Haber Detayı

Dev bir borunun içinde akanı bile var: Londra'nın gizemli yeraltı nehirleri
Güncel chip.com.tr
08/03/2026 11:48 (1 saat önce)

Dev bir borunun içinde akanı bile var: Londra'nın gizemli yeraltı nehirleri

İngiltere'nin başkentinde her gün binlerce insanın yürüdüğü kaldırımların altında devasa bir su ağı gizli. Viktorya döneminde yer altına hapsedilen 21 antik nehir, metro hatlarının ve kanalizasyonların arasından geçerek hayalet gibi akmaya devam ediyor.

Londra’nın kalabalık caddelerinin ve görkemli binalarının altında, modern metro hatlarının çok daha ötesinde gizemli bir dünya uzanıyor.

Şehrin parke taşlarının ve her gün binlerce kişinin geçtiği kaldırımların derinliklerinde, antik bir nehir sistemi sessizce akıyor.

Viktorya dönemi mühendislerinin ve şehir planlamacılarının tüm çabalarına rağmen doğa, bu yeraltı dehlizlerinde kendi yolunu bulmaya devam ediyor.Londra'nın 18. ve 19. yüzyıllardaki devasa büyüme hamlesi sırasında, yaklaşık 21 nehir ve dere yerin altına hapsedilerek adeta unutulmaya terk edildi.

Bugün bu kayıp suların çoğu ya Thames Nehri’ne ya da şehrin doğusundaki Lea Nehri’ne karışıyor.

Bazıları devasa kanalizasyon ağının bir parçası haline gelse de, kimisi hala parkların kuytu köşelerinde veya ıssız arka sokaklarda varlığını hissettiriyor.Şehrin hafızasından silinen dev: Fleet NehriBu yeraltı şebekesinin en büyüğü ve en bilineni kuşkusuz Fleet Nehri.

Kuzeydeki tepelerden doğup Blackfriars Köprüsü yakınlarında Thames ile buluşan bu su yolu, bir zamanlar Londra’nın can damarıydı.

Roma döneminde küçük gemilerin yük taşıyabileceği kadar derin ve geniş olan nehir, kıyısına kurulan köprülerle şehre hayat veriyordu.Ancak Orta Çağ’a gelindiğinde Fleet’in kaderi değişti.

Sanayi atıkları ve şehir çöpleriyle dolan nehir, zamanla açık bir kanalizasyona dönüştü. 1666’daki Büyük Londra Yangını’nın ardından şehri yeniden tasarlayanlar, nehri Venedik tarzı kanallara dönüştürmeyi hayal etti.

Ancak biriken atıklar ve keskin koku bu planı imkansız hale getirdi. 1733 yılında yetkililer, bu koku kaynağını tamamen tuğla tonozların altına gömme kararı aldı.Londra’nın sessiz anlarında, Camden’daki Prince Albert isimli mekanın önündeki bir rögardan hala Fleet’in akış sesi duyulabiliyor.

Şehrin altında sadece Fleet değil, çok daha temiz bir geçmişe sahip olan Tyburn Nehri de akıyor.

Buckingham Sarayı’nın ve Westminster’ın derinliklerinden geçen bu nehir, bir zamanlar içme suyu sağlanacak kadar berrak akıyordu.Belki de bu yeraltı nehirlerinin en ilginç görüntüsü Sloane Square metro istasyonunda karşımıza çıkıyor.

Peronda beklerken başınızı yukarı kaldırdığınızda, tavandan geçen devasa yeşil bir boru görüyorsunuz.

Bu borunun içinde Westbourne Nehri akıyor. 1860’larda istasyon inşa edilirken nehrin yolunu kesmemek için tasarlanan bu yapı, İkinci Dünya Savaşı’ndaki hava saldırılarında hasar almasına rağmen hala ayakta.Zaman zaman bu nehirleri yeniden gün yüzüne çıkarma veya onları binalar için bir ısı kaynağı olarak kullanma fikirleri ortaya atılıyor.

Ancak bu projeler şimdilik tozlu raflarda kalmış durumda.

İlgili Sitenin Haberleri