Haber Detayı
Cumhuriyet’in bekası, ekonomi ve ‘kararsızlar’ - Sıtkı Ergüney
Kamuoyu araştırmaları, her üç seçmenden birinin yaklaşan genel seçimde oy vermeyi düşündüğü partiyi henüz belirleyemediğini gösteriyor.
Kamuoyu araştırmaları, her üç seçmenden birinin yaklaşan genel seçimde oy vermeyi düşündüğü partiyi henüz belirleyemediğini gösteriyor.
Türkiye Cumhuriyeti’nin 24 yıllık AKP iktidarında sürüklenerek geldiği ortamda bu kadar yüksek orandaki “kararsız seçmen” kitlesi; düşündürücü, doğru anlaşılması, gerçekçi bakışla yorumlanması gereken bir “beka sorunu”dur.
Diğer taraftan, giderek azalsa da her dört seçmenden biri AKP’nin “yeni Türkiye” olarak tanımladığı oluşumdan ne amaçlandığını ya bilmemektedir ya da rahatsız değildir.
Çok partili siyasi yaşama geçilmesiyle birlikte, Türkiye Cumhuriyeti kuruluş ilkelerinden planlı şekilde uzaklaştırılmıştır.
Bu sürecin ilk iktidar partisi Demokrat Parti’nin kurucusu ve lideri Celâl Bayar’ın Cumhuriyet devrimlerinin korunmasına ilişkin bir soruya, “Milletin benimsediği devrimler korunacaktır” yanıtını verebilmesi savruluşun miladıdır. 1960 askeri müdahalesinden sonra hazırlanan, devletin yapılanmasını, yönetimini çağdaş devlet ve hukuk ilkelerine göre düzenleyen anayasa, zamanla 12 Eylül uygulamaları da bahane edilerek son 24 yılda seçmenin önüne konan -neyin oylandığı bile tam anlatılmayan, anlaşılmayanreferandum sandıklarından çıkan “milli irade tercihleri” doğrultusunda değiştirilmiş ve Türkiye Cumhuriyeti kuruluş felsefesinden, çağdaş hukuk ve devlet ilkelerinden, yönetim anlayışından planlı şekilde uzaklaştırılmıştır.
Cumhuriyet ilkelerinin yozlaştırılarak değersizleştirilmesi, unutturulması adına AKP’nin sürekli olarak kullandığı “eski Türkiye” ve her vesile ile dillendirdiği “yeni Türkiye” söylemi ile birlikte Türkiye’de uygulanan, hemen her kesimi olumsuz etkileyen bilim dışı ekonomi ve maliye politikaları bile seçmen nezdinde beklendiği kadar tepki oluşturamamıştır.
Ekonomik çöküşten en fazla etkilenen, çoğu “eski Türkiye”de yetişmiş, çalışmış yaklaşık 30 milyonluk oy potansiyeline sahip emekliler bile önlerine getirilen oy sandıklarında bu güçlerini kullanamamış, AKP’ye umulan oranda tepki vermemişlerdir.
Neden?
Bu tablo karşısında, ana muhalefet CHP’ye yönelik; “yetersiz, etkisiz” muhalefet suçlamaları kolaycılıktır. 24 yıl boyunca tüm yapılanlara, yaşanan olumsuzluklara rağmen, toplum bunlardan fazla rahatsız olmamış olmalı ki AKP’ye “Dur, ne yapmak istiyorsun” diyecek demokratik tepkiyi verememiştir!
Neden?
Sonuç olarak Cumhuriyet gazetesinin 2002 yılındaki tarihi manşeti “Tehlikenin farkında mısınız?” bugün daha da geçerli ve değerlidir.
SITKI ERGÜNEY EKONOMİST