde Kürt milliyetçiliğinin ilk örgütlenmesi sayılan KOMALA (Komeleyê Jinêweyê Kurdistan/Kürdistan Diriliş Topluluğu) kuruldu ve Mart 1944’te Iraklı Kürtlerin örgütü olan  Hawî cemiyetiyle yardımlaşma anlaşması imzalandı.

Ağustos 1944’te Dalanpur Dağı’nda Üçlü Sınır Anlaşma (Peymare Sêsinor)’sını imzalayarak Irak ve Türkiye’de bulunan Kürtler ile işbirliğini sağlamaya çalıştı.

İlerici önderlerden biri olan Köysancak’tan Mulla Muhammed dini liderler konusunda su acımasız eleştirileri dile getirmekteydi: “Mollalar hep haindirler.

Onlar şeyhleri överler ama onların Allah’ı ve dini hakkında gerçekleri halka anlatmazlar.

Şeyhler ve mollalar Kürdistan’da kaldığı sürece, yeni bir hayata sahip olmamız mümkün olamaz...” Ancak KOMALA, mollaları ve ağaları gücendirmemek için, sonradan bu eleştirilerinden vazgeçti.

Sovyetler’in de yardımı ile 1945 yılının ağustos ayında Mahabatlı aşiret reisi Qazi Muhammed, KOMALA’nın başına getirildi ve örgütteki sınıf yapısı, ağalar ve şeyhler lehine değiştirildi.

Sovyetlerin isteği üzerine, Ekim 1945’te KOMALA, adını İran Kürdistan Demokrat Partisi (KDP-İ) olarak değiştirdi. (Devam Edecek)

İlgili Sitenin Haberleri