Haber Detayı
9 yıllık düğüm çözüldü: Halkbank davası hiçbir ceza ödenmeden kapanıyor!
Halkbank’ın Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı bildirimde, ABD Adalet Bakanlığı Güney New York Bölge Savcılığı ile “Kovuşturmanın Ertelenmesi Anlaşması” (DPA) imzalanmasının kararlaştırıldığı açıklandı. Anlaşma kapsamında banka herhangi bir suçlamayı kabul etmeyecek ve hiçbir adli ya da idari para cezası ödemeyecek. Yaklaşık 9–10 yıldır gündemde olan ve FETÖ bağlantılı çevreler tarafından sık sık gündeme taşınan dava sürecinde kritik bir aşamaya gelinirken, OFAC’ın bankaya ilişkin idari süreçleri de kapattığı bildirildi. Gelişmenin ardından Halkbank hisseleri Borsa İstanbul’da tavan yaptı.
ABD'de uzun yıllardır devam eden Halkbank davasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı.
Bankanın Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yaptığı bildirimde, ABD Adalet Bakanlığı Güney New York Bölge Savcılığı ile 'Kovuşturmanın Ertelenmesi Anlaşması' (Deferred Prosecution Agreement – DPA) imzalanmasının kararlaştırıldığı duyuruldu.
Açıklamaya göre anlaşma kapsamında Halkbank herhangi bir cezai suçlamayı kabul etmeyecek ve hiçbir adli ya da idari para cezası ödemeyecek.
Ayrıca ABD Hazine Bakanlığı'na bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi'nin (OFAC) bankaya ilişkin idari süreçleri de başka bir yaptırım uygulanmaksızın kapattığı bildirildi.
Bağımsız bir uzman kuruluş tarafından hazırlanacak uyum raporunun OFAC'a ve ABD Güney New York Bölge Başsavcılığı Ofisi'ne sunulmasının ardından tarafların davanın düşürülmesi için mahkemeye ortak başvuruda bulunması bekleniyor.
Mahkemenin onay vermesi halinde yaklaşık 9-10 yıldır devam eden dava süreci resmen sona erecek.
DAVA İRAN YAPTIRIMLARI İDDİASINA DAYANIYORDU ABD'de açılan dava, 2010-2016 yılları arasında İran'ın petrol ve doğalgaz satışından elde ettiği gelirlerin ABD yaptırımları delinerek uluslararası finans sistemine sokulduğu iddiasına dayanıyordu.
ABD'li savcılar, Türkiye'nin kamu bankalarından Halkbank'ın bu süreçte rol oynadığını ileri sürmüştü.
Türkiye tarafı ise söz konusu işlemlerin Türkiye ile İran arasındaki ticari faaliyetlerin bir parçası olduğunu, ABD'nin Türkiye'deki işlemler üzerinde yargı yetkisi bulunmadığını ve ABD yaptırımlarının Birleşmiş Milletler yaptırımı olmadığını savunmuştu. 'HUKUK DEĞİL JEOPOLİTİK BASKI ARACI' Halkbank dosyası uzun yıllar yalnızca hukuki değil jeopolitik boyutlarıyla da tartışıldı.
Birçok analist, davanın Türkiye üzerinde diplomatik ve ekonomik baskı kurmak amacıyla kullanılan bir araç olduğunu değerlendirdi.
FETÖ bağlantılı çevrelerin kurguladığı ve Türkiye'nin 'yumuşak karnı' olarak sunulan Halkbank dosyası, yıllarca ekonomik kriz beklentisi üzerinden gündemde tutuldu.
Ancak gelinen aşamada davanın bu yönde bir sonuç doğurmadığı ve söz konusu beklentilerin boşa çıktığı görülüyor.
Son gelişmeyle birlikte, on yıldır süren bu beklentilerin boşa çıktığı yönünde değerlendirmeler yapılmaya başlandı.
HUKUKİ DEĞİL DİPLOMATİK ZAFER Süreçle ilgili dikkat çeken bir diğer nokta ise kamuoyunda sıkça dile getirilen 'Halkbank devlet bankasıdır, egemenlik dokunulmazlığı vardır ve ABD'nin yargılama yetkisi yoktur' tezinin mahkeme salonlarında kabul görmemiş olması oldu.
ABD yargısı daha önce devlet şirketlerinin ticari faaliyetlerinde mutlak dokunulmazlık bulunmadığına hükmederek yargılama yetkisini onamıştı.
Bu nedenle ortaya çıkan sonuç, klasik bir mahkeme zaferinden ziyade diplomatik müzakere ve güç dengesi sonucunda şekillenen bir çözüm olarak değerlendirildi.
Dolayısıyla gelinen aşama, mahkemeden çıkan hukuki bir zaferden çok diplomatik temaslar ve pragmatik güç dengesi çerçevesinde elde edilen bir sonuç niteliği taşıdı.
PİYASALARDA İLK ETKİ: HİSSELER TAVAN YAPTI Anlaşmanın duyurulmasının ardından piyasalarda da hızlı bir reaksiyon görüldü.
Halkbank hisseleri Borsa İstanbul'da tavan yaptı.
Uzmanlar, davanın kapanma sürecine girmesinin bankanın yurt dışı finansman kaynaklarına erişimi, uluslararası muhabir bankacılık ağının genişlemesi ve sendikasyon kanallarının güçlenmesi açısından önemli bir gelişme olduğunu belirtiyor.
GÖZLER UYUM SÜRECİNDE Bundan sonraki aşamada bankanın bağımsız uzman kuruluş tarafından hazırlanacak uyum raporunu tamamlaması bekleniyor.
Sürecin sorunsuz tamamlanması halinde dosyanın tamamen kapanması ve Türk bankacılık sektörü üzerindeki uluslararası risk algısının azalması öngörülüyor.
Bununla birlikte bazı analizlerde, DPA anlaşmasındaki uyum şartlarının ileride olası jeopolitik krizlerde denetim veya baskı unsuru olarak yeniden gündeme gelebileceği ihtimaline de dikkat çekiliyor.
Ancak genel tabloya bakıldığında, yaklaşık on yıldır Türkiye'nin gündeminde olan Halkbank dosyasında önemli bir eşik aşıldığı ve sürecin kapanışa doğru ilerlediği değerlendiriliyor.