Haber Detayı

Muğla yeni büyüme stratejisini belirliyor
Ekonomi dunya.com
09/03/2026 00:00 (8 saat önce)

Muğla yeni büyüme stratejisini belirliyor

Turizm, tarım, su ürünleri, madencilik ve gıda gibi alanlarda dikkatleri üzerine çeken Muğla, ihracatta 1 milyar dolar eşiğini aştı. 3 milyonu aşan turist ziyaretini artırmayı hedefleyen Muğla, sahip olduğu potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmek için yeni stratejilerini belirliyor.

Özlem SARSIN-MUĞLAMuğla Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Kara­kuş, Muğla için 2026 perspekti­finde öne çıkan temel ekonomik hedefin, turizm ağırlıklı yapıyı korurken ekonomiyi daha denge­li, sürdürülebilir ve dirençli ha­le getirmek olduğunu dile getirdi.Bu kapsamda turizmi 12 aya yaymak, tarım ve ihracatın kat­ma değerini artırmak, dijitalleş­me ve yeşil dönüşümü tüm sek­törlere yaymayı amaçladıklarını ifade eden Karakuş, “Aynı zaman­da yerel girişimciliğin güçlendi­rilmesi, KOBİ’lerin verimlilik ve rekabet kapasitesinin artırılma­sı ve Muğla’nın doğal ve çevresel hassasiyetlerinin ekonomik bü­yümeyle uyumlu şekilde korun­ması hedefleniyor.

Oda olarak bu hedeflere ulaşmak için “büyük ve tekil yatırımlardan” ziyade stratejik politika ve kapasite ge­liştirici adımlar üzerinde çalışı­yoruz.

Üyelerimize yönelik diji­tal ve yeşil dönüşüm farkındalık çalışmaları, ihracat ve dış pazar­lara açılma süreçlerinde rehber­lik, uluslararası fuar ve iş birliği organizasyonları bu yaklaşımın temel araçları.

Ayrıca turizmde ürün çeşitlendirmesini destekle­yen projeler, sürdürülebilir tarım ve üretim anlayışını güçlendiren iş birlikleri ve kamu–yerel yöne­tim–özel sektör koordinasyonu­nu artıran platformlar üzerinden Muğla’nın 2026 hedeflerine katkı sunmayı amaçlıyoruz” dedi.Muğla ekonomisinin geçtiğimiz iki yılda turizmin yanı sıra ihra­cat tarafında da dengeli ve dikkat çekici bir performans sergiledi­ğini belirten Karakuş, “İhracatın 1 milyar dolar eşiğini aşması, ilin ekonomik yapısının tek bir sektö­re bağlı kalmadan çeşitlendiğini ve üretim–dış ticaret kapasitesi­nin güçlendiğini gösteren önemli bir eşik oldu.

Bu tablo, Muğla’nın sadece bir turizm kenti değil; ta­rım, su ürünleri, madencilik ve gı­da gibi alanlarda da uluslararası pazarlarda karşılığı olan bir üre­tim merkezi olduğunu ortaya ko­yuyor” dedi.“Turizm potansiyeli 12 aya yayılmalı” Muğla’nın 2024’te yaklaşık 3,7 milyon yabancı turisti ağırladığı­nı ve bunun önemli bir başarı ol­duğunu kaydeden Karakuş, “An­cak oda olarak yaklaşımımız bu rakamı sadece sayısal olarak ar­tırmaktan ziyade turizmi çeşit­lendirmek, sezonu uzatmak ve ekonomik getiriyi artırmak yö­nünde.

Bu nedenle politikaları­mız; pazar çeşitlendirmesi, ürün çeşitlendirmesi ve destinasyon kalitesinin artırılması eksenin­de şekilleniyor.

Amaç, Muğ­la’nın turizm potansiyelini yı­lın 12 ayına yayarak daha den­geli ve sürdürülebilir bir yapı oluşturmak” dedi.Turizmi 12 aya yayma hede­fi doğrultusunda Karia Yolu gibi sürdürülebilir turizm projeleri­ni yalnızca bir yürüyüş rotası ola­rak değil, yerel kalkınmayı des­tekleyen bütüncül bir turizm mo­deli olarak ele aldıklarının altını çizen Karakuş, “Bu tür projeler­le amaçlanan; deniz–kum–güneş odaklı turizmin ötesine geçerek doğa, kültür ve deneyim temelli ürünler geliştirmek ve Muğla’nın iç kesimlerini de turizm ekono­misine daha güçlü biçimde dâhil etmek.

Karia Yolu bu yaklaşımın somut örneklerinden biri olarak ilerliyor.

Bu noktada yerel toplu­luklarla entegrasyon ise projenin en kritik ayağını oluşturuyor.

Bu kapsamda rota üzerindeki yerle­şimlerde yerel konaklama imkân­larının geliştirilmesi, pansiyon­culuk ve ev sahipliği konusunda farkındalık ve bilgilendirme ça­lışmaları ile yerel üreticilerin ürünlerini doğrudan ziyaretçile­re sunabileceği modeller ön plana çıkıyor” dedi.Yöresel ürünlerde katma değer başlığında öne çıkan projelerden birinin APİMUĞLA – Apitera­pik Arıcılık Ürünleri İşleme ve Ar-Ge İnovasyon Merkezi oldu­ğunu söyleyen Karakuş, “ Bu pro­je, arıcılığı sadece bal üzerinden değil; propolis, arı sütü, polen gi­bi arı ürünleriyle birlikte ele ala­rak üreticimizin gelirini çeşit­lendirmeyi hedefliyor.

Böylece arının ürettiği yan ürünler eko­nomik değere dönüşürken, hem üreticimiz için daha sürdürüle­bilir bir kazanç modeli oluşuyor hem de Muğla’nın markalaşma­sına güçlü bir katkı sağlanıyor.

Ayrıca yeni organize sanayi böl­geleri için yer tespit çalışmaları da yapıyoruz.

OSB’lerin devreye girmesi, üretim kapasitemizi ar­tırırken; şehir içindeki dağınık üretim kaynaklı görsel ve çevre­sel etkilerin daha iyi yönetilme­sine, altyapı planlamasının da­ha düzenli yapılmasına da katkı sağlayacaktır” dedi.“Öngörülebilirlik kritik unsur”Karakuş, iş dünyası açısından öngörülebilirliğin yalnızca büyüme planları için değil, günlük faaliyetlerin sağlıklı şekilde yürütülebilmesi için de kritik önem taşıdığını vurguladı.

Muğla iş dünyasının ekonomi yönetiminden en önemli beklentisinin finansmana erişim koşullarının daha net ve istikrarlı bir çerçeveye kavuşması olduğunu belirten Karakuş, kredi politikalarının sık değişmemesi ve vade ile maliyetlerin makul bir düzeyde planlanabilmesinin KOBİ’lerin yatırım ve işletme sermayesi kararlarını daha sağlıklı almasını sağlayacağını söyledi.“Yatırım iştahı baskılanıyor”Enflasyonla mücadele sürecinde krediye erişimin zorlaşmasının yatırım iştahını belirgin biçimde baskıladığını belirten Muğla Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bülent Karakuş, özellikle KOBİ ölçeğindeki işletmelerin yeni yatırım kararlarında daha temkinli davrandığını söyledi.

Karakuş, kredi faizlerindeki yükseliş ile vade ve teminat koşullarının ağırlaşmasının yatırım kararlarını zorlaştırdığını belirterek, bu durumun Muğla’da turizm, tarım ve hizmet sektörlerinde daha çok yenileme ve kapasite artırımı yatırımlarının ertelenmesi şeklinde görüldüğünü ifade etti.Muğla iş dünyası açısından 2025–2026 döneminde yatırımların ötelenmesi riskinin bulunduğunu dile getiren Karakuş, bu riskin boyutunun finansmana erişim koşullarının ne kadar öngörülebilir olacağıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.

Enflasyonun beklenen şekilde düşüş eğilimini sürdürmesi halinde 2026 yılının üçüncü çeyreğinden sonra finansman koşullarında bir miktar rahatlama görülebileceğini belirten Karakuş, uygun vade ve sürdürülebilir maliyetlerle kredi imkânı sağlanması durumunda verimlilik ve kaliteyi artıran yatırımların yeniden gündeme gelebileceğini kaydetti.

Aksi durumda ise işletmelerin büyük bölümünün zorunlu harcamalara yönelerek büyüme odaklı yatırımları ikinci plana itmek zorunda kalacağını ifade etti.

İlgili Sitenin Haberleri